Komedyen Deniz Göktaş hakkında İstanbul Harbiye'de sahnelediği "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle başlatılan soruşturmanın ardından verilen tutuklama kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kararın ardından sanat dünyasından peş peşe paylaşımlar gelirken, oyuncu Farah Zeynep Abdullah da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamayla Deniz Göktaş'a destek verdi.

YouTube kanalında yayımlanan "Ölü Deniz" isimli gösteri kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Yaklaşık bir hafta içinde 9 milyon izlenmeye ulaşan gösterinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Deniz Göktaş hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" iddiasıyla işlem yapıldı ve daha sonra tutuklama kararı verildi.

Kararın ardından X hesabından paylaşım yapan Farah Zeynep Abdullah, yalnızca Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına değil, son dönemde kamuoyunda tartışılan gözaltı süreçleri ile yargı uygulamalarına ilişkin görüşlerini de paylaştı.

Farah Zeynep Abdullah, paylaşımında, "İfadeye çağrıldığında 1 saate gidecek, yeri yurdu belli olan insanları şafak operasyonuyla aldılar. Hiçbir hakları yokken, kim oldukları önemli değil, insanların mesajlarını, özel fotoğraflarını yaydılar. Bunlar da hep burada olağan bir şekilde konuşuldu, haber yapıldı. İnsanların kullandığı ilaçlar falan, kime neyse, yazıldı çizildi." ifadelerini kullandı.

Farah Zeynep Abdullah, paylaşımının devamında kamuoyunda gündeme gelen adli süreçlere değinerek, "Asıl milli değerleri yerle bir edenler, hainlik yapanlar, ülkelerini satanlar dışarıda güç gösterileri yaparken, medyada her hafta olağanlaşmış şekilde yeni ünlü gözaltı listeleri gündem oldu, daha da herhalde olacak gibi. Sürekli bir fişleme." değerlendirmesinde bulundu.

Deniz Göktaş'ın yayımladığı gösteriye de değinen Farah Zeynep Abdullah, "Şimdi Deniz Göktaş çok iyi bir gösteri yayınladı. Kendi ülkesine, kendi iradesiyle döndüğü zaman ters kelepçeyle videosunun, fotoğraflarının yayılmasına kim, niye şaşırmış anlamadım. Bam bam, göstere göstere zaten bu şovlar yapılıyor. Keşke bitse ama daha sürecek gibi gözüküyor. Gündem böyle böyle meşgul ediliyor. Ve bu durumda asıl itibarsızlaştırılan adalet oluyor." ifadelerine yer verdi.

Mahkemeye giderek bir gösteride kullanılan esprilerin açıklanmasının dikkat çekici olduğunu savunan Farah Zeynep Abdullah, "Mahkemeye gidip şaka açıklamak başlı başına çok komik bir olay. Bir güç gösterisi izlediğimizin de bilincinde olduğumuzu düşünüyorum. Hükümet, tanınır insanlara kafalarına göre bir tür ceza verme şekli olarak bunu yapıyor; masumiyet karinesi yerle bir edilerek. İki şakayla koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ne sıkıntı mı verecek, bunu herkes bilmiyor mu zaten. Eğlence sektörünü kullanarak korkuyu beslerlerken hedefteki insanlara karşı sempati daha da büyüyor. Evet, birileri siniyor ama birileri de kahramanlaşıyor." ifadelerini kullandı.

Sanatçıların toplumun bir parçası olduğunu belirten Farah Zeynep Abdullah, paylaşımında şu değerlendirmeyi yaptı:

"'Sanatçı toplumun aynasıdır' lafı hep sanki sanatçılar başka bir yerden toplumu eğitme göreviyle gelmiş gibi konuşulur da; halbuki toplumun çıkardığı, birebir toplumun içinden biri işte sanatçı. Toplum neyse, sanatçı da o. Fikirlerini beyan eden, kimseye gerçek bir zararı olmayan sanatçıların ağır suç işlemiş kişiler gibi alınması, korkutulmaya ve sindirilmeye çalışılması asıl topluma saygısızlık."

Paylaşımının son bölümünde Deniz Göktaş'ın yaşanan sürece hazırlıklı olduğunu düşündüğünü belirten Farah Zeynep Abdullah, "Deniz Göktaş son derece mantıklı bir şekilde duruşunu sergiliyor ve eğleniyordur diye düşünmek istiyorum. Zaten bütün bunları yaşamadan önce her şeyi düşünmüştür. Ve bir an önce hakkı olan özgürlüğe kavuşmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

Farah Zeynep Abdullah, paylaşımını kendi ailesinden bir örnek vererek tamamladı. Anneannesinin de yıllar önce sosyal medya üzerinden yaptığı bir yorum nedeniyle ifade vermeye çağrıldığını belirten Farah Zeynep Abdullah, Deniz Göktaş'ın yaşadığı sürece ilişkin değerlendirmelerini sürdürerek, ülkede yaşanan gelişmeler karşısında artık birçok kişinin şaşkınlık duymadığını ifade etti.