Hekim Birliği Sendikası tarafından şu yazılı açıklama yapıldı;

"24 saat tek hekimle acil servis nöbeti insani değildir. Bir hekimin 24 saat boyunca acil servisin bütün tıbbi sorumluluğunu tek başına üstlenmesi, kırmızı ve sarı alan hastalarına müdahale etmesi, konsültasyon ve sevk süreçlerini yürütmesi ve aynı anda yeni acil vakalara hazır bulunması kabul edilebilir bir çalışma düzeni değildir.

Üstelik bazı kurumlarda hekime tıbbi görevinin yanında kayıt-kabul ve sekreterya işlerinin de yaptırılması sorunu daha da ağırlaştırmaktadır.

Yüksek yargı kararları ve uluslararası yargı içtihatları, dinlenme hakkının kâğıt üzerinde değil, fiilen kullandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.02.2026 tarihli, E.2026/552, K.2026/1099 sayılı kararında, uzun çalışma sürelerinde ara dinlenmesinin artırılması gerektiği, somut olayda 12 saatlik çalışmada 1,5 saat, 13-14 saatlik çalışmalarda ise 2 saat ara dinlenmesinin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli, E.2019/8120, K.2020/520 sayılı kararında, çalışanın işyerinde bulunmasının yanında çıkacak işe hazır şekilde bekletildiği sürenin gerçek anlamda ara dinlenmesi sayılamayacağı ortaya konulmuştur.

Anayasa Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli, E.2022/97, K.2023/13 sayılı kararında, sağlık hizmetlerinin kesintisizliği ile sağlık profesyonellerinin Anayasa'nın 50. maddesinden doğan dinlenme hakkı arasındaki denge ele alınmıştır.

Avrupa Birliği Adalet Divanının 09.09.2003 tarihli, C-151/02 sayılı Jaeger Kararı'nda, hastanede bulunmak zorunda olan hekimin nöbet süresinin, aktif çalışmadığı ve uyuyabildiği dönemler dâhil olmak üzere çalışma süresi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Anayasa'nın 50. maddesi açıktır. “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.”

24 saat acilde tek hekim bırakılıyorsa, hekimin dinlenirken görevini devredebileceği başka bir hekim yoksa ve her an acil vakaya müdahaleye hazır olmak zorundaysa, ortada gerçek ve kesintisiz bir dinlenme hakkından söz edilemez.

Daha önemlisi, bu yalnızca hekimin çalışma koşulları meselesi değildir. Bu aynı zamanda hasta güvenliği meselesidir. Tek hekim entübasyon veya kardiyopulmoner resüsitasyonla uğraşırken ikinci bir kritik hasta geldiğinde ona kimin müdahale edeceği sorusu ortaya çıkmaktadır.

Taleplerimiz nettir. 24 saatlik nöbetlerde tek hekim görevlendirilmesine son verilmelidir.

Her nöbet diliminde en az iki hekim bulunmalıdır.

Hekimin ara dinlenme ve temel ihtiyaç hakkı fiilen güvence altına alınmalıdır.

Acil servislerde 24 saat kesintisiz tıbbi sekreterlik ve kayıt-kabul hizmeti sağlanmalıdır.

Hekimlere görev tanımı dışındaki sekreterya işleri yaptırılmamalıdır.

24 saat tek başına nöbet tutmak çalışma düzeni değildir. Tek nöbet insani değildir. Hekimin dinlenme hakkı, hasta güvenliğinin de güvencesidir.

İstersen bunu bir sonraki adımda haber metni formatına da dönüştürebilirim."