ES TV’de konuşan Eskişehirspor Teknik Direktörü Hakan Şapçı şu ifadeleri kullandı;

"Çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdiğimiz kanaatindeyim. Planladığımız hemen hemen her şeyi gerçekleştirdik. Antrenman programımıza da hazırlık maçlarımıza da büyük ölçüde planladığımız şekilde devam ettik ve hazırlık sürecini istediğimiz noktada tamamladık.

Bizi en çok sevindiren konulardan biri de ciddi sakatlıklar yaşamamamız oldu. Fırat Sarı takımla çalışmalara başladı. Tahmin ediyorum yarından itibaren sakat oyuncumuz olmadan ligin ilk haftasının hazırlıklarına başlayacağız.

Hem çalışma kalitesi hem uyguladığımız program hem de oyuncularımızın katılımı açısından son derece iyi bir hazırlık dönemi geçirdik.

Hazırlık maçlarında altyapıdan gelen oyuncularımız dahil bütün futbolcularımıza süre vermeye çalıştık. Hatta oyuncularımızın büyük bölümü hazırlık maçlarında birbirine yakın süreler aldı. Herkese görev vermeye ve bütün oyuncularımızı görmeye çalıştık.

Çünkü biz hazırlık maçlarında hiçbir zaman skoru ön plana çıkarmadık. Benim için önemli olan hazırlık maçının sonucundan çok, takımın sahada ne yaptığı ve oyuncularımızın ortaya koyduğu performanstı.

Mesela İnegölspor maçındaki skor nedeniyle yapılan olumlu değerlendirmelerin aksine ben o sonuçtan dolayı çok da mutlu değilim. Çünkü hazırlık maçlarında alınan skorlar bazen gerçekleri görmemiz konusunda bizi yanıltabilir. “Kandırabilir” demeyeyim, o biraz ağır olur ama yanıltabilir.

Lig maçlarının havası çok farklıdır. Puan mücadelesinin olduğu resmi maçların oynanış şekli kesinlikle hazırlık maçları gibi olmuyor. Dolayısıyla hazırlık dönemindeki sonuçlara bakarak lig için kesin değerlendirmeler yapmak doğru değil.

Ama skorları bir kenara bıraktığımda hazırlık döneminden son derece memnunum. İyi çalıştık, iyi hazırlandık. İnşallah lige de hazır bir şekilde gireceğiz. Bizi zor bir lig bekliyor.

Bütün antrenmanlarda, analiz ve maç toplantılarında artık her üç dört cümlemizden biri ‘Şampiyon olacağız’ oluyor. Hatta artık papağan gibi ‘Şampiyon olacağız, şampiyon olacağız’ diye tekrarlıyoruz. İnanın, burada sizlerle nasıl konuşuyorsak oyuncularımıza da sürekli şampiyonluk hedefimizi anlatıyoruz. Çünkü biz şampiyon olacağımıza inanıyoruz ve oyuncularımızın da buna inanmasını istiyoruz.

Bu noktada ülkemizde biraz eksik kaldığını düşündüğüm bir konu var. Biz bununla ilgili de ciddi çalışmalar yapıyoruz. Jose Mourinho’nun anlattığı hikâyelerden biridir; ‘Futbolun yarısı taktikse, yarısı kondisyonsa, yarısı da psikolojidir’ diyor. Aslında futbolun mental ve psikolojik tarafının ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatan bir söz.

Bu alanın ülkemizde biraz boş kaldığını düşünüyorum. Ben uzun yıllar spor psikologları ve mentörlerle çalıştım. Bu konuda özel bir çalışma yapmamız gerektiğinin farkındayım. Takımımız içerisinde de buna yönelik ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle akademi mezunu, akademisyen diyebileceğim antrenör arkadaşlarımız var. Görseller ve videolar hazırlıyor, toplantılar gerçekleştiriyoruz. Çünkü şampiyonluk hedefliyorsanız o mentaliteyi oyuncu grubuna çok iyi oturtmanız gerekiyor.

Bu lig, burada anlattığımız kadar kolay geçmeyecek. Maçlar çok zor olacak ve önümüzde uzun bir maraton var. Bazen istediğiniz sonuçları alamayacaksınız, bazen haksızlığa uğrayacaksınız, bazen de hayal kırıklıkları yaşayacaksınız. İşte böyle dönemlerde en önemli şey, vazgeçmeyen ve inancını kaybetmeyen bir oyuncu grubuna ve camiaya sahip olmak. Biz bunu sağlayacağız.

Camiamızdan da en büyük beklentim bu. Onların bir kardeşi, bir arkadaşı ya da bir büyüğü olarak şunu istiyorum: Bu takıma kesinlikle inansınlar. Hiçbir şartta bu inançlarını kaybetmesinler ve vazgeçmesinler. Ben inanıyorum.

Çünkü bu işin mental, zihinsel ve psikolojik tarafı bazen sahada oynanan oyundan bile daha değerli hale gelebiliyor. Biz bu seviyeyi sürekli yüksek tutmak zorundayız. Bu inancı oyuncularımıza doğru şekilde aktarmamız ve özellikle zor dönemlerde onların aynı anlayışla sahada kalmalarını sağlamamız gerekiyor.

Bu sezon yönetim kurulumuz bize gerçekten önemli imkânlar sundu. Artık GPS verileriyle oyuncularımızı ve antrenmanlarımızı takip edebiliyoruz. Bütün antrenman ve maç verilerini kullandığımız sistem üzerinden hem bireysel hem de takım bazında depolayabiliyor, oyuncularımızın performanslarını çok daha detaylı şekilde takip edebiliyoruz.

Ayrıca Sportbase’in analiz programıyla da anlaşma sağladık. Sezon boyunca hem kendi maçlarımızı hem de rakiplerimizin maçlarını bu sistem üzerinden ciddi şekilde analiz edeceğiz.

Dolayısıyla kulübümüz sadece transfere yatırım yapmıyor. Tesislere, teknolojiye ve antrenman şartlarının iyileştirilmesine de çok ciddi yatırımlar yapılıyor.

Bunların hepsini Eskişehirspor’un geleceğine yapılan yatırımlar olarak görüyorum. Eskişehirspor liglerde yükseldikçe bugün atılan bu adımların karşılığını çok daha fazla alacağız. Bu imkânları sahadaki performansa ve verime dönüştürebilecek bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz.

Bu sene teknik kadromuzda bazı değişiklikler yaptık ve antrenör sayımızı artırdık. Şu anda toplam 7 antrenörle çalışıyoruz. Ekibimizde iki maç ve performans analiz antrenörümüz ile bir atletik performans antrenörümüz var. Yani teknik ekibi hem saha içi çalışmalar hem de analiz ve performans tarafında daha güçlü ve kapsamlı bir yapıya kavuşturduk.

Onur Güneş Çakır, Semih Küçükatalay ve Bilal Türkgüler benim yaklaşık 20 yıldır beraber olduğum arkadaşlarım. Bilal Türkgüler aynı zamanda benim eski öğrencim. Süper Lig’e kadar yükselen bir futbolculuk kariyeri var. Bilal’i 9 yaşında futbola ben başlatmıştım. Futbolu bıraktıktan iki yıl sonra da kendisini ekibime aldım ve antrenörlük serüvenine birlikte başladık.

Onur Güneş Çakır ile dün biraz konuştuk, beraberliğimizin 19 yılı olmuş. Semih Küçükatalay ile de 17 yıldır birlikte çalışıyoruz. Dolayısıyla biz artık bir teknik ekipten ziyade aile gibiyiz.

Bu sezon ekibimize yeni arkadaşlarımız da katıldı. Fatih Kotan atletik performans antrenörümüz olarak görev yapıyor. Fırat Yeşilyuva maç ve performans analizinde görev alıyor ama aynı zamanda sahadaki antrenör kadromuzun da içerisinde. Bir de Gün Göymen diye genç bir kardeşimiz var. O da Fırat Yeşilyuva ile birlikte maç ve performans analizi üzerine çalışıyor. Rakiplerimizi yerinde takip etmek için maçlara da birlikte gidecekler.

Bu sezon çok daha kapsamlı ve güçlü bir teknik kadro oluşturduğumuzu düşünüyorum.

Tabii geçen sezon birlikte çalıştığım arkadaşlarım da muhteşemdi. Burada futbolcularımıza nasıl teşekkür ediyorsam onlara da ayrıca teşekkür etmeliyim. Geçen sezonun ardından bazı arkadaşlarımızla yollarımızın ayrılması kesinlikle herhangi bir memnuniyetsizlikten kaynaklanmadı. Sadece teknik kadromuzda farklı bir yapılanmaya gitmek istedik. Hepsinin emeğine sağlık.

Ben geçen sezon birlikte çalıştığım bütün arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Antrenöründen futbolcusuna kadar herkes mükemmel bir mücadele örneği gösterdi. Sonunda başaramamış olsak da uzun haftalar boyunca Eskişehirspor’a yakışan bir mücadele verdik. Maalesef sadece finalini getiremedik.

Ama geçen sezon yaşadıklarımız, bugün bizim için çok daha güçlü bir şekilde yeniden başlamanın çıkış noktası oldu. Şimdi önümüzde yepyeni bir başlangıç ve gerçekleştirmek istediğimiz yepyeni bir hayal var."