İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı:
Değerli katılımcılar, İYİ Parti Odunpazarı Teşkilatı haftalık basın açıklamasına hoş geldiniz. Katılımınızdan dolayı teşekkür ediyoruz.
3 Nisan tarihinde, her ay olduğu gibi Türkiye İstatistik Kurumu aylık resmi baz alınacak enflasyon oranını açıklamış, yine beklenti içinde olan toplumun çok büyük kesimini aslında hiç şaşırtmayarak kendine yakışanı yapmıştır.
18 Kasım 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu gereği; “Ülkenin sosyal, ekonomik ve demografik yapısını yansıtan istatistikleri üretmekle görevlendirilip resmi istatistik programını hazırlamak, istatistikleri bilimsel yöntemlerle üretmek, güvenilir ve güncel verileri muhataplarına sunmak” ile görevli olan TÜİK, maalesef yasal sınırların dışına çoktan çıkmış ve gerçekleşen değil, istenilen rakamları bir şekilde ortaya koymuştur.
2026 Ocak ayında 4,84 çıkan enflasyon oranı şubatta 2,96, mart ayında dip yaparak 1,94 olarak açıklanmıştır.
Aynı süreçte motorin;
Ocakta 53 TL,
Şubatta 57 TL,
Mart ayında 60 TL,
2 Nisan itibarıyla yaklaşık 80 TL olmuştur.
İstatistik bilimi, gelinen noktada TÜİK sayesinde pusulasını şaşırmış ve adeta yeniden yazılacak duruma gelmiştir.
Değerli katılımcılar, daha önce de defalarca bu konuyu eleştirmiş ve hatta aramıza yeni bir karakter olarak TÜİKYO diye bir arkadaşı almıştık.
Biliyorsunuz Pinokyo diye bir çizgi film karakteri vardı. Yalan söyledikçe burnu uzayan bu karakterin bire bir akrabası olan TÜİKYO bugün aramızda.
“Emir böyle, ne diyeyim, idare edin” diyor.
Burnu her ay açıkladığı alakasız rakamlardan sonra uzamaktan vasfını ve hayat işlevlerini kaybetmiş olan TÜİKYO’nun resmi rakamlarının gerçek hayatta hiçbir karşılığı yok.
Savaş psikolojisinin piyasaları uçurduğu, zamların kat kat geldiği bir ortamda en iyimser akademik tespitlerde bile yıllık enflasyon 54,62 olarak gerçekleşirken, ne hikmetse yıllık enflasyon 30,60 çıkmaktadır.
Değerli katılımcılar, ağlanacak hâlimize gülmek için çabalıyoruz.
Gülmeyi bırakın, içimizde tebessüm oluşturacak bir mecâl kalmadı.
Emekli, asgari ücretli, köylü, ev kadını, öğrenci, çalışan, çalışmayan; kim varsa bir takım mutlu azınlık dışında fakru zaruret içinde yaşam sürdürmeye devam ediyor.
Bu biliniyor, bu görülüyor ama ne hikmetse bir şekilde bir kulp bulunuyor.
Sosyal medya masalları, kurgu gündemler veya saptırma konularla gerçek gizleniyor, konuşulmuyor, konuşturulmuyor.
İşsizlik oranları, güvensiz enflasyon rakamları, hayatın idamesini belirleyecek asgari ücret, emekli maaşları, çalışan maaş artışları maalesef bu ayarlı rakamlarla tespit edilmekte, itiraz kabul etmeden uygulanmaktadır.
Yani maaşlar resmi veri ile artırılıp hayat gerçek enflasyona göre pahalılaştırılıyor. Konu kul hakkıdır, mazlumun ahıdır.
Yatağa aç giren, okula aç giden, çocuğuna, torununa harçlık veremeyen, doğalgazı yakamayan, lambaları söndüren; Emek Mahallesi’nden çıkıp Hamamyolu’na gelip akşama kadar belki bir simit ile gün geçiren insanlarımız bunun mağduru ve mazlumudur. Bu nettir. Bunun itirazı, bunun istatistiği yok.
İYİ Parti olarak bugün buradan sesleniyoruz. Bu devran böyle gitmez. Neyi saklarsanız saklayın, neyi gizlerseniz gizleyin, neyi görmezden gelirseniz gelin; insanların vicdanlarıyla baş başa kalacağı, yalanlara itibar etmeyeceği, pembe hayallere inanmayacağı, “yeter artık” diyeceği gün gelecek. Ve bugünlerin sorumluları, demokrasinin bayramı olan seçim gününde sandıkta bu hesabı mutlaka verecek.
İnsan bizim insanımız, vatan bizim vatanımız, devlet bizim devletimiz. Kimsenin tapulu malı, babasından miras değil.
Külfette olan insanımız nimette hak sahibidir. 80 TL olan yakıtın yüzde 40 vergisini vatandaş ödesin, elektrik dağıtım firmalarının kayıp kaçaklarını vatandaş ödesin, bütçeye trafik cezalarıyla en büyük kalemi vatandaş sağlasın, telefon faturalarıyla özel iletişim ve deprem vergisini vatandaş ödesin, damga vergisini vatandaş ödesin, fahiş araç muayene ücretini vatandaş ödesin, geçmediği köprünün, yolun parasını vatandaş ödesin, hayat pahalılığının bedelini vatandaş ödesin…
Yeter artık ey hükümranlar. Vatandaşın ödeyecek bir şeyi kalmadı. Biraz da yandaş ve yoldaşlar ödesin. Vergi alamadığınız pırlantası olanlar, yakıtından KDV alamadığınız yatı katı olanlar, 4-5 maaş alanlar, mutlu azınlığınız ödesin, yetsin artık.
Yalan dolan rakamlar ve bu yöntemlerle insanlarımızın hakkının gasp edilmesi sorumlularını iki dünyada yakar diyor, akıl, izan ve vicdan tavsiye ediyor; katılım ile sesimize ses olmanıza teşekkür ediyoruz."