Tepebaşı Belediyesi’nin Alzheimer hastaları ve ailelerine yönelik hizmet veren konukevlerine yenisi eklendi. Melih Savaş Yaşam Köyü’nde Özer Yardımlaşma Eğitim Vakfı’nın katkılarıyla hazırlanan 7’nci Alzheimer Konukevi törenle hizmete açıldı. Yeni konukevine Özer Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Müjgan Özer’in adı verildi. Törene Ayşe Ünlüce, Kazım Kurt, Talat Yalaz, Tevfik Yıldırım, Müjgan Özer, Sait Özer, Prof. Dr. Engin Ataç, meclis üyeleri, aileler ve vatandaşlar katıldı.
Hasta yakını Ahmet Doğan Şanlı şu ifadeleri kullandı:
“Değerli konuklar, kıymetli misafirler ve bu yolda emeği geçen tüm çalışanlar… Tabii protokol olarak da değerli başkanlarımıza öncelikli olarak ‘Hoş geldiniz’ diyorum.
Bugün burada, hayatımızın en zorlu ve en özel dönemlerinden birinde bize yoldaşlık eden, omuz veren çok kıymetli bir kurumun çatısı altında bir araya geldik.
Sözlerime başlamadan önce bu süreci yaşayan bir evlat olarak, bir aile olarak hissettiğimiz minneti dile getirmek istiyorum. Biliyorsunuz ki Alzheimer sadece hastayı değil, etrafındaki tüm sevenleri derinden sarsan, üzüntülü ve bir o kadar da sabır gerektiren bir yolculuktur aslında. Bu yolculukta beraber olduğumuz tüm çalışanlara öncelikli olarak teşekkür etmek istiyorum.
Hastalığın ilerleyen doğası gereği ev şartlarında bu bakımı sağlamak gerçekten imkansıza yakın bir yük haline gelebiliyor açıkçası. Biz bu yolda başlangıçta babam için Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nde başladık. Ancak babamın rahatsızlığının ilerlemesi neticesiyle daha kapsamlı bir sürece adım atarak Milli Savaş Yaşam Köyü olarak Alzheimer Merkezi’ne nakil olduk.
İşte bu noktada, inanın heyecandan paylaşmakta bile zorluk çekebiliyorum, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir özveriyle karşılaştık. Bu, Tepebaşı Belediyemizin ve tüm çalışanlarımızın dahil olmak üzere…
Hepimizin bildiği gibi bu hastalık geri sayılamayan, geri döndürülemeyen, her gün yeni bir adaptasyon gerektiren bir süreçtir. Evde tek başına buna göğüs germenin ne kadar yıpratıcı ve zor olduğunu ancak yaşayan bilir. Ama burada ağır yükü omuzlayan öyle yürekler var ki, inanın bunu yaşadıkça görüyorsunuz. Allah tabii ki bu tür hizmetlerde bulunan herkese… Teşekkürlerimi sunmak isterim.
Başta merkezimizin Gamze Onar Başarangil ve Sayın Doktor Aslı Turlu Ünügür Hocam dahil olmak üzere merkezde gece gündüz demeden sabır, şefkat ve özveriyle çalışan tüm çalışanlarımıza buradan canıgönülden teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Onların güler yüzü, hastalarımıza gösterdikleri ev sıcaklığı sadece babamın değil, bizlerin de yüreğine su serpmektedir. Emekleriniz, sabrınız ve gösterdiğiniz merhamet için sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tabii ki bu hayat kurtaran imkanları bizlere sağlayan, her zaman yaşlısının ve ailesinin yanında olan Tepebaşı Belediyesi’ne ve vizyoner Başkanımız Sayın Ahmet Ataç’a öncelikle çok çok teşekkür etmek istiyorum, değerli Başkanım.
İyi ki varsınız, iyi ki bu önem arz eden özel bir durumu Eskişehir’e kazandırdınız. Babamın ve diğer tüm hastalarımızın huzurlu, güvende olduğunu bilmek bizlere büyük bir tesellidir.
Heyecanımı mazur görün, gerçekten çok heyecanlıyım böyle bir şeyi sizlerle paylaşmak adına. Hepinize saygılarımı sunuyor, sabır ve emek dolu çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Teşekkür ederim.”
*
Hasta yakını Aysin Atik Önal şu ifadeleri kullandı;
"Hasta yakınıyım, hatta 2 tane hasta yakınıyım. 2024 Ekim ayından itibaren Konukevi 6’da annem Servet Tatuk’un, 2025 Mayıs ayından itibaren de Konukevi 1’de kayınvalidem Meliha Ona’nın tedavisi ve bakımı devam ediyor.
1 Ekim 2024 tarihi bizim için çok çok özel bir gündü. Uzun bir süreden sonra ilk defa o gün rahat uyuduğumuz bir gündü. Bu, neredeyse bizim için imkansız ve hayal edemeyeceğimiz bir durumdu; tüm kardeşlerim ve benim için.
Kuruma teslim ettiğimiz o andan itibaren bizim canımız, meğer tüm çalışanların da canı oluyormuş. Bu süreç içerisinde biz bunu gördük ve bunu deneyimledik.
Türkiye sınırları içerisinde sağladığınız imkanlarla ilk ve tek olan bu güzide kurumu, zorda ve çıkmazda olan tüm hasta yakınlarına kazandırdınız Sayın Başkanım. Size minnettarız. Kelimeler duygularımızı ifade etmeye kesinlikle yetmiyor. Çok ama çok teşekkür ederiz, iyi ki varsınız. Çok teşekkürler.
Kuruma kabulde tanıştığımız çok sevgili Aslı Hocam, çok çok sevgili Aslı Hocam. Bizi bizden çok daha iyi anlayan yaklaşımınızla, pozitif enerjinizle, her hasta yakınıyla birebir ilgilenmenizle, her detaydan haberiniz olmasıyla, özellikle kurum işleyişindeki güçlü ve olağanüstü liderliğinizle sizlere çok ama çok çok teşekkür ediyorum. Siz iyi ki varsınız, sizi seviyoruz.
Annemin Konukevi 6 yeni yuvası oldu. Bizlerin de, biz çocukların da yeni yuvası oldu. Ardından kayınvalidemin de Konukevi 1 yeni yuvası oldu.
Tüm personelin güler yüzlü, anne ve babalarımıza profesyonelce yaklaşımları, her ziyaretimizde beklenen bir misafir gibi karşılanmamız, daha kapıdan girmeden mis gibi kokan bina…
İşte “Bu kadar mı olur?” dedirtiyor. Evet, oluyor. Bir kurumda hiçbir mi aksama olmaz, hiçbir mi eksiklik olmaz? Evet, yok. İşte burası bizim sıcak yuvamız, annemizin ve babamızın olduğu gibi.
Konukevi 6’dan sorumlu çok sevgili Zeynep Hemşirem ve tüm çalışanları, aynı zamanda Konukevi 1’deki sorumlu çok sevgili Tuğçe Hemşirem ve yine tüm çalışanları, iyi ki varsınız. Sizleri de çok seviyoruz.
Emeğinize, çabanıza ve bu zorlu süreçte olan anne ve babalarımıza sergilediğiniz sevginize… Her şey için çok ama çok teşekkürler.
İki annem de size, yavrularına ve canlarına söylediği “kızım” kelimesini söylüyor artık. “Kızım” diyor içten bir şekilde. Minnettarız sizlere.
Diğer konukevindeki tüm hemşirelerimiz, tüm çalışanlarımız, sizleri de çok seviyoruz. Sizler de iyi ki varsınız.
Sayın Başkanım, Alzheimer sizin de bildiğiniz üzere çok zor bir hastalık, zorlu bir süreç. Bu zorlu süreçte olağanüstü imkanlarla bizlerin yanında oldunuz. Anne ve babalarımızın son zamanlarını en iyi şekilde geçirmelerine vesile oldunuz. Sayenizde son dönemlerini aslında kıştan bahara çevirdiniz.
Ama bunlar olurken aslında hasta yakınları olarak bu zorlu süreçten geçen bizleri de iyileştirdiniz. Şükür ki ne kadar şanslıyız. Hepiniz iyi ki varsınız, teşekkür ederiz.
Son olarak, evet, annelerim Alzheimer hastası. Bizleri unuttu, yaşadıklarını unutuyorlar ama biz burada verilen hizmeti asla unutmayacağız."
*
Uzm. Dr. Rabia Sedef Üre şu ifadeleri kullandı:
“Bu kampüste tam 7 yıldır nöroloji uzmanı olarak görev yapıyorum. Ben, Dr. Aslı Hanım, hemşire ve bakım personellerimizle onlarca hastanın gözünün içine bakıyor, hasta yakınlarımızın da yorgunluklarına ve aynı zamanda o derin sadakatlerine şahitlik ediyoruz.
Alzheimer sadece nöronların kaybı ile giden hücresel bir hastalık değildir. Bir insanın geçmişini, anılarını, çocuklarının isimlerini ve nihayetinde kendi kimliğini yavaş yavaş kaybedişinin öyküsüdür aslında.
Ama bu hastalık sadece o bireyi değil, tüm aileyi sarsar. Alzheimer teşhisi bir kişiye konur ama hastalığı bütün ailesi yaşar. Gece uyumayan, sürekli aynı soruları soran, bazen hırçınlaşan bir anne veya babaya evde tek başına bakmak, bir insan için taşınması en zor yüklerden birisidir.
İşte bu noktada Melih Savaş Yaşam Köyü devreye giriyor. Burası ailelerin nefes aldığı, gözü arkada kalmadan en sevdiklerini emanet ettiği güvenli bir limandır.
Kıymetli misafirler, bugün dünya genelinde 55 milyondan fazla insan demans ile yaşıyor ve ömürlerin uzaması, nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle bu sayının 2050 yılında 3 katına çıkacağı öngörülüyor. Türkiye de Avrupa’nın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biri. Ülkemizde 65 yaş üstü nüfusun yüzde 5 ila 8’ine Alzheimer veya diğer demans türlerinin teşhisi konulmaktadır. Yani karşımızda küresel bir halk sağlığı krizi var.
Ama tıp dünyası da bu amansız düşmana karşı hiç olmadığı kadar güçlü silahlar geliştirmekte. Artık bilim dünyası, bu hastalığa teşhis konulmadan 10-15 yıl önce kanda bazı proteinleri veya bazı maddeleri saptayarak hastalığı yakalamanın peşinde. Ve yakın bir gelecekte rutin bir kan testi ile umarım bu artık ülkemizde de yapılabilecek.
Yıllarca sadece belirtileri baskılayan, hastalığın ilerlemesini bir miktar yavaşlatan ilaçlar kullandık. Ama artık yeni geliştirilen tedaviler tıp dünyasında bir kırılma yaşattı aslında. Beyindeki zararlı plakları doğrudan temizleyen tedaviler artık onay aldı. Umarım daha da hızlı gelişmeler ülkemizde de onay alacaktır diye düşünüyoruz. Bekliyoruz, heyecanlıyız bu konuda da aslında.
Tabii bunun yanı sıra bütüncül tedavi, beslenme, egzersiz, zihinsel ve fiziksel aktiviteler ve sosyal bir ortam bu frenlemeyi bizde artırıyor. Biz de burada aslında bu bütüncül tedavinin bir parçasını gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yeni hizmet binamız, Eskişehir’de çaresizce bir çıkış yolu arayan, yorgun, düşmüş onlarca aileye ‘Bir kez daha yalnız değilsiniz, biz buradayız.’ demek anlamına geliyor. Ve 7 yıldır ben de bu ekibin bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.
Sevgili hasta yakınlarımız, biliyorum bir evlat veya bir eş olarak en yakınınızı, annenizi, babanızı böyle bir kuruma emanet ederken içinizde derin bir sızı, belki de gizli bir suçluluk duygusu taşıyorsunuz. Lütfen kalbinizi ferah tutun. Sizler görevinizi ihmal etmiyorsunuz. Aksine onlara sevginizin bir gereği olarak tek başınıza evde veremeyeceğiniz o profesyonel, bilimsel ve güvenli bakımı sağlıyorsunuz. Burası bir ayrılık yeri değil, onların hayat kalitesini koruma alanıdır.
Yeni binamızın şehrimize, kampüsümüze ve tüm ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Saygıyla selamlıyorum.”
*
Özer Yardımlaşma Eğitim Vakfı Başkanı Müjgan Özer şu ifadeleri kullandı:
“Bu projenin gerçekleşmesinde yanımızda olduğunuz için çok teşekkür ediyorum.
Özer Yardımlaşma Eğitim Vakfı Onursal Başkanımız Sayın Özer’in hayaliydi. Eşime sizlerin huzurunda bir kere daha teşekkür ediyorum.
Bu özel projenin gerçekleşmesinde desteği ve emeği geçen Aslı ve Ender kardeşime de sonsuz teşekkür ediyorum."
*
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de devletin eksik bıraktığı ne kadar iş varsa sosyal belediyecilik adına bunları tamamlamaya çalışıyoruz. Tepebaşı Belediyemizi, başta Ahmet Abi olmak üzere, tüm çalışanlarını kutluyorum. On yıllardır bu konuda ciddi bir çalışma sergileyip Türkiye’ye örnek oldular.
Umarım, dilerim iş insanlarımıza örnek olur. Bu tür sosyal projeler gerçekten zorunluluktan kaynaklanan projeler. Bunları teşvik etmek, desteklemek hepimizin görevi, hepimizin borcu.
Ben bütün konuklara saygılar sunuyorum ve Allah buraya düşürmesin ama eksik de etmesin diyorum. Sizleri kutluyorum.”
*
YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı:
“Belediyecilik yalnızca yol, köprü yapmaktan ibaret değildir. Özellikle sosyal demokrat belediyeciliğin Türkiye’de en güzel örneklerinden birisini ortaya koyan Ahmet Başkan, her zaman Tepebaşı’nda gencin, gençlerin, yaşlıların ve herkesin yanında. Buna hastalarımız da dahil.
Burada uzun yıllardır bu büyük hizmet veriliyor, verilmeye de devam edecek.
Bu duygu ve düşüncelerle başta bu hizmeti kazandıran Ahmet Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buradaki hastalarımıza da acil şifalar dileyerek hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”





