CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı:
"Sesimizi Biraz buruk da olsa elbette bayramları sonsuza kadar yaşamak ve yaşatmak hepimizin ortak dayanışma ve mücadelesiyle gerçekleşecektir. Sevgili arkadaşlar bilinmelidir ki yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değildir. Ve her şey 31 Mart yerel seçimleri akşamında başlamıştır. Ve 4-5 Kasım 2023 kurultayı ile eşleştirdiğimiz zaman birinde Cumhuriyet Halk Partisi çok büyük bir devrime, değişime imza atmıştır. 4-5 Kasım kurultayında siyasal kadrolarını yenilemiştir. Diğerinde ise 31 Mart akşamı, 47 yıl sonra Türkiye'de belediyelerin neredeyse yarısını Cumhuriyet Halk Partisi 1. parti olarak elde etmiştir.
Ama ne hazindir ki iki şeyin bir araya gelmesinde mesele Cumhuriyet Halk Partisi meselesi olmaktan çıkmıştır, mesele demokrasi meselesi haline gelmiştir. Bir yanda 24 yılında meşruiyetini ve halktan almış olduğu güveni kaybeden iktidar, antidemokratik uygulamalarla demokrasiyi askıya alarak otokratik, otokrasiye yönelen bir rejim; diğer yanda hani dilimizden hiç düşürmeyiz ya parti içi demokrasi, parti içi demokrasiyi hazmedemeyenlerin iktidarın aparatı konumuna gelerek bugün mutlak bir darbe girişimiyle Cumhuriyet Halk Partisi karşı karşıya.
Bunun adı darbedir. Cumhuriyet Halk Partisi sadece ve sadece 12 Eylül faşist darbesiyle kapatılabilmiştir. O tarihten sonra 2 kez bu partinin binasına polis eşliğinde girebilmiştir. Birisi İstanbul İl Başkanlığına kayyum atandığında, diğeri de bugün genel merkezimize kayyum atandığında gerçekleşmiştir. Ve ne hazindir ki içimizde kimi iş birlikçiler bununla çanak tutma, birlikte yol yürüme ne yazık ki utancıyla tarih önünde baş başa kalacaktır.
Ne yazık ki aklınızdan çıkarmayın, 2023 kurultayından sonra önce 2024'te tüzük kurultayı gerçekleştirdik. 2025'te önce Genel Başkanımızın olağanüstü kurultay talebiyle Genel Başkanlık seçimi yaptık. Sonra önlem olsun diye kurultay delegelerinin verdiği imzalarla yine 2025 yılının ikinci yarısında bir olağanüstü kurultay daha gerçekleştirdik. Ve bu 3 kurultayın tamamı, bugün kurultayda toplanırsa eğer oy kullanacak delegeyle yapılmıştır. Ben de o kurultay delegelerinden bir tanesiyim. Ben, dün olduğu gibi bugün de yapılacak olan ilk kurultayda da kendi özgür irademle Genel Başkanım Özgür Özel ile birlikte ve onun yol arkadaşlarıyla birlikte yol yürüyeceğim.
Ardından bir kurultay daha gerçekleştirdik. O da olağan kurultayımız. Bu saydığım kurultayların tamamında gerek tüzüğün kabulü gerek iki olağanüstü de Genel Başkanlık seçimi gerekse olağan kurultayımızda yeni Genel Başkanımızın oylaması ve program değişikliği, hepsi neredeyse kurultay delegelerimizin tamamının oylarıyla geçmiştir.
Ama bugün ne oldu? Tüzüğümüzü yok saydılar. Programımızı yok saydılar. Yapmış olduğumuz seçimleri, irademizi yok saydılar. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Politika Kurullarını yok saydılar. Bütün bunların ortak paydası ne biliyor musunuz arkadaşlar? İktidarın gidecek olduğunu bilmesidir. Ve aklınızdan çıkarmayın, bir Alevi yurttaş olarak söylüyorum, 1 yıl önce dikkat çekmiştim. Demiştim ki eğer Devlet Bahçeli "Cumhurbaşkanı yardımcılarından birisi Kürt, birisi Alevi olmalıdır." cümlesi boşuna söylenmiş bir cümle değildir. O nedenle bugünden bir çağrı yapmak istiyorum. Yüreğimiz yanıyor, öfkeliyiz, kızgınız, kırgınız. Ama küsmeye, yılgınlığa hakkımız yok. Mücadelemizi de direnişimizi de derinleştireceğiz.
Ey Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu, derhâl olağanüstü kurultayı toplamalısın. İki, bu partide tasfiyeye, kıyıma, operasyonlara asla yer vermemelisin, yeltenmemelisin.
İkinci çağrım da Eskişehir'deki uzantılarına. Hani konuşuyorlar ya "Saraçhane'de yanımızda olmayan, Silivri zindanlarında, adliye koridorlarında, Beşiktaş'ta, Esenyurt'ta, 120'ye yakın mitingimizde, o şanlı direnişimizde hiçbir zaman yanımızda görünmeyenler var ya..." Bu çağrım Eskişehir'deki ayağı olarak sizlere, sakın ola buna tevessül etmeyin. Ederseniz haddinizi bildirmek boynumuzun borcudur. Ama o, o şanlı partimizin ve ülkemizin demokrasi tarihine utanç vesilesi olarak geçmeyin. Hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Mutlaka bir yol bulacağız, hiç kimse enseyi karartmasın."





