YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı;
"Gerek İlçe Başkanımız Tevfik Başkan, gerekse İl Başkanımız sonrasında hem kongrelere dönük hem de Türkiye'nin ve partimizin içinde bulunduğu duruma dönük değerlendirmeleri yaptılar. O nedenle çok tekrara da düşmemek, sizlere selamlamak adına kürsüye çıktım. Az sonra Odunpazarı İlçe Kongremize ve ardından da yetişebilirsek inşallah Çifteler'de gerçekleştirilmekte olan ilçe kongremize de yetişmeye çalışacağız.
Hepimizin bildiği ve tanıklık ettiği, yaşadığı üzere çok zor günlerden geçiyoruz. Zorluğumuz bir yanıyla ülkemiz ve yurttaşlarımızla ilgili ama öbür yandan da bir zorluğumuz yürüdüğümüz siyasal yolda siyasal hareketimizle ilgili. E bugün niye kongre yapıyoruz? Niye Yeni Parti'de siyaset yapmak zorunda kalıyoruz? İşte o sorunun yanıtı da ne yazık ki yaşadıklarımızla ya da iktidarın ortaya koyduğu ve yaşatmaya özenle çabaladığı, ısrarla sürdürdüğü politik stratejilerle, siyasal mühendisliklerle ilgili bir tablo.
O nedenle Yeni Parti olarak ne kadar övünseniz, ne kadar gururlansanız azdır. Çünkü Türkiye'nin demokrasi tarihine, sol sosyal demokrat tarihine ve partilerin siyasal tarihine her biriniz altın harflerle geçtiniz. Yeni Parti'nin 1. Olağan Kongresi'ni gerçekleştiren ve Yeni Parti'nin üyeleri, delegeleri, siyasal kadroları olarak tarihte gerçekten çok onurlu bir yer aldınız. O nedenle ne kadar övünseniz azdır.
Bu yaşadıklarımızın hiçbiri tesadüf değil. Kronolojik olarak sıraladığınızda aslında her şeyin 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde aldığımız tarihi zaferle başladığını hiçbirimiz akıldan çıkarmayalım. Çünkü orada iki tane hazımsızlık ortaya çıkmıştır. Birisi iktidarın uzun yıllar sonra, 2002'den itibaren girdiği her seçimden başarıyla çıkmış olan iktidar partisinin ilk defa yenildiğine tanık olması ve o seçim yenilgisini hazmedememesi; ikinci hazımsız kesim de 4-5 Kasım 2023 tarihinde büyük bir değişime, yenilenmeye parti içinde imza atan siz değerli örgütümüzün ortaya koyduğu siyasal yaklaşımı, değişim iradesini içine sindiremeyip o tarihten itibaren bugüne kadar uzanan o siyasal iş birliklerin hazımsızlıklarıdır.
2024'ten itibaren bugün bir kongre daha yapıyoruz, aklınızdan çıkmasın. Tevfik Başkanım bir yıl sonra yeniden kongre yapmak zorunda kaldı. Hepiniz hatırlayın; geçtiğimiz yıl ağustos ayında delege seçimleri başlamıştı önceki partimizde. Eylül, ekim ve kasım aylarında ilçe, il ve kongreleriyle kurultayımızda aslında çalışmayı tamamlamıştık. Daha arkadaşlarımız bir yıllık görev süresi içerisinde bugün Yeni Parti'de yeni bir kongreyle partililerimizin ve hemşerilerimizin önüne çıkıyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bunların dediğim gibi hiçbiri tesadüf değil. Arada yaptığımız üç tane olağanüstü kurultay, bir tane olağan kurultay, İstanbul iline yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz olağanüstü kongreler ve olağan kongreler olmasına rağmen ne yazık ki Türkiye siyasi hayatı o demokrasiden otokrasiye evrilen bir rejimi ispatlamak, yaşama geçirmek üzere yapmadıkları şey yok.
Sevgili arkadaşlar, bir yandan 31 Mart'tan itibaren belediyelerimiz üzerinden devam eden, bugünlere ulaşan, sadece bu hafta içinde Mersin Büyükşehir, Yenişehir, Mezitli, ardından Eyüpsultan ve Ataşehir meclis üyeliklerine uzanan bir çizgiyle bu operasyonlar silsilesi devam ediyor. Önce kendilerini yenecek Cumhurbaşkanı adayını siyasi zeminin dışına atmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanı adayımız —ki adaylığını millet onaylamıştır, 15,5 milyon yurttaşımız oy kullanmıştır— Cumhurbaşkanı adayımızı değişik gerekçelerle, hakkında açılan dava sayısı 20'ye yakındır, Fatih Türbesi'nde elini arkaya koymaktan tutunuz o havaalanındaki yaklaşıma, bilirkişi davasından diplomat davasına, Tuzla davasından İBB davasına ve makam aracı davasından daha nicelerine kadar 18 ayı aşkın süredir Cumhurbaşkanı adayımız cezaevinde.
Ne yapmaya çalışıyorlar? Kendilerini yenecek Cumhurbaşkanı adayını, bir sonraki Cumhurbaşkanını siyasi zeminin dışına atmaya çalışıyorlar. Peki bununla yetindiler mi? Hayır! Bugüne kadar yapmış oldukları dıştan operasyonların halk nezdinde karşılığı olmadığını görünce bir sonraki seçimde iktidara gelecek olan siyasal partiyi içten zayıflatmak, yıpratmak ve mümkünse bölmek için her yolu denediler. Ona da yeni gelecek bir yapı ortaya çıkınca o butlancılar, butlan kararını almakta, bu partiyi, iktidara yürüyen partiyi bölmekte hiçbir beis görmediler ve bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu hep beraber izliyoruz.
Sevgili arkadaşlar, tarihsel sorumluluğumuz elbette var, Tevfik Başkanım ifade etti. Ama tarihsel sorumluluğumuz sadece partililerimize değil; ülkemize, yurttaşlarımıza ve önderimiz Mustafa Kemal'in bize emanet etmiş olduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan, anayasal devlet olan, millet iradesini, millet egemenliğini hakim kılacak olan bir yönetim anlayışına karşı. Ve o anlayış 1. yüzyılını tamamlayıp 2. yüzyılına evrildiği şu süreçte Cumhuriyetimizin yeniden inşasıyla ilgili olarak da tarihsel bir sorumluluk yüklendi.
İşte bu sorumluluğumuzun parti içerisinde farklı görüşlerimiz olabilir, farklı tercihlerimiz olabilir. Ama şu salonun kapısından dışarıya çıktığımızda sadece bu salonla sınırlı kalmayacak büyüklüğe, olgunluğa, pekişmeye ihtiyaç var."




