ESKİŞEHİR HABER

Fesih Bingöl: "Ekonomi düzelmeden emeklinin yüzü gülmez"

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara, tarım politikalarına ve hukuk-ekonomi ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;

"Gerçekten emeklilerin hali perişan, onu ifade edelim. Özellikle açlık sınırının 34.500 lira olduğu, yoksulluk sınırının 114.000 liranın üzerinde olduğu bir tarihte ortalama 20.000 lira emekli maaşı alan bir insanın bununla hayatını sürdürebilmesi çok kolay değil, gerçekten çok zor. Dolayısıyla biz daha önce Türkiye tarım açısından, hayvancılık açısından dünyada kendi kendisine yeten 7 ülkeden biriyken bugün dışa bağımlı hale geldik ve gerçekten kurban fiyatları da bu dönem çok pahalıydı, çok net ifade edelim.

Bu böyle olunca insanların büyük kısmı zaten kurban alamadı. Alanlar da çok fazla dağıtamadılar. Ben biraz literatür açısından bakıyorum. Bizim temel inancımızda kurbanın 3’te 1’ini misafirlere ikram etmek, 3’te 1’ini ev halkına ikram etmek yapmak, 3’te 1’ini de dağıtmak gerekiyordu. Ben sosyolojik olarak araştırdım, bu dönemde bu da yapılamadı, açıkça ifade edelim. Yani 3’te 2’si ancak dağıtıla, 3’te 1’i ancak dağıtılabilir noktaya geldi.

Emeklinin durumunun çok kötü olduğunu biz biliyoruz ama Türkiye'de gerçekten kaynaklarımızın büyük çoğunluğu israf, faiz ve yolsuzluğa aktarılıyor. 2026 yılında faize aktarılacak para 2 trilyon 730 milyar, çok büyük bir rakam. Bu tablo sürdürülemez bir tablo. Dolayısıyla insanların şu an Türkiye'de açlık sınırı demin ifade ettim, yoksulluk sınırı 114.000 lira. Bir profesör dahi 100.000 lira maaş alıyor bu ülkede, 100.000 lira. Profesörler dahi yoksulluk sınırının altında bir hayat sürdürüyorlar, bu kabul edilemez bir tablo. Dolayısıyla burada özellikle üreten bir ekonomiye geçilmelidir, mutlaka.

Tarım ve hayvancılık teşvik edilmelidir. Daha önce 2006 yılında bir kanun çıkartılmıştı. Gayrisafi millî hasılanın %1’i tarım ve hayvancılıkla uğraşanlara verilmelidir diye bir kanun var ama 2026 bütçesinde ayrılan para sadece 134 milyar, 168 milyar ama bunun 732 milyar, 732 milyar olması lazımken çiftçinin hakkı burada da verilmiyor, bunu ifade edelim. Bu süreç sürdürülemez bir süreç. Biz bu sürecin ancak bir iktidar değişikliğiyle çözülebileceğine inanıyoruz ama bir iktidar değişikliğiyle ilgili son süreci de birlikte CHP üzerine yapılan operasyonla birlikte düşündüğümüz zaman Türkiye'nin farklı bir noktaya evrildiğini görüyoruz. Saadet Partisi burada öncülük yapacak, inşallah hepimiz yaşanabilir bir Türkiye'yi birlikte inşa edeceğiz.

Ekonomi düzelmeden emeklinin yüzü gülmez. Kesinlikle öyle, evet ama şu var, bunun öncesi var. Diyor ki bir profesörün tanımı var, hukuk ve adalet bir ülkede rafa kaldırılırsa ekonomi bozulur, ekonomisi bozulursa ahlaki çöküntü olur. Şu an biz 3 tabloyu da aynı anda yaşıyoruz. Hukuktan bahsetmek mümkün değil, adaletten bahsetmek mümkün değil. Bunun yansımaları ekonomiye de yansıyor çünkü bakınız bu mutlak butlan kararından sonra Merkez Bankası 9 milyar dolar döviz satışı yaptı. O gün Maliye Bakanımız İngiltere'de finans şirketlerinin temsilcileriyle bir aradayken bu mutlak butlan kararı açıklanınca bu temsilciler o salonu terk ettiler. Bu hukukla ilgili bir şeydi. Bu, bu ülkede eğer emeklinin, asgari ücretlinin yüzü gülecekse öncelikle hukukta bir reform yapılmalıdır. Hukuk, bütün kurum ve kurallarla işletilmelidir."

*