İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı:

"2026 yılı için Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan hububat taban fiyatlarının kabul edilemez olduğu ve aslında çok net bilinen maliyetlere rağmen köylümüze, çiftçimize, üreticimize reva görülen artışın karşılığının bulunmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. İYİ Parti teşkilatları olarak genelde ve yerelde buna itiraz etmemiz sebebiyle bugün bir aradayız.

Yıldan yıla küçülen tarım nüfusu, 2000'li yılların başında 7 milyon 100 bin kişi ile toplam nüfusa oranla yüzde 34,3 iken, bugün geldiğimiz noktada tarım sektörü nüfusu TZOB verilerine göre 5,1 milyon kişiye inmiş durumdadır. Tarım nüfusunun yaş ortalaması 58,1 olup, üreticilerimizin yüzde 34'ü 65 yaş ve üzerindedir. Yani giderek azalan üretici nüfusu tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımız bir durumdayız. Bu küçülmenin ve azalmanın en net sebebinin, başından beri uygulanan yanlış tarım politikaları olduğunu söylüyoruz.

Üreticinin beklentisi her daim ürettiğinin karşılığını alıp girdi maliyetlerini çıkarmak, üzerine hayatını idame ettirebileceği bir kazanç sağlayarak hanesinin dumanını tüttürmektir. Ancak bugün de yaşadığımız gibi Türk üreticisi, konumuz olan hububat üreticisi, özellikle son 20 yıldır adeta 'Artık üretme, artık bırak.' denilmek istenircesine uygulamalara ve fiyat tespitlerine maruz kalmış, her yılı bir hayal kırıklığıyla kapatmıştır.

2026 yılı, geçtiğimiz yıllarda yaşanan uzun süreli kuraklık, diğer afetler ve ekonomik problemler nedeniyle bunalan, ürün alamayan çiftçimiz için yağışlar neticesinde bir umut yılı olmuştu. Yağışlar ve hava durumu sayesinde gerçekleşen yüksek hububat rekoltesi sebebiyle, girdileri karşılayacak ve geçmiş yılların eksi bakiyelerini kapatacak bir taban fiyat beklentisi mevcuttu.

Ancak gerçekten dağ fare doğurdu. 2 Haziran tarihinde açıklanan fiyatlarda buğdayda 16,5 TL, arpada ise 12,75 TL olarak belirlenen taban fiyat büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Geçtiğimiz yıl buğday 13 TL, arpa ise 11 TL olarak açıklanmıştı. Mazotun 2025 döneminde 47 TL'den 67,50 TL'ye geldiği, tohumun 18,5 TL'den 30 TL'ye çıktığı, üre gübresinin tonunun 18 bin 500 TL'den 32 bin 500 TL'ye yükseldiği, DAP gübresinin 50 kilogramlık çuval fiyatının 1.600 TL'den 2.100 TL'ye çıktığı, kompoze gübrenin ton fiyatının 24 bin 500 TL'ye ulaştığı, tarımsal sulama elektriğinin kilovatsaat fiyatının 3,8 TL'den 4,4 TL'ye çıkarıldığı ve daha birçok gider kalemi hesaba katıldığında ortaya çıkan net sonuç zarar göstermektedir. Bu tabloda çiftçimizin, üreticimizin umudu bir kez daha kırılmış, hayalleri boşa çıkmıştır.

Tarımda genel bir iflas yaşanırken konunun muhatabı olan ziraat odaları ve çiftçi birliklerinden adeta çıt çıkmamış, günü kurtarmaya yönelik açıklamalarla süreç soğutulmuş ve geçiştirilmiştir. Güncel siyasi çalkantılar ve istenen sessizlik neticesinde çiftçinin, üreticinin ve köylünün haklı haykırışı ile yaşadığı sıkıntılar maalesef görülmemekte ve duyulmamaktadır.

Bizler İYİ Partililer olarak 'Bu durum böyle gidemez, böyle sürdürülemez.' diyoruz. 2025 yılı destekleme ödemeleri hâlâ yapılmamışken, ürün teslim bedeli ödemeleri 2026 yılı için 30 günden 45 güne çıkarılmışken, 'Benim verdiğim fiyat bu, işine gelirse.' anlayışı ortaya konulmuşken, çiftçiye adeta 'Tarımı bırak, üretmeyi bırak, toprağı bırak.' denilmektedir.

Milletimiz adına, köylümüz adına buna itiraz ediyoruz ve diyoruz ki; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Köylü, milletin efendisidir.' sözüyle değer verdiği, ata topraklarını koruyan, bugün ve gelecek için üretmeye çalışan Türk köylüsü, çiftçisi ve üreticisi üzerindeki tüm olumsuzluklar kaldırılsın. Önü açılsın, hakkı olan destekler verilsin ve köylümüz rahat bir nefes alsın."