ESKİŞEHİR HABER

Gül Çandır Saç 1 Mayıs’ta engelli işçilerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı

Eskişehir’de 1 Mayıs’ta konuşan Gül Çandır Saç, engelli işçilerin erişim, istihdam ve çalışma hayatında yaşadığı sorunlara dikkat çekti

Abone Ol

Eskişehir Engelli Dayanışma Ağı adına konuşan Gül Çandır Saç şu ifadeleri kullandı;

“Bugün 1 Mayıs ve biz buraya erişirken türlü zorluklarla geldik ve erişemedik. Bunu da belirtmek istiyorum. İşçinin ve emekçinin bayramı. Bizler bugün engelli işçiler ve kimlikleri nedeniyle ötekileştirilen tüm emekçiler için buradayız. Öncelikle şunu sormak istiyoruz. Kör işçiler bu miting alanına nasıl gelecek? Bir bakın ayaklarınızın altına. Sarı kılavuz çizgiler var mı? Toplu ulaşımda ve trafik lambalarında kesintisiz sesli sistem var mı? En temel insan hakkı olan erişim sağlanana kadar körler yoktur, körlerin çalışma hakkı yoktur mu diyeceğiz? İş yerlerinde rampa yaptırmak dahi gündeme alınmazken tekerlekli sandalye kullanan işçiler, yürüme güçlüğü yaşayan işçiler yok mu diyeceğiz?

Biz fotoğraf çekilmek değil, erişilebilirlik hakkımızı istiyoruz. Bugün burada rampa da yok, işaret dili çevirmeni de yok. Ne yazık ki ve ne yazık ki farkında olarak veya olmayarak sağır ve tekerlekli sandalye kullanan işçileri bunları yapmayarak dışlamış oluyoruz. Engelli istihdamı hâlâ bir yük olarak görülüyor. Engelli işçinin emeği sistematik biçimde yok sayılıyor. Sağlamcılık bir ayrımcılık biçimi olarak ideal bir beden kurgusu dayatıyor. Engelli işçilere yapamayacakları işler yükleniyor, erişilemez mekanlar dayatılıyor. Türlü bahanelerle en kolay işten çıkarılan, en kolay mobbinge maruz kalan özneler hâline getiriliyor. Sadece engelliler değil; kronik hastalar, yaşlılar ve nöroçeşitli bireyler de bu sağlamcı baskıyı ve mobbingi yaşıyor. Tüm işçiler, hepiniz sağlık haklarını kullanın. Çünkü bunun adı sağlamcılıktır. Çünkü kapitalizm sağlamcıdır.

Engelli öğretmenler yıllarca atama bekliyor. Kamuda ve özel sektörde kontenjanlar yetersiz, kotalar göstermelik. Türkiye'de engelli nüfus %15 iken istihdam kotası sadece %3. Soruyoruz; eşit iş, eşit yaşam bu mu? Medikal ve tıbbi ihtiyaçların büyük bir kısmı devlet tarafından karşılanmıyor. Sağlık ve çalışma hakkı bu kadar iç içeyken sistem adeta engelli işçilere "yaşama" diyor. Sadece engelliler değil, yakınları ve aileleri için verilen bakım aylığı insanca yaşam koşullarının katbekat altında. Sosyal güvence sisteminin dışında tutulan bu emek her gün yok sayılıyor. İşçiler olarak homojen bir grup değiliz. Göçmenler, engelliler, azınlıklar, kadınlar, LGBTİ+'lar; kimlikleri kesiştiğinde ortaya çıkan ayrımcılığın vahşi boyutunu, yakılarak öldürülen işçi Vezir Mohammad Nourdani'den de çok iyi biliyoruz. Güvencesiz koşullarda çalıştırılan bir Afgan işçinin canının değeri yok bu sistem için. Biz bugün bu değersizleştirmeye karşı tüm kimlikler adına hem onun adını hem de bedeni ve kimliği nedeniyle emeği, onuru yok sayılan, varlığı katledilenlerin haysiyetini 1 Mayıs'ta yükseltiyoruz. Vezir Mohammad Nourdani için adalet istiyoruz!
Bugün 1 Mayıs kortejimizi yavaşlattık. Kapitalizmin hızına ve dayattığı bedene göre değil, herkesin yeteneğine göre iş ve erişilebilirlik diyoruz. Bizler Eskişehir Engelli Dayanışması olarak bu şehirde hem kamuda hem özel sektörde engellilerin haklarına yönelik yaşanan ihlallerin ve ayrımcılıkların nasıl örtbas edilmeye çalışıldığını da biliyoruz. Bilinsin ki artık bunların gizlenmesine izin vermeyeceğiz. Engelli, kronik hasta, yaşlı, nöroçeşitli işçilere yönelik her türlü işten çıkarma, mobbing ve ayrımcılık süreçlerinin takipçisi olacağız. Bize ulaşan her durumu görünür kılacağız, gündemleştireceğiz. Bir sonraki 1 Mayıs'ta da bunları burada haykıracağız. Buradan bütün engelli işçilere sesleniyoruz. Yalnız değilsiniz, mücadelemizi birlikte örgütleyelim. İşverenin değil, işçinin yanında olan bütün örgütlere sesleniyoruz. Buradayız, geliniz, gelin sağlamcılığı birlikte öğrenelim, birlikte mücadele edelim.”