Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı:
“Biz özellikle gençlerimize çok değer veriyor ve onları önemsiyoruz. Çünkü ülkenin geleceğini gençler inşa edecek. Ancak bugün Eskişehir’de bu meseleyi yalnızca Barlar Sokağı üzerinden tartışmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Öncelikle konunun bütün boyutlarıyla sosyolojik olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Gençler neden Barlar Sokağı’na gidiyor? Geleceklerini inşa etme konusunda yaşadıkları sorunlar nedeniyle mi oraya yöneliyorlar, yoksa başka sebepler mi var? Önce bunları ortaya koymak lazım.
Bizim temel dünya görüşümüzde ‘Önce ahlak ve maneviyat’ anlayışı vardır. Bir ülkenin esas gücünün imanlı gençleri olduğunu her zaman söylüyoruz. Ancak bugün üniversiteyi bitirdiği halde iş bulamayan, ailesinden kopan veya gelecek arayışı içerisinde olan gençlerin bulunduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla meselenin bu boyutu dikkate alınmadan yalnızca ‘Kapatacağız’ veya ‘Kapatılmalıdır’ demek farklı sonuçlar doğurabilir. Öncelikle gençlerin oraya yönelmesine neden olan sebepleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Ben bunu çok önemsiyorum.
Mekânsal olarak bazı değişiklikler elbette yapılabilir. Bunu daha önce de ifade etmiştim. Özellikle emniyet güçlerinin o bölgede meydana gelen olaylarla ilgili bir çalışması var mı, yok mu, bölgede neler yaşanıyor, bunların da Eskişehir kamuoyu tarafından bilinmesi gerekiyor.
2004 yılında ben de Büyükşehir Belediye Başkan adayıydım. O dönem AK Partili Büyükşehir Belediye Başkan adayı, ‘Ben seçilirsem ikinci bir Barlar Sokağı açacağım’ ifadesini kullanmıştı. Bu açıklama hâlâ ortada duruyor. Dolayısıyla meseleyi değerlendirirken bütün bunların da dikkate alınması gerekiyor. Elbette biz gençleri önemsiyoruz.
Bakınız, bir ülkede adalet ve hukuk rafa kaldırılırsa ekonomi bozulur. Ekonomi bozulduğunda ise ahlaki çöküntü ortaya çıkar. Bugün bunun sonuçlarını hep birlikte yaşadığımızı düşünüyorum. Bu nedenle bütün sorumluluğu gençlere yüklememek lazım. Bunlar aynı zamanda ülkenin yönetilememe durumunun ortaya çıkardığı sonuçlardır.
Bugün bir içki yasağı getirmek veya başka idari kararlar almak kolay olabilir. Ancak asıl mesele, bu tabloyu ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmaktır. Ben esas olarak bunu önemsiyorum.
Bu iktidar yaklaşık 25 yıldır ülkeyi yönetiyor ve iktidara ‘3 Y’ söylemiyle geldi. Ancak bugün biz ‘13 Y’ olarak ifade ettiğimiz bir tabloyla karşı karşıyayız. Yasaklar, yoksulluk, yolsuzluk, yorgunluk, adaletsizlik, yandaşlık, yanılgı, yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek vergiler, yıpranmışlık ve yönetememe. Bugün ortaya çıkan tablonun bunların bir sonucu olduğunu düşünüyorum.
Dolayısıyla hükümetin Eskişehir Barlar Sokağı ile ilgili yapacağı çalışma bir tarafta dursun. Öncelikle Türkiye’de insanların yarınlarına umutla bakabileceği bir ortam oluşturulması gerekiyor. Böyle bir ortam sağlanırsa bugün tartıştığımız birçok sorun da kendiliğinden farklı bir noktaya gelebilir.
Ben öncelikle gençlerin geleceğe umutla bakamadığını görüyorum. İşsiz gençler var. İş bulanların önemli bir bölümü ise asgari ücretle çalışıyor ve geçinemiyor. Üniversite mezunu olduğu halde iş bulamayan insanlar var. Bu sorunlar çözüldüğü zaman Barlar Sokağı veya benzeri alternatif yerlerin de zaman içerisinde kendiliğinden bugünkü özelliğini kaybedeceğini ve insanların esas mecralarına dönebileceğini düşünüyorum.”





