ESKİŞEHİR HABER

Hüseyin Durmazlar Eskişehir’de deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm ihtiyacını anlattı

Gelecek Partisi İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, Eskişehir’de 7.4’e varabilecek deprem riskine dikkat çekerek planlı kentsel dönüşüm çağrısı yaptı.

Abone Ol

Aynı zamanda Jeoloji Mühendisi de olan Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar şu ifadeleri kullandı;

"Eskişehir'in en büyük sorunlarından biri depremdir. Biz depremi eğer karşısında durduğumuz bir aygıt, bir afet olarak düşünürsek burada yanılırız. Depremle yaşamak yerine depremle savaşmayı tercih edersek her zaman kaybederiz. Bu, yağmuru durdurmak veya güneşe kurşun sıkmak gibi bir şeydir. Depremle savaşmayı değil, depremle yaşamayı öğrendiğimiz gün biz depremi anlamış ve depremin etkilerinden arınmış oluruz. Deprem nedir? Kısa bir başlık altında toplarsak veya küçük özetlersek ben şunu diyorum: Deprem bir doğum sancısıdır. Nasıl doğum sancısından sonra bir bebek dünyaya gelirse her depremden sonra bir musibet, ardından bir de güzellik meydana gelir. Depremlerden sonra yer altı sularımız zenginleşir, mineralli sularımız ortaya çıkar, sıcak sularımız meydana gelir. Deprem bizim yeni maden yataklarımızın oluşmasına da katkı sağlar. Sadece bir musibet olarak görmememiz gerekiyor. Bunun için depremlerle yaşamamız en büyük sorumluluk kaynağımız olmalıdır.

Peki, Eskişehir'deki deprem açısından riskli yerleri birçoğumuz biliyoruz. Bunun haricinde deprem açısından ne yapıldı? Ufak bu konuya değinmek istedim. Osmangazi Üniversitemizin de arasında bulunduğu 3 tane üniversitenin bir projesi vardı. Bu projeden sonra Turgutlar'dan başlayıp 71 Evler'e kadar olan nitelikli bir çalışma sonucunda bir fay ortaya çıktı. Bu fay 3 sistemden oluşuyor. Bu fayın üretebileceği yaklaşık deprem boyutu 6.4 olarak belirlendi. Ancak 6 Şubat'taki deprem gibi birbirini tetiklerse bu 7.4'e kadar çıkabileceği düşünülüyor. 7.4 çok büyük bir şiddetli depremdir. Çok büyük yıkımlara neden olur. Eski yapılarımız artı bu 2014 öncesindeki yeni yapılarımıza da zarar verecek niteliktedir. Bugün bir kentsel dönüşüm dedikleri, benim ise yerinde dönüşüm dediğim binaların yıkılmasında bile sağlam binaların hasar aldığını görebiliyoruz. Veya 2014'te zemin iyileştirme yöntemlerinin farklılaşması, bugünkü kadar derin olmaması veya sağlam olmaması nedeniyle farklı oturmalardan dolayı yıkımlar veya kullanılamayacak binaların ortaya çıkması aşikardır.

Biz jeoloji mühendisleri olarak Eskişehir'de kesinlikle planlı bir kentsel dönüşüme ihtiyacınız olduğunu düşünüyoruz. Daha önceden Sayın Yılmaz Büyükerşen zamanında bu denendi. Farklı mahkemeler açıldı, davalar açıldı. Bu nedenle bu terk edilmişti. Bu kentsel dönüşüm bir kerelik bir işaret fişeği olmaktan ziyade veya bir davada bırakılacak bir süreç niteliğinde olmaktansa halkla, insanlara bu konu anlatılarak, onların da düşüncelerini alarak, neden bu kentsel dönüşümün burada veya belirlenen bölgede olduğunu söyleyerek onları ikna ederek bu süreçlerin yapılması doğru olur.

Son olarak su mevzusunda çok konuşmak istemem ama bizim jeoloji mühendisliğinin bir konusudur. Ben bu konuda Fesih Bey'in çalışmalarını çok takdir ederim; çok önemli çalışmaları ve projeleri vardır. Bu konuda kendisinden daha fazla söyleyecek bir sözüm de yoktur açıkçası. Son olarak bir şey eklemek isterim. Bu kentsel dönüşüm veya yerinde dönüşümler sırasında binaların yıkılması; bizim 2018 yılından önce çimentolarımızda yani katkı maddelerimizde asbest kullanıldı. Bu çok önemlidir. 2018 öncesi yapılan yapılarda kullanılan asbest nedeniyle yıkımlarda toz oluşur. Bu tozların solunması akciğer kanserleri veya mide zarı kanserlerine neden olur, sırf bu asbest nedeniyle. Bu konunun da kent sağlığı veya halk sağlığı neticesinde büyük sorunlara neden olacağı için ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum."