Kimya Mühendisleri Odası Eskişehir Bölge Temsilcisi Kenan Çalışır, yaptığı basın açıklamasında yüzme havuzlarının işletilmesine ilişkin mevcut mevzuatın halk sağlığını korumakta yetersiz kaldığını savundu. Yönetmelikte yer alan uygulamaların bilimsel açıdan eksiklikler içerdiğini ifade eden Kenan Çalışır, havuz suyu yönetiminin uzmanlık gerektiren bir süreç olduğunu belirtti.

Kenan Çalışır, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 6 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren "Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkında Yönetmelik"in günümüz koşullarında ciddi bilimsel boşluklar barındırdığını öne sürerek, "Yüzme havuzlarındaki mevzuat zafiyeti halk sağlığını ve insan hayatını tehdit ediyor. Ülke ve kamu yararını gözetme sorumluluğu olan, toplum sağlığını korumakla görevli anayasal bir meslek örgütü olarak havuz sularının şartlandırılması ve işletilmesi süreçlerindeki hayati tehlikelere karşı kamuoyunu uyarmayı bir görev biliyoruz." dedi.

Yönetmelikte mesul müdürün, "Teknik işler ve havuzun uygun şekilde işletilmesinden sorumlu kimya veya sağlık eğitimi almış, en az lise mezunu kişi" olarak tanımlandığını hatırlatan Kenan Çalışır, bu düzenlemenin yeterli olmadığını savundu.

Havuz suyunun bakımının ve şartlandırılmasının basit bir işlem olmadığını belirten Kenan Çalışır, "Havuz suyunun bakımı ve şartlandırılması; klorlamadan pH dengesine, kimyasalların yönetiminden mikrobiyolojik filtrasyona kadar çok sayıda değişkenin aynı anda yönetilmesini gerektiren karmaşık bir kimyasal süreçtir. Bu alanda lisans eğitimi almamış, üstelik 'en az lise mezunu' seviyesindeki kişilerin bu derece kritik bir süreci yönetmesini beklemek, evrensel bilim ve mühendislik ilkelerine açıkça aykırıdır. Zorlama yorumlarla meslek sınırları ihlal edilmektedir." ifadelerini kullandı.

Sektörde bazı meslek gruplarının, lisans eğitimlerinde yoğun kimya dersi aldıkları gerekçesiyle havuz suyu mesul müdürü olarak görevlendirildiğini öne süren Kenan Çalışır, bunun mevzuata aykırı yorumlarla gerçekleştirildiğini iddia etti.

Özellikle yüzme havuzu bulunan bazı otellerde tam zamanlı çalıştırılması zorunlu personel kapsamında görev yapan ve unvanında "kimya" ifadesi bulunmayan bazı mühendislerin kendi asli görevlerinin yanı sıra havuz suyu mesul müdürlüğünü de üstlendiğini belirten Kenan Çalışır, bu uygulamanın hem iş hukuku hem de halk sağlığı açısından önemli riskler oluşturduğunu söyledi.

Bu görevi üstlenecek kişilerin yalnızca lisans eğitimi almasının yeterli olmadığını ifade eden Kenan Çalışır, "Kimya ile ilgili dallarda lisans eğitimi alınmış olsa dahi bu görevi yürütecek kişilerin; ayrıca Kimya Mühendisleri Odası gibi kamu kurumu niteliğindeki, bilim ve sektörle ilgili en yetkin anayasal kuruluştan alınan sertifikasyona ve/veya belgelenebilir bir mesleki tecrübeye sahip olması zorunludur. Yani yetkin olan kişinin yeterlilik sahibi olması şarttır." dedi.

Kenan Çalışır, açıklamasında site havuzlarının denetimine de dikkat çekti. Mevcut yönetmelik kapsamında Sağlık Bakanlığı'nın otellerdeki havuzlardan düzenli olarak numune alıp denetim yaptığını belirten Kenan Çalışır, binlerce kişinin kullandığı site havuzlarının ise denetim kapsamı dışında kaldığını söyledi.

Bu durumun halk sağlığı açısından ciddi bir eksiklik oluşturduğunu savunan Kenan Çalışır, "Yönetmelik gereği Sağlık Bakanlığı, 10 odalı bir otelin havuzundan her ay düzenli numuneler alıp sıkı denetimler uygularken binlerce insanın ortak kullandığı 1000 dairelik sitelerin devasa havuzlarını kapsam dışında tutmaktadır. Bu alanlardaki tüm kimyasal ve biyolojik sorumluluk; hiçbir teknik eğitimi olmayan apartman ve site yönetimlerine bırakılmıştır. Ticari havuzlarla aynı yoğunluğa ve enfeksiyon riskine sahip site havuzlarının denetim dışı bırakılması, salgın hastalıklara ve kimyasal zehirlenmelere davetiye çıkarmaktadır." ifadelerini kullandı.