ES TV'de yayınlanan 90+3 programında konuşan Türkiye Futbol Antrenörler Derneği (TÜFAD) Eskişehir Şubesi Başkanı Ahmet Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehirspor çok büyük bir kayıp yaşadı. Büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımızı söylemek isterim. İki hafta üst üste alınan galibiyetlerin ardından, oynanan futbol sonuçlara tam olarak yansımasa da girilen pozisyonların değerlendirilmesi ve atılan goller bizi umutlandırmıştı. Eskişehirsporlu oyuncuların bu iki galibiyetin ardından morallerinin yüksek olacağını, bu maça daha istekli çıkacaklarını ve taraftarlarıyla buluştukları karşılaşma öncesinde galibiyet için mücadele edeceklerini düşünüyorduk. Ancak maalesef maça çok tutuk ve sıkıntılı başladık. Bir türlü istediğimiz oyunu sahaya yansıtamadık.
Rakibin nasıl oynayacağını aslında tahmin ediyorduk. Çok fazla gol atmayan, aynı zamanda az gol yiyen, öncelikle savunmayı düşünen ve bulacağı bir golle sonuca gitmeye çalışan bir takımdı. Dörtlü savunmanın önüne orta saha oyuncularını çekerek savunmayı beşli hâle getirmeleri, bizim hücum organizasyonlarımızı büyük ölçüde engelledi.
Eskişehirspor'un daha önceki maçlarda uyguladığı oyun planı belliydi. Birinci ve ikinci bölgeleri kalabalık tutup savunmanın arkasına atılan toplarla kanat oyuncularını ve santrforu pozisyona sokmaya çalışıyorduk. Rakip savunmayı hazırlıksız yakalayarak gol fırsatları oluşturuyorduk. Bu maçta da aynı planı uygulamak istedik ancak ileri uçtaki oyuncularımızın hareket alanlarını bir türlü değerlendiremedik.
Beykan Şimşek maça oldukça tutuk başladı. Oysa Beykan, Eskişehirspor'un en etkili oyuncularından biri. Elbette Eskişehirspor'a karşı oynayan bir takımın Beykan Şimşek'e özel önlem alması beklenir. Nitekim topu her aldığında çevresinde üç rakip oyuncu beliriyordu. Birini geçiyor, ikincisini geçiyor ancak üçüncü oyuncuya takılıyordu. İlk aldığı dört topu kaybetti. Buradaki temel sıkıntı, farklı bir oyun planına geçilememesiydi. Aynı oyun anlayışında ısrar edildi.
Elinizde Hasan Kaya gibi son iki haftada beş gol atmış bir oyuncu var ancak onu bir türlü oyuna dâhil edemiyorsunuz. Topla buluşturamıyorsunuz. Orta saha oyuncuları Hasan Kaya'yı doğru pozisyonlarda topla buluşturamadığında gol atma şansınız da doğal olarak azalıyor.
Maçın ilk dakikalarından itibaren dikkatimi çeken bir durum vardı. İkinci yarının bazı bölümlerinde de aynı şeyi gördük. Beykan Şimşek dar alanda top alıyor, orta sahadan yeniden kendisine pas geliyor ve hemen Hasan Kaya'nın savunma arkasına koşu yapması bekleniyordu. Bu planı 1922 Akşehirspor karşısında uygulamıştık. Balıkesirspor maçının ilk 15 dakikasında da benzer pozisyonlar gördük. Ancak bu karşılaşmada rakibin stoperleri oldukça başarılıydı. Hem süratliydiler hem de fiziksel mücadelede kolay kolay geçit vermediler.
Hasan Kaya savunmanın arkasına koşu yapıyor ancak stoperler yetişiyordu. Kaleci Bora da zamanlama hatası yapmadı. İlk yarıda en az üç kez denediğimiz bu organizasyonlardan sonuç alamadık. Beykan'ın içeri kat ederek rakip savunmayı delmesi ve Hasan Kaya'nın savunma arkasına koşu yapması üzerine kurulu iki temel plan da işlemeyince Eskişehirspor hücumda oldukça kısır kaldı.
Geçen hafta Beykan Şimşek'in atılan üç golün de hazırlık aşamasında katkısı olduğunu konuşmuştuk. Beykan'ın merkezde oynadığında neler yapabileceği belli. Ancak çizgide kaldığında üç rakip oyuncunun arasında sıkışıyor ve hareket alanı daralıyor. Bu durum oyuncunun moralini de olumsuz etkiliyor. Nitekim Beykan'ın markajdan kurtulabilmek için oldukça geriye geldiği pozisyonlar oldu.
Hasan Kaya da bu karşılaşmada oldukça etkisiz kaldı. Bunun temel nedeni, arkasındaki oyuncuların kendisine yeterince destek vermemesiydi. Örneğin sağ tarafta oynadığında sağ bek hücuma destek vermedi. Ön liberolardan biri de ileri çıkıp ona yardımcı olmadı. Ozan İsmail Koç bulunduğu bölgede sabit kaldı.
Savunmada ise Ertuğrul benim için büyük bir hayal kırıklığıydı. Kendisini hiçbir maçta bu kadar kötü görmedim. Gerçekten güven vermedi. Eğer Ertuğrul bu şekilde oynamaya devam ederse savunmayı toparlamamız çok zor. Fiziksel açıdan da oldukça yetersiz göründü. Rakip oyuncu orta sahaya kadar geliyor, Ertuğrul ise savunmanın en gerisinde kalıyordu. Özellikle birkaç pozisyondan sonra kendisini dikkatle takip etmeye başladım. Kondisyon açısından ciddi sıkıntılar yaşadığını düşünüyorum.
Rakipte Arda Okumuş vardı ve çift ön liberolu bir düzen içerisinde oynuyorlardı. Böyle bir savunma anlayışı karşısında sürekli merkezden hücum etmeye çalışmak doğru değildi. Farklı çözümler üretmemiz gerekiyordu.
Eskişehirspor'un geriden oyun kurarken de ciddi sorunları vardı. İlk yarının bazı bölümlerinde Kerem Baykuş'un stoperlerden top almak için geriye geldiğini gördük. Oysa sahada iki tane altı numara vardı. Buna rağmen iki ön libero da bulunduğu bölgede sabit kaldı. İleriye çıkıp hücumu desteklemediler. Ozan İsmail'i maç boyunca neredeyse hiç göremedik. Hakan Şapçı'nın oldukça sabırlı davrandığını düşünüyorum.
Bana göre sahanın en iyi oyuncusu Mehmet Bağlı'ydı. Ancak bireysel performanslardan bağımsız olarak takımın genel görüntüsü beklentilerin çok uzağındaydı. Eskişehirspor'un ortaya koyduğu futbol bu olmamalı. Siz şampiyonluk mücadelesi veriyorsunuz. Rakibiniz kendi oyun planıyla sahaya çıkmış ve siz üç pası bile üst üste yapamıyorsunuz. Bizim hayallerimiz başka olabilir ancak sahadaki gerçekler başka. Birbirimizi kandırmaya gerek yok. Bu savunma anlayışıyla Eskişehirspor'un şampiyon olması çok zor.
Savunmada ayakta kalan tek oyuncunun Arda Okumuş olduğunu düşünüyorum. Sağa sola koşarak açıkları kapatmaya çalıştı. Ancak Ertuğrul'un performansı gerçekten düşündürücüydü. Fiziksel olarak ağır kaldı, pozisyonlara geç çıktı ve takımın boyunun uzamasına neden oldu. Savunma hattı birlikte hareket edemediğinde rakibe geniş alanlar bırakıyorsunuz. Bu şekilde oynamaya devam ederseniz savunmada sorun yaşamanız kaçınılmaz.
Kaleci Bora'nın yediğimiz goldeki pozisyonunu da değerlendirmek gerekiyor. Önce bir adım ileri çıktı, ardından kararsız kalarak iki adım geri gitti. Böylece rakip oyuncuyla arasındaki mesafeyi açtı. Eğer zamanında öne çıkıp açıyı kapatsaydı rakip oyuncunun o aşırtma vuruşunu yapması çok daha zor olacaktı.
Bora gibi bir kalecinin bu tür goller yemesi de düşündürücü. Şampiyonluk hedefleyen bir takımın hem savunmada hem de kalede daha güven veren bir görüntü ortaya koyması gerekiyor. Aksi takdirde Eskişehirspor'un ilerleyen haftalarda ciddi sıkıntılar yaşaması kaçınılmaz olacaktır."





