Eskişehir Şehir Hastanesi'nde görev yapan hemşireler, önceden ilan edilmeyen ve son dakikada belirlenen nöbet listeleri nedeniyle ciddi bir idari krizle karşı karşıya kalıyor haberleri ile ilgili konuşan Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal şu ifadeleri kullandı;
"Bu konuda iki resmi yazı yazdık. Birisi 2024 yılında, birisi 2025 yılında. O yazıları yazdıktan sonra bütün sağlık çalışanlarına bir mesaj gönderdik. Evde, izin günündeyken yarın çalışması gereken bir personele "Yarın işe gelme, senin nöbet listeni değiştirdik" veya işe gelmiş bir hemşireye "Bugün hastanede odalar boşaldı, hasta sayımız yetmiyor, bununla ilgili sen evine git" diyen oflama dediğimiz sistemden bahsediyor. Gündemi son biliyorsunuz, 1 haftadır meşgul ediyor. Ben bunların çok samimi bulmuyorum şu sebeple, 2 yıldır biz her gittiğimiz yerde sağlık sisteminin, çalışma sisteminin anayasal mevzuat ve hukuk sistemi üzerinden çalışılması gerektiğini her yerde beyan ediyoruz.
Bu şehirde, bize rağmen hâlâ işe geldiğinde gönüllülük esası dışında evine gönderilen varsa, evine gönderilenlerin dışında zorla oflanan varsa, bunu da bize bildirmiyorlarsa bu sağlık sistemindeki ebe ve hemşirenin veya sağlık çalışanının mesleğine sahip çıkmadığının göstergesidir. Şu andaki haber siteleri Eskişehir'deki muhatap dediğimiz hemşire veya sağlık çalışanı yok. Antep'ten, Urfa'dan ve diğer illerden haberler yapılıyor. Ulusal basın haberler gönderiliyor Eskişehir'le alakalı. Buradan da iki tarafı da samimiyetsiz buluyorum.
Aynı zamanda bu kadar personel eksikliğinin olduğu bir şehirde, şu anda "3. hastane" diye bağırırken, "Personelimiz yetmiyor" diye bağırırken hâlâ dün bile şehirde 2 kişinin nöbet sisteminden çıkartılıp masa başına torpilli dediğimiz yere görevlendirilmesi yapılıyorsa bu sistemin düzelmeyeceğinin aşikâr örneğidir. Buradan Valiliğe de Sağlık Müdürlüğüne de bir çağrımız olsun; bu kadar haber, bu kadar savcılığa suç duyurusu, bu kadar idari soruşturma varken 2 kişi hâlâ masa başına görevlendirilebiliyorsa bu sağlık sistemi düzelmez. Kişiye, siyasete, çıkar olana bağlı olduğunuz bir mekân, diyet ödeme gibi gözükür, bu sistem de düzelmez.
Ben buradan bütün sağlık çalışanlarına, yetkili sendika başkanı olarak şunu söylüyorum; benim şehrimde sağlık hizmetleri müdürleri, servis sorumluları, idareciler, başhekimler sizi zorla işe gelmişken "Evine git kardeşim, oflayacağım sizi" diyorsa bunu kabul etmeyin. Biz, gerekli bütün hukuki zeminde haklarını arayacağız. Ücretsiz avukatlarımızla beraber güçlü bir şekilde yanındayız, buna asla müsaade etmeyeceğimizi bir kez buradan da sizler aracılığıyla duyuruyoruz.
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici her zaman bana sitem yapıyor "Ya bizim hiç mi iyi işimiz yok, hep bizi eleştiriyorsun, hep kötü şeyleri söylüyorsun falan" diye. Sağlık Müdürümüz gerçekten çalışkan bir zatımuhterem yani bizim ağabeyimiz. 20-25 yıldır beraber çalışıyoruz ama biz şunu anlatmaya çalışıyoruz; bu şehirde biz Türkiye'de ilk 5'teysek üretim anlamında da insanların faydalanma açısından da Şampiyonlar Ligi, daha iyi hizmet verme şansımız varsa en iyisini yapması taraftarıyız. Evet, Müdür Bey kendisi çalışkan, kendisi koşturmaya çalışıyor ama bazı şeyleri görmezden gelerek "Bugün nasılsa bize kimse bir şey yapmıyor" diye düşünürseniz, bugün Antep'te, Urfa'da haberlere çıkıp hemşirelerin çalışamadığıyla ilgili haberlere rağmen siz ertesi gün 2 kişiyi alıp masa başına çalışmaya, torpil yapmaya devam ederseniz bu adaletsizliği, bu hakkaniyetsizliği bir gün bir sistem gelir, ağır bir bedel ödetir.
Sağlık Müdürümüz siyasi olarak birilerine belki söylemiştir, kendisi belki konuşamıyordur ama gerek Eskişehir Valiliğinin gerek Eskişehir Sağlık Müdürlüğünün veya sağlıktan sorumlu vali yardımcısının biraz daha samimi görev yapması lazım. Burada çok fazla dilekçe var, burada çok fazla haksızlık var, burada çok fazla insanların adaletsizliğe uğradığı sistem var. Bununla ilgili ciddi hiçbir açıklama gelmiyor. Biz de sizler gibi ama biz mücadeleyi bırakmıyoruz. Onlar ne kadar sessiz kalsalar bile biz gündemle doğruları söylemeye devam ediyoruz. Çalışanlarımızın mağduriyetini, kazanç sistemindeki ve çalışma sistemindeki eksikleri, yanlışları gücümüzün yettiğince dile getiriyoruz."





