Eskişehirspor’un yeni transferlerinden Beykan Şimşek, İstikbal Gazetesi’nden Erkan Midilli’nin sorularını yanıtladı. Kamp çalışmalarından takım içindeki havaya, şampiyonluk hedefinden Eskişehirspor’u tercih etme sürecine kadar birçok konuda konuşan Beykan Şimşek, yeni sezona güçlü bir başlangıç yapmak istediklerini söyledi.

Samimi açıklamalarda bulunan Beykan Şimşek şu ifadeleri kullandı;

"Güzel bir kamp geçiriyoruz. Eskişehir’de başlamış olan 1. etabın ardından 2. etapta Bolu’da devam ettiğimiz güzel bir kamp süreci var. Yorucu, bize ve kulüp personelimize ciddi anlamda efor harcatan ama bir o kadar da verimli bir kamp süreci geçiriyoruz.

Burada gerçekten çok özverili, çok disiplinli ve çok profesyonel bir takım var. Hepimiz elimizden geldiğince idman kaçırmamaya, antrenmanlarda yüzde 100’ümüzle çalışmaya, hocamızın verdiği direktifler doğrultusunda hazırlık maçlarını iyi şekilde geçirmeye çalışıyoruz. Neticesinde şampiyonluk için kurulmuş bir takımız. Bunun bilincindeyiz. İyi bir takım olduğumuzun farkındayız. Hepimizin kariyerleri, bundan önce elde etmiş olduğu başarılar var.

Geçmişin tabii ki bize bir faydası yok. Biz bu sene ne yapacağız, neler yapacağız, Eskişehirspor’a neler katacağız; kendi aramızda konuştuğumuz zaman hep bunların üzerine konuşuyoruz. Neler yapmalıyız, nasıl ilerlemeliyiz, ligi nasıl bitirmeliyiz? Bunlar bizim için çok değerli. Takım içinde güzel bir aile ortamı ve iyi bir iletişim var. Birbirimizle çoğu şeyi paylaşabiliyor, fikir alışverişi yapabiliyoruz. Bunlar çok değerli şeyler. Aile olmak, takım olmak, birlik olmak için çok kıymetli. Bunu da bu kısa süre içerisinde başarabildiğimizi düşünüyorum.

Lige çok iyi başlamamız lazım. Bunun herkes farkında. Ancak iyi başlamak da bizim için tek başına yeterli olmayacak. Bu şehrin bizden bir beklentisi var. Şampiyon olmak için iyi devam etmemiz gerekiyor. Başladığımız şeyi güzel bitirmemiz gerekiyor. Bizler bunun için çalışıyoruz. Güzel bir ortamda, güzel bir yerde kamp yapıyoruz.

İnşallah buradaki kampı bitirip bir iznin ardından Eskişehir’de tekrar toplanacağız. Daha sonra maç haftası diyebileceğimiz 10 günlük bir süreç başlayacak bizim için. Orada da stadyumumuzda bir hazırlık maçı oynayacağız, taraftarımızla buluşacağız diyelim. Onlardan 3 maç ayrı kalmak bizim için, kendi aramızda da konuşuyoruz, tabii ki dezavantaj olacak. Ben bunu avantaja şu şekilde çevirebileceğimizi hocalarıma da, başkanıma da, takım arkadaşlarıma da söyledim. Biz onların yokluğundaki süreci iyi geçirirsek, iyi gidersek ve televizyondan da olsa güzel bir futbol izletebilirsek, taraftarın sezon sonuna kadar daha yoğun şekilde maçlara gelip bizi daha iyi destekleyeceğini düşünüyorum. Bu bizim için çok kıymetli olacak.

İnşallah düşündüğüm gibi olur. Onlarla hazırlık maçında buluşmak da bizim için heyecan verici olacak. İnşallah güzel ve kalabalık bir ortam olur. Bunun beklentisindeyiz. Saha zeminimiz de herhalde stadyumda yavaş yavaş toparlıyor. O da bizim için çok değerli. Sağ olsunlar, orada çalışan herkes ilgileniyor. Bizim için çok kıymetli. Çünkü bu sene daha çok topu ayağında tutan, belki art arda ataklar yapan bir takım izleyecek Eskişehir halkı ve taraftarı. O yüzden saha zemini de bizim için çok önemli. Umarım bu güzel düşüncelerimin hepsini gerçekleştirmek bize nasip olur. Onun için çalışıyoruz, onun için de çalışacağız.

Aydın’dan sonra babamın Eskişehir’e geldiğini biliyorum. Ben zaten Aydın doğumluyum. İki yaşındayken babam burada oynadı. Tabii biz biraz büyüdükten, futbolla haşır neşir olduktan sonra arşivden fotoğrafları gördük. Hatta burayla anlaştıktan sonra annem araştırıp arşivlerden farklı fotoğraflar bulup bana attı.

Eskişehirspor çok büyük bir camia. Gerçekten herkesin oynamayı hayal ettiği camialardan bir tanesi. Taraftarıyla, şehriyle, stadyumuyla, her şeyiyle güzel bir kulüp. Bunu her yerde söyledim, belki yine birçok kez söylüyorum ama biz gerçekten buraya, ben dahil hepimiz, hizmet etmek için geldik. Eskişehirspor buraları hak etmeyen bir kulüp. Çıkartacağız. Yönetimimiz ve hocamız devam etmemizi isterse seneye de Allah’ın izniyle devam edeceğiz ama öncelikle burayı çıkartacağız. Bir şekilde çıkartacağız.

Bunu ben ilk geldiğim röportajda da söylemiştim zaten. Menajerim bana Eskişehirspor’un ismini söylediği zaman, “Diğer taraflarla görüşmeyin” dedim. Tabii ki futbol bu, hepimiz sonuçta profesyoneliz. Burayla konuşurken süreç olumsuz da sonuçlanabilirdi. Ben bunu menajerime uygun bir dille ifade ettim. “Eskişehirspor’a gitmek istiyorum” dedim. Bundan sonra diğer takımların benim için çok fazla bir önemi yoktu. Yanlış anlaşılmasın, Eskişehirspor seçeneği ortaya çıktıktan sonra başka bir tarafa gitme isteğim yoktu.

Gerçekten de öyleydi. Annemle, babamla ve eşimle paylaştığımda onlar da bana bu konuda çok destek oldu. Eskişehirspor’un büyüklüğünü ve camianın ne kadar önemli olduğunu zaten babam, ismi ilk kez zikrettiğimiz zaman söylemişti. “Baba, Eskişehirspor’la konuşuyoruz, görüşüyoruz” dediğim zaman bana bunları anlatmıştı. Nasip oldu, geldik. İnşallah iyi de bitireceğiz.

Şöyle söyleyeyim, öncelikle burada geçen seneden kalan arkadaşlarımız çok karakterli ve çok kaliteli oyuncular. Bu sene benimle beraber takıma yeni katılan birçok oyuncu var. Tabii ki daha önceden tanıdıklarım da vardı, yeni tanıdıklarım ve burada tanıştıklarım da oldu. Saha içerisinde gördüğüm kadarıyla gerçekten çok kaliteli bir takımız. Bu sene nasıl bir futbol, nasıl bir Eskişehirspor izleyecekleri konusunda şundan emin olabilirler: Topu ayağında tutan, sürekli rakip takımın kalesinde tehlike yaratabilecek potansiyele sahip oyunculardan kurulu bir takım izleyecekler.

Dağınık bir futboldan ziyade daha derli toplu bir futbol oynayan, daha birlikte hareket eden, zor gol yiyen ve zor yenilen bir takım olacak. Biz bunu burada inşa etmeye çalışıyoruz. Hocamız ve tabii ki ona yardımcı olarak ben ve diğer kaptanlar; Ahmet Dereli, Arda Okumuş, geçen seneden kalan oyuncularımız Tayfun Tatlı, Bora Göymen... Bunlar bizim için çok önemli. Takımın büyükleri Hasan Kaya, ben, Ahmet Dereli. Çünkü biz genç arkadaşlarımıza bazen bir şeyler göstereceğiz, bazen örnek olacağız ki onlar da “Ağabeylerimizin yaptığı doğrudur” diyerek bizim yaptıklarımızın üzerine katarak, uyum sağlayarak devam edecekler. Bu her yerde böyle olur.

İnşallah güzel bir futbol izleteceğimize dair benim inancım tam. Kendi adıma da bir şeyler söyleyeyim. Ben zaten seyirciyle, büyük camialarda, bu tarz yerlerde oynamayı çok seviyorum. Bu beni sahada çok motive ediyor. İyi bir şey de olsa, kötü bir şey de olsa taraftarın arkamda olması beni daha çok motive ediyor. Ben 30 bin kişiye karşı oynamaya alışkınım. Bu kadar taraftarla oynamak benim için alışık olmadığım bir durum değil.

Ama ben sahaya girdiğim zaman tribünden gelen şeyleri çok fazla duymuyorum. Ne zaman duyuyorum? Gol attığımız zaman, ismimiz anons edildiği zaman, galibiyetten sonra beraber sevindiğimiz zaman veya maçtan önce taraftarların bizi çağırdığı zaman. Bu anlarda duyuyoruz. Hakem düdüğü çaldıktan sonra, bitiş düdüğüne kadar bizim kulağımız tribüne kapalı. Sadece Eskişehirspor’un armasını orada en iyi şekilde temsil etmekle mükellefiz. Bunu da bu sene çok iyi yapacağımızı düşünüyorum.

Zaten destekliyorlar, biz de bunu yıllardır izliyoruz. Sporda biraz böyle. Futbolda insanlar başarıyı ve güzel şeyleri gördüğü zaman inançları artıyor. Doğal olarak keyif aldıkları için maçlara daha fazla gelmeye başlıyorlar. Bunu sağlayacak olan bizleriz. Bence bunu sağlayabilecek bir takım var, gerçekten öyle bir takım var. Bu 5-6 haftalık süreçte de bunu belli edeceğimizi düşünüyorum. Daha sonra, sezon sonuna kadar inşallah her şey düşündüğümüz gibi giderse stadın tamamen dolacağını ve sezon sonuna kadar da böyle devam edeceğini düşünüyorum."