Yeni kurulacak olan partinin Eskişehir İl Başkanı olması beklenen Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı:

“Kıymetli yoldaşlarımız, bugün neden buraya yürüdük? Bizler sizler tarafından seçiliriz. Bizim mazbatamızı seçim kurulu verir. Bizi seçenler de bize mazbata veren kurum da buradadır. Sizler iradenize sahip çıkıyorsunuz. Seçtiğiniz kişilerin; il başkanınızın, ilçe başkanlarımızın ve genel başkanınızın arkasında yürüyorsunuz, yanında duruyorsunuz. Ama bu kurum verdiği mazbatanın arkasında durmuyor.

Bize mazbatayı veren sadece bu kurum değildir. Bize mazbatayı veren; Atatürk’ün kurduğu 1 asırlık demokrasi geleneğidir, demokrasi kültürüdür. Bugün vuku bulan olayları bir partinin iç meselesi gibi göstermeye çalışanlara sesleniyorum. Siz sadece iktidara yürüyen bir partinin önüne duvar örmekle, ket vurmaya çalışmakla kalmadınız; ülkenin demokrasi kültürünü ve demokrasi geçmişini de katlettiniz. O yüzden ben partinin anahtarını Saray'ın görevlendirdiği butlancılara ya da hak etmeden o koltuğa oturmak isteyenlere değil, mazbatayı bize vermiş olan sizlere vermek istiyorum. Siz o anahtarları alın ve istediğinize verin.

Biz göreve geldiğimizden bu yana, 3 yıldır Genel Başkanımız Özgür Özel göreve geldiğinden beri bir mücadele verdik. Hatta bu partide uzun süredir mücadele verenler var. Bugün terk ettiğimiz o binanın her karışında binlerce Cumhuriyet Halk Partilinin, binlerce yol arkadaşımızın miting coşkusu, seçim gecelerinin hüzünlü üzüntüsü ve yeri geldiğinde büyük bir başarının coşkusu ile mutluluğu bir arada duruyor. Bugün o binadan çıkarken o hüzünleri, coşkuları, heyecanları, Atatürk’ün altı okuna duyulan saygı ile sevgiyi ve iktidar olmaya duyulan aşkı omuzlarımıza alıp çıktık. Orada kalan sadece bir binadır.

O binanın içindekiler, burada bizlerle yürüyen yüzlerce partilinin omuzlarındadır. Bir siyasi partinin amacı iktidar olmaktır. Bir siyasi parti iktidar olmak için kurulur. Bir siyasi partinin neferleri, o partiyi iktidar yapmak için çaba harcarlar. İşte burada, bizimle yürüyen arkamdaki arkadaşlarda o partiyi iktidar yapmak için ortaya konulmuş mangal gibi bir yürek ve mücadele azmi var.

Bugün partiyi yönetme iddiasında olan butlancılarda ve o binada oturacak olanlarda ise tam tersine bir partinin iktidar yürüyüşüne ket vurma, Recep Tayyip Erdoğan'a yoldaş olma ve ne pahasına olursa olsun onu bir kez daha seçtirme iradesi var. Biz bu iradeyi kabul etmeyenleriz.

Bizler halkın umudunu boşa çıkarmamak, bize ve Genel Başkanımıza umut bağlayan milyonların umudunu yalnız bırakmamak için yola çıktık. Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını, onun ortaya koyduğu vizyonu ve misyonu iktidar yapmak için yürüyoruz.

Biz partimizi iktidar yapmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Her türlü başvuruda bulunduk, her yolu denedik. Bu butlan belası partinin başına geldikten sonra gece gündüz durmadan Cumhuriyet Halk Partisini tekrar halkın partisi yapmak için uğraştık. "Cumhuriyet Halk Partisi Saray'ın partisi olamaz, bu parti Saray'a karşı kurulmuştur, Cumhuriyetin 2. yüzyılında iktidar olmalıdır" dedik. Önümüzde AKP’nin duramayacağını belirttik. Türkiye’de AKP’yi 2. parti yaptık, Eskişehir’de AKP’yi bitirdik. "Önümüzden çekilin; AKP bizi durduramaz, onları yendik ve yine yeneceğiz" dedik. Ama önümüze ket vurmak için ihanet çemberine girenler oldu. Onlarla yol yürümenin bir anlamı yoktur. Milyonlar bizimledir, psikolojik üstünlük bizdedir, tarihin haklı tarafında durma iradesi bizdedir.

İktidara yürümek iradesinde olan genciyle, yaşlısıyla bu yolu tutan yurtsever insanlar olarak yürümeye devam edeceğiz. Hiç kimse bizi yolumuzdan döndüremez. Ne pahasına olursa olsun kazanacağız, mutlaka başaracağız. Bu yeni yola umutla, mücadele azmiyle ve sarsılmaz bir inançla giriyoruz. Atatürk’ün haklılığından ve vizyonundan aldığımız tarihi güçle yürüyoruz. Kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız.

Hepinizi çok seviyorum. Bizleri yalnız bırakmadınız. Bu yolda hep birlikteyiz. Hiç kimse bizi yolumuzdan döndüremez. "Yürüyelim arkadaşlar" diyen Genel Başkanımızın izinde, her türlü bedeli ödemeye hazır olarak ne pahasına olursa olsun iktidara yürüyeceğiz. Kaybedenlerle işimiz yok, onları o binanın içinde bıraktık. Biz önümüze bakacağız. Şimdi Tepebaşı İlçe Başkanım ve Odunpazarı İlçe Başkanımla birlikte anahtarları seçim kuruluna bırakacağım. Almazlarsa kapıya asacağız. Kim alırsa alsın. Bundan sonra önümüze bakıyoruz. Yolunuz, yolumuz açık olsun."