ESKİŞEHİR HABER

Eskişehirli milli sporcular Fransa ve İtalya'da madalya hedefliyor

Eskişehir Reaksiyon Spor Kulübü'nün milli sporcuları Ceylin Çiftçi ve Rabia Şafak, Fransa ve İtalya'da düzenlenecek uluslararası şampiyonalarda Türkiye'yi temsil edecek.

Abone Ol

Eskişehir Reaksiyon Spor Kulübü Başkanı ve Antrenörü Musa Coşkun şu ifadeleri kullandı;

"Yaklaşık 36 yıldır sporun içindeyim. Taekwondo, kick boks, savate ve muay thai branşlarında faaliyet gösteriyoruz. Uzun yıllardır sporcu yetiştiriyor, onları hem millî takıma hem de askeri personel ve üniversite hazırlık süreçlerine hazırlıyoruz.

Bugüne kadar sayısız millî sporcu yetiştirdik. Bu yıl da hem kick boks hem de savate branşında iki kız sporcumuzu uluslararası organizasyonlara hazırladık. Sporcularımızdan biri hem İtalya'da hem de Fransa'da düzenlenecek şampiyonalara katılacak, diğeri ise Fransa'da ülkemizi temsil edecek.

Savate branşında Ceylin Çiftçi, 65 kiloda assaut kategorisinde mücadele edecek. Rabia Şafak ise 70 kilo assaut kategorisinde yarışacak. Her iki sporcumuz da Fransa'da ülkemizi temsil edecek.

Rabia Şafak, ayrıca geçtiğimiz hafta sonu Bolu'da düzenlenen Türkiye Şampiyonası'nda millî takım seçmelerini birinci sırada tamamladı. Kısmet olursa eylül ayında İtalya'da düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda da yeniden millî forma ile mücadele edecek.

Birden fazla branşta çalışmalarımızı sürdürüyor, çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmek için emek veriyoruz.

Savate branşı kendi içinde combat ve assaut olmak üzere ikiye ayrılıyor. Combat, ringde yapılan ve temasın daha sert olduğu bir branş. Assaut ise daha teknik bir disiplin. Bu kategoride sert vuruşlar yasaktır, kontrollü ve hafif temas esas alınır. Amaç, tekniği doğru şekilde uygulamaktır.

Kick boks ise kendi içinde yedi farklı branşa ayrılıyor. En hafif temaslı branş point fighting. Bunu, çocukken oynadığımız "elim sende" oyununa benzetebiliriz. İlk dokunan puanı alır ve sert temas olmaz. Bunun dışında light contact ve kick light gibi tatami branşları bulunuyor. Ring branşlarında ise low kick, K1 ve full contact yer alıyor. Ayrıca tatami branşları arasında form kategorisi de var. Bu bölümde sporcular müzik eşliğinde bireysel gösteriler sergiliyor. Gösteriler silahlı ya da silahsız olabiliyor. Buradaki silahlar ise kılıç gibi sportif ekipmanlardan oluşuyor.

Her branşın kendine özgü kuralları ve uygulamaları var. Dövüş sporları aslında saldırmak için değil, kendini savunmayı öğrenmek için yapılan branşlardır. Sporcularımıza da bunu sürekli anlatıyoruz. Dışarıda kavga etmek kesinlikle doğru değil. Bir sporcu sadece kendini savunmayı bilmeli ve bunu gerektiğinde kullanmalıdır.

Kadınlara bu sporu tavsiye edip etmediğimiz sıkça soruluyor. Ben aslında sadece kadınlara değil, tüm çocuklara öneriyorum. Kız ya da erkek fark etmiyor. Özellikle son yıllarda akran zorbalığının artması ve çocukların dijital bağımlılığa yönelmesi önemli bir sorun haline geldi. Çalışan anne ve babaların da etkisiyle çocuklar ekran başında daha fazla vakit geçiriyor. Bu nedenle çocukların mutlaka bir spor dalıyla ilgilenmesini tavsiye ediyoruz. Bu dövüş sporu olabilir ya da farklı bir branş olabilir. Önemli olan spor yapmaları, sosyalleşmeleri ve dijital bağımlılıktan uzaklaşmalarıdır.

Sporun en önemli kazanımlarından biri de çocuklara farklı deneyimler kazandırmasıdır. Normal şartlarda bir insan belki hayatı boyunca birkaç şehir görürken, spor yapan bir çocuk Türkiye'nin birçok ilini gezme ve farklı insanlarla tanışma fırsatı bulabiliyor. Spor sadece fiziksel gelişim sağlamıyor, kişisel gelişime de büyük katkı sunuyor.

Ben de yıllarca insan kaynakları müdürlüğü yaparken sporun içinde olmaya devam ettim. Hâlen Kick Boks Form Teknik Kurul Başkanı, Eskişehir İl Hakem Komite Başkanı ve taekwondoda uluslararası 2. seviye antrenör olarak görev yapıyorum. Bunun yanında farklı alanlarda da çalışmalarımız var. Hayatta tek bir meslek ya da tek bir uğraşla sınırlı kalmamak gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle çocuklarımızı mutlaka spora yönlendirmeliyiz.

Bugün akran zorbalığı ilkokul seviyesine kadar inmiş durumda. Bunun önüne geçmenin en etkili yollarından biri disiplinli bir spor eğitimi almaktır. Spor, çocuklara sadece fiziksel güç kazandırmaz; disiplin, özgüven, saygı ve sorumluluk duygusu da kazandırır. Bu nedenle her çocuğun mutlaka bir spor dalıyla tanışması gerektiğini düşünüyorum.

*

Milli Sporcu Ceylin Çiftçi de şu ifadeleri kullandı;

"17 yaşındayım. Savate branşında yarışmalara katılıyorum. Son katıldığım turnuvada birinci oldum ve inşallah Fransa'ya gideceğim. Orada da kendimden güzel bir derece bekliyorum.

Savate, Fransız boksu olarak bilinen bir spor dalı. Fransa için bizim güreşimiz ne kadar önemliyse, Savate de onlar için o kadar önemli bir branş. Kick boksa benziyor ancak ona göre biraz daha yumuşak bir spor. Fransa'da en azından derece yaparak dönmek istiyorum. Hedefim madalya kazanmak ve ilk üçe girmek.

Bu sporla annem sayesinde tanıştım. Annemin bu branşa karşı bir ilgisi ve tutkusu vardı. Onun yönlendirmesiyle beni bir spor kulübüne yazdırdı. Ben de o şekilde başladım ve zamanla severek devam ettim.

Özellikle son dönemde yaşanan olaylar göz önüne alındığında, kadınların kendilerini koruyabilmeleri açısından bu sporun çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda sosyal bir aktivite ya da hobi olarak da yapılabilir. Hem özgüven kazandıran hem de günlük hayatta işe yarayabilecek önemli bir branş olduğunu düşünüyorum.

*

Milli Sporcu Rabia Şafak da şu ifadeleri kullandı;

"17 yaşındayım. Yaklaşık 4-4,5 yıldır Reaksiyon Spor Kulübü'nde spor yapıyorum. Hem kick boks hem de savate branşlarında mücadele ediyorum. Bu yıl her iki branşta da çok iyi dereceler elde ettim. Kick boksta, üç etap sonunda topladığım puanlarla millî takım puanlama listesinde birinci sıraya yükseldim. Savate branşında ise antrenörümün yönlendirmesiyle ilk kez bir şampiyonaya katıldım ve 70 kilo assaut kategorisinde Türkiye şampiyonu oldum.

Nasip olursa bu yıl hem Fransa'da hem de İtalya'da düzenlenecek organizasyonlarda ülkemizi temsil edeceğim. İki şampiyonada da en iyi dereceleri elde etmeyi hedefliyorum.

Bu spora başlama hikâyem de aslında ağabeyim sayesinde oldu. Bir ağabeyim var. Onunla ve arkadaşlarıyla şakalaşıp güreşirken hep eziliyordum. Daha sonra spor yapmaya karar verdim. Onların da desteğiyle spora başladım. Zamanla bu branşa yeteneğim olduğunu fark ettim ve devam etmek istedim.

Kadınlara da bu sporu kesinlikle tavsiye ediyorum. Çünkü hem kendilerini savunmayı öğreniyorlar hem de sosyal vakit geçirebilecekleri güzel bir ortam kazanıyorlar. Aynı zamanda fiziksel ve mental olarak gelişmelerine katkı sağlayan çok yönlü bir spor olduğunu düşünüyorum."