CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı:
“Meselenin bir hukuksal boyutu Türkiye boyutu var, bir de Eskişehir'imize yansıyan boyutu var. Hikaye nerede başladı? Hikaye 17 Mart tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan ve toplam o gün için söylüyorum 55 tane sağlık taşınmasının özelleştirme kapsamına alınmasıyla başladı ve Eskişehir'imizin eski devlet hastanesinin olduğu alanda ne yazık ki özelleştirme kapsamına alındı. Buna itiraz sesi yükselttiğimiz zaman öncesinde, sırasında ve sonrasında iktidarın temsilcileri ne dediler? Önce dediler ki, "Hayır biz buraya hastane yapacağız." ve hatta yatak sayısında anlaşamadılar. Yatırım programı yılında da anlaşamadılar, önce 2024 dediler, sonra 2025 dediler, yatak sayısı 700'lerden 800'lerden 590'lara kadar indi ama her seferinde kamuoyuna yalan söyledi.
Hastane yapacağız demelerine rağmen özelleştirme kapsamına alındı ve bir itirafta daha bulundular. Dediler ki, "Ya biz de Resmi Gazete'den öğrendik." İşte bunu unutmayın, bunları birazdan o kronolojik öyküde sıralamaya çalışacağım. 17 Mart tarihinin üzerinden tam 2 ay geçti. Sonra ne oldu arkadaşlar? Sonra 24 Nisan tarihinde ülke genelinde 71 taşınmaz daha özelleştirme kapsamına alındı. Bu kez eski hava hastanemiz, yani Yunus Emre Devlet Hastanemizin 2 Eylül Hizmet Binası, yanı sıra Sivrihisar, yanı sıra Mihalıççık'taki sağlık alanları ve binaları da özelleştirme kapsamına alındı.
Böyle baktığınız zaman iktidarın temsilcileri ne dediler? "Ya hayır gittik Sağlık Bakanı ile görüştük, özelleştirme idare başkan yetkilileriyle görüştük. İşte yerel basınımız burada." ve tarih vererek dediler ki, "Özelleştirme kapsamından çıkmıştır, bu konu Eskişehir için kapanmıştır, 15 gün içinde de resmi yazı gelecek." dediler. Dediler mi arkadaşlar? O tarihten bu yana da tam bir ay geçti. Şimdi bunları o kronolojik öyküyü sıralamanın, onları teşhir etmenin de vakti zamanı geldiği ortaya çıkıyor.
Bu alanlar özelleştirme kapsamına alınmıştır. Alan irade Cumhurbaşkanı kararıdır. Bu kararı yeniden ortadan kaldırabilecek ne yazık ki tek irade, o tek adamlık rejimi dönemi içinde olmamız nedeniyle yine Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı, bu sağlık alanlarının özelleştirme kapsamından çıkarıldığına dair yeni bir karar almadıkça, bu karar Resmi Gazete'de yayımlanmadıkça geriye kalan söylenen her şey laf-ı güzaftır.
İktidar temsilcileri tartışmayı satış üzerinden sürdürmeye gayret ediyor. Arkadaşlar, özelleştirme kararının altında 4 tane yöntem tanımlanmıştır. 1 satış, 2 kiralama, 3 gelir ortaklığı, 4 işletme devrinin işletme hakkının devri. Bu 4 yöntemden herhangi biri kullanabileceği gibi birden fazlası da kullanabilecektir. 31 Aralık 2028 tarihine kadar özelleştirme işlemleri tamamlanmış olacaktır. 4, kamuoyundan kaçırdıkları başka bir şey var, yetki Sağlık Bakanlığı'ndan çıkmış, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na geçmiştir. Özelleştirme Kanunu kapsamında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın bu alanlarda plan değişikliği yapma yetkisi bulunuyor. O nedenle yarın o alanlarda ticaret alanı, konut alanı, turizm alanı gibi planlamalarla da karşılaşmak mümkün.
Bir çelişkiye daha dikkat çekmek istiyorum. Yine basınımızın ve sizlerin tanıklığında iktidar temsilcileri, Resmi Gazete'den öğreniyorlar ya bir şeyleri, kendi envanterlerinde hangi hastanelerin aktif, faal olduğunu dahi bilmiyor. Buna nereden ulaşıyoruz? Bakan açıklama yapıyor, atıl olan tesisler özelleştirme kapsamına alınacak, aktif, faal olanlar alınmayacak diye. Ya arkadaşlar burası aktif mi değil mi? Ful aktif, çalışıyor, hizmet veriyor.
Sağlık İl Müdürlüğü görev yapıyor mu yapmıyor mu? Peki Sivrihisar'da açacağını ifade ettiğiniz alanda inşaat devam ediyor mu etmiyor mu? %80'in üzerinde bir inşaat ya da yapılaşma oranı tamamlandı mı tamamlanmadı mı? Peki siz bakanlığa bu alanlar özelleştirme kapsamına alınırken size sorulmuyor mu, burada hastane var mı yok mu, faal mi değil mi? Ya da yetkili kim? Siz hangi bilgileri bakanlığa aktarıyorsunuz?
Sevgili arkadaşlar, sevgili milletvekilinin ifade ettiği, mevzu hava hastanesiyse ya bırakın özelleştirmeyi, burası tescilli bir alan, kültürel bir miras. Bırakın özelleştirmeyi, korunması gereken bir alan. Şimdi bütün bunlar orta yerdeyken dediğim gibi belgelerle, tanıklıklarla kamuoyunu rahatlatmak yerine başka şeyler söylüyorlar. Sayın vekilin ifade ettiği, sevgili arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulumuz, Doktor Kayıhan Pala önderliğinde 17 Mart tarihindeki Resmi Gazete'de alınan kararların yürütmesinin durdurulması ve kararın iptali için geçtiğimiz günlerde Danıştay'a başvurmuştu.
Bugün 24 Nisan tarihli Resmi Gazete ile alınan kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için de saat 14:30'da Ankara'da Danıştay'a tekrar başvurumuzu yapıyoruz. Bu kararların iptali için Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem hukuk düzleminde hem mücadele düzleminde sizlerle omuz omuza Eskişehir'imizin, ülkemizin kamusal sağlık haklarına, alanlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz."





