İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı:

“Daha önce de değindiğimiz, özellikle esnaf kesiminden gelen talep ve yakınmaları bugün vasıtanızla paylaşmak istiyoruz.

Geldiğimiz günde, esnaf olan özellikle küçük çaplı işletmeler ve iş yerlerinde, ilimiz özelinde ve genel anlamda sıkıntı, dert ve sorunlar bitmek yerine katlanarak devam etmektedir.

Bitmeyen kriz yaratılarak ekonominin kitabının yeniden yazıldığı bir dönemde; emekli ve asgari ücretlinin ezildiği bir süreçte,

maalesef ekonominin en asli unsurlarından olan esnaflarımız bu devirde, ‘kimse esnaf olmasın’ sözünün tam ortasında durmaktadır.

Esnafı desteklemesi gereken, sorunlarının çözülmesi için kurulan bankalar, birlikler ve odalar maalesef gelinen günde siyasetin gölgesinde, etkisiz, faydasız ve sorun çözemez bir konuma getirilmişlerdir.

İlk ve en acil olarak şu örneği vermek istiyoruz:

Esnaf kredi kefalet kooperatifleri vasıtasıyla, esnafın en yoğun kullandığı ve “can suyu” diye lanse edilen destek kredilerine bırakın ulaşmayı,

istenen evrak ve mevzuatı aşmak bile neredeyse imkânsız olmuştur.

Borcunu ödemek, çarkları döndürmek, kepengini açmak için kaynak ihtiyacı olan esnaflarımızdan, kredi talep ettiği anda “borcu yoktur” yazısı ve temiz sicil belgesi istenmektedir.

Günümüz şartlarında bırakın esnafı, borcu olmayan bir Türk vatandaşı var mı, bunu sormak istiyoruz.

Bu mevzuatı hazırlayanlar bu ülkede yaşamıyor mu veya milletten haberi yok mu diyoruz.

Uygulamanın düzenleneceği yerde etkinleştirilmesi, esnafla dalga geçmek değil midir?

Esas amaç küçük esnafı bitirmek midir diye soruyoruz.

2025 yılında TESK verilerine göre Türkiye’de toplam 120.423 esnaf faaliyetini sonlandırmıştır.

Yani günde 330, saatte 13 ekmek kapısına kilit vurulmuş oluyor.

Artan vergi yükü, SGK primleri, elektrik-doğalgaz faturaları, personel maliyetleri ve bahsettiğimiz finansmana erişim zorluğu bu kapanmaları tetiklemiştir.

Yanına orantısız denetimler, belediyelerin uyguladığı denetim ve ceza sistemleri eklenince, esnaf gerçekten canından bezmiş ve gelinen sonuç ortaya çıkmıştır.

2025 oranlarının, 2026 sonunda daha ağır olacağı bugünden aşikârdır.

Yani değerli katılımcılar; ekmek kapıları, ekmek tekneleri, tezgâhlar birer birer kapanmaya, kilit vurulmaya devam edecek gibi görünmektedir.

Sektörlere göre esnaf hemşehrilerimizin ilettiği bazı sorunları bu noktada sıralamak istiyoruz.

Özellikle gayrimenkul ve otomotivde sistemin işlemesinde etkin olan ve kayıt dışılığı en çok yaşayan emlak ve otomotiv sektörüne,

2026 başı itibarıyla getirilen, yıllık sözde vergi olan 40.000 TL harç uygulaması,

bütün vergilerini veren, resmî harçlarını zaten ödemeden işlem yapamayan sektör bileşenleri için adeta bir Deli Dumrul vergisi olmuştur.

Özellikle şehrimizde belediyelerin uyguladığı yaya alanları denetimleri, esnafa ait tabelalara el konulması ve operasyonla toplanması tepki toplamakta ve ciddi mali zarara yol açmaktadır.

Belediyelerin uyguladığı imar planları neticesinde oluşan alanlardaki esnaflar üzerinde işgaliye baskısı, her gün ceza yazılır bir duruma gelmiştir.

Buradan belediyelerimize sesleniyoruz:
Lütfen esnafın canını yakmayın. Zaten problemler büyük, zaten gün zor kurtuluyor.

Eğer ikaz edilmesi gereken durumlar varsa bu bir süreç içerisinde yapılsın; yanlışa ısrarla uymayanlar varsa gereği yapılsın.

Yoksa şafak operasyonlarıyla tabela toplamak, Eskişehir’e ve insanına yakışan bir görüntü değildir diyoruz.

Son cümlede; bir tarafta emekli ve asgari ücretli ezim ezim ezilirken, ekonomik krizin suçlusu ilan edilirken,

“ölmediler” denilirken, “yasal hırsız” denilirken, “şükürsüzler” denilirken,

bu tarafta da küçük esnaf olan insanlarımız için olumsuz her uygulama, denetim, her türlü baskı ve yıldırma maalesef yasalar kullanılarak son sürat devam etmektedir.

Torpilli yandaşlara, büyük firmalara milyarlar verilirken; vergileri affedilirken, her türlü destek ve teşvik sağlanırken,

maalesef küçük esnaf bitsin diye elden ne gelirse eksiksiz şekilde yapılmaktadır.

Kasa başına vergi memuru oturtmak nedir arkadaşlar?

Hangi ülkede görülmüş bir uygulama Türk esnafına reva görülmektedir? El insaf diyoruz.

Yani sistem diyor ki:
‘Her şartta senin dükkânının, tezgâhının yarısı benim; kalanı senin.’

Biz bu anlayışı, bu durumu kabul edilemez buluyoruz.

Bunlar yaşanırken, esnafın sesi ve savunucusu olması gereken birlik başkanları kendi dertlerine düşmüş;

protokol kovalamakta ve esnafın yanında değil, siyasetin yanında durmaktadırlar.

Buradan hodri meydan diyoruz. Dediklerimize ‘doğru değil’ desinler.

‘Şu uygulamayı engelledik, bunu hayata geçirdik, şu mağduriyeti giderdik’ desinler.

Diyemezler. On yıllardır konumlandıkları koltuklarda, siyasetin gölgesinde oturuyorlar ve esnaf bunların umurunda değil diye iddia ediyoruz.

Bu konuda esnaf için kendini parçalayan, koşturan, görevinin hakkını veren muhatapları tenzih ediyor, kendilerini selamlıyoruz; bunu belirtmekte fayda var.

Değerli katılımcılar; esnafın sıkıntı ve sorunlarına değindiğimiz basın toplantımızda son olarak,

geçtiğimiz günlerde gündeme yansıyan, Ankara’da yaşayan; aylık 500.000 TL kazanmasına ve devletten maaş almasına rağmen geçim sıkıntısı çeken

Tekirdağlı köfteciye vicdanımız el vermedi.

İYİ Parti Odunpazarı olarak destek vermek için bir kumbara koymak istedik.

Biliyorsunuz bu ülkede her fatura fakire, alt gelir grubuna, emekliye, asgari ücretliye ve emekçiye çıktığı için,

bahsi geçene yine en duyarlı kesim olarak bizler el uzatalım dedik.

Mübarek Ramazan ayını idrak etmeye hazırlandığımız bu günlerde,

lütfen boş geçmeyin; ne verirseniz elinizle gelir, sizinle diyoruz.

Katılımınıza teşekkür ediyor; Yüce Allah’tan esnafın, işçinin, köylünün derdinden ve tasasından anlayacak yöneticiler nasip etmesini diliyoruz.”