İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı:

"Değineceğimiz konu, şehrimizde son süreçte bir anda hızlanan ve aynı zaman diliminde faaliyete başlayacak alışveriş merkezleri değerlendirmesi, beraberinde bu sürecin en mağduru olacak şehrimiz esnafı, hemşehrilerimizin durumu. Yanında esnaflarımızın yaşadıkları bazı olumsuz durumlarda yanlarında kimin olduğu, kimin olmadığını vasıtanızla paylaşmak istiyoruz.

Yatırım olarak gösterilen mevcut 5 AVM yanında, yakın süreçte özellikle Odunpazarı ilçemiz sınırları içinde ve Ihlamurkent-Vadişehir, 71 Evler, Osmangazi, Çarşı bölgemizi etki alanı içine alacak olan 8 yeni yapılan alışveriş merkezi, yıl sonu ve 2027'nin ilk diliminde faaliyet başlangıcı yapacak görünmektedir.

Konu kamuoyunda tartışılmakta, fikirler beyan edilmekte. Biz konuya farklı bir pencereden bakmak istiyoruz.

Güncel ekonomik şartlar altında e-ticaret uygulamaları etkisi, grup markaların yerele baskısı ve ekonomik daralma neticesi iş hacmi yarıdan aşağıya düşen, girdi ve günlük maliyetler yüzünden kâr etmeyi bırakın, günü kurtardığına sevinmek durumunda kalan, destek ve can suyu kredilerine ulaşmakta zorlanan, her biri bu şehrin değeri, dostumuz, arkadaşımız ve kardeşimiz, hemşehrimiz küçük esnaflarımızın yaşadığı yalnızlık bu ortamda çok nettir.

İçinde olduğumuz Ahilik Haftası çok detaylı programlar ile kutlanıyor. Protokol çok güzel birbirlerini ağırlıyor ama kimse kusura bakmasın, beklenti olan esnafın dünü, bugünü, yarını konuşulmuyor, durumu incelenmiyor.

Törenler, ziyaretler maalesef esnafın mevcut durumuyla en ufak alakası bile olmayan, yalnızca ağırlama, uğurlama kapsayan bir vaziyette Ahilik Haftası kutlanmaya hızla devam ediyor.

Eskişehir'de 2026 yılının ilk 6 ayında 618 işyeri kapanış gerçekleştirmiştir. Bu sayı neden, niçin, nedir diye bu süreçte soran oldu mu diye merak ediyoruz. Yani artık eskisi gibi "yılların esnafı" tabiri giderek azalma eğilimine girmiş bulunmaktadır.

Her alan ve birimde esnafa zarar veren tüm etkenler hızla çoğalmaya devam ederken, tüm sektörlerde önümüz süreçte daralma, kapasite düşüşü, sermaye küçülmesi, hareketsizlik çok net hissedilecektir. Bu çok net bir durumdur.

Bu noktada esas muhatap esnaf odaları, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, yerel yönetimler olmak üzere tüm sektör temsilcilerinin ortak görüş ve eylem planlaması ve öngörü ortamı oluşturması acil gereken bir durumdur.

Maalesef bu yapıyı oluşturacak olanlar, mehterli, hediyeli kutlamalar ile mecburiyetin yerine getirilmesi olan etkinliklerle süreci devam ettirmekle meşguller.

Hatırlatalım, tam geldiğimiz noktada Ahilik ilkelerinden dayanışma ne zaman hayata geçirilmiş ve esnafımıza doğrudan yönelmiştir diye soralım.

Esnafın ve camianın en büyük beklentisi, güncel şartlarda destek ve dayanışmadır. Halkımız bu anlamda en büyük hakem, duyarlı ve değerlendirici olarak esnaflarımıza gereken değer ve onayı, aldığı hizmet ile mal üzerinden devamlılık sağlayarak gereğini yapmakta ve esnafın yaşaması için desteğini vermektedir.

Bunun daha artırılması yönünde bilinç oluşturmak için yapılması gerekenler mutlaka vardır diye düşünüyoruz. Konuyu getirdiğimiz noktada, bahsettiğimiz dayanışma ilkesi ile ilgili son süreçte şehrimizde bazı işyerlerinin, özellikle yangın olmak üzere felaketler sonrası ve olumsuzluklarda yaşadığı yalnızlık üzerine konuşmak istiyoruz.

Muhataplarına sorduğumuzda, esnaf arasında, esnaf kuruluşlarında bir dayanışma, destek durumu olmadığı acı gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Esnafların, küçük işletmelerin günlük sıkıntılı ödemeleri sürecinde ihmal etmedikleri oda aidatları ile mensubiyetin karşılığında, olumsuzluk yaşayan üyeler için bir destek kaleminin yaratılmaması büyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkmıştır, diyoruz.

Artık sigortalar var, gerek yok demek bizce cevap değildir. En zor gününde mağdur olan esnafa, işletmeye mensup olduğu oda ya da birliğin el uzatması, güven vermesi kadar ulvi bir durum olamaz.

Maalesef biz bunun varlığını teyit edemedik. Eğer aksini iddia edilen bir uygulama, durum var ise bunu kamuoyu önünde muhataplarından öğrenmek isteriz.

Duruma özel örnek olarak hatırlatalım istedik. Çarşı bölgemizde orta yakın bir süreçte işyeri yanan bir kadın girişimci esnafımızın durumu bizim hâlâ hafızamızda.

İstediği, beklediği desteği göremeyen esnafımızın, komşuları ve hemşehrilerimizin desteği ile işyerini eksik gedik toplayarak ekmek kapısını açmaya çalıştığını çok net hatırlıyoruz.

O dönemin hiçbir muhatabı gidip "Geçmiş olsun, nasılsın, bir ihtiyacın var mı?" diye sormadı diye mağdurun basına verdiği beyan bizim kulaklarımızda.

Son tahlil ve yorumda diyoruz ki. Hızla artan ve hızla gelen e-ticaret, alışveriş merkezleri, zincir marketler, oluşumlar, fuarlar, festivaller maalesef karşısında direnebilecek aşamayı geçmiş ve topluma kabullendirilmiştir.

Bizim önerimiz, bu saatten sonra en büyük mağdur olacak ve günden güne eriyecek küçük esnaf ve sanatkârların, öncelikle bağlı oldukları oda ve birlikler yanında, yerel yönetimler diğer yanında, merkezi yönetim desteği ve uygulamaları ile ayakta tutulması, geleceğe yönelik planlamaların yapılması, girdi muafiyetlerinin artırılması, kredilere ulaşmadaki zorlukların hafifletilmesi, toplumun yerel esnaf ve sanatkârlara karşı bilinçlenmesinin artırılması mecburiyetiyle karşı karşıyayız.

Yoksa her yıl bol sesli, görselli, protokol içeren Ahilik Haftalarını festival ve fotoğraf çekinme etkinliği olarak kutlamaya devam ederiz.

Bakkallar, terziler, lokantalar, kunduracılar, tatlıcılar, tuhafiyeciler ve benzeri esnaflarımız yalnızca hafızamızda tatlı bir anı olarak kalıp gidecektir, diyoruz. Bu bitiş ve yok oluşa izin vermememiz gerektiğini düşünüyoruz.