Eskişehir'de konuşan Uğur Mumcu'nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu şu ifadeleri kullandı;

"Eşim Eskişehirlidir, Eskişehir’i de çok severim. Kazım Kurt başkanım beni çağırdı, görev bildim geldim. Şimdi burada bu soğukta ayaktasınız ama biraz bilgi vermek isterim. Çünkü biraz önce hanımefendinin söylediği gibi Uğur Mumcu’nun “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” şiarı çerçevesinde, bu arabanın da önündeyken biraz Uğur Ağabeyi öldürenlerle ilgili bilgi vereyim.

Bir kere toplumda bir faili meçhul algısı var. Faili meçhul değildir. Uğur Mumcu’nun katilleri Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı dörtlü suikastını gerçekleştiren sanıklar, katiller bulunmuş ve şu anda çoğu cezaevindedir. Gerçekleştirenler İran’da Humeyni devrimini ihraç etmek üzere görevlendirilmiş, İran’da yetiştirilmiş Kudüs Ordusu çetesidir, katil çetesidir.

Uzun süre kendileri maalesef Türkiye’de devlet istihbaratı biraz ortayı ortada bırakmıştır olayları. Sayın Bülent Ecevit Başbakan olduktan sonra dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’a görev vermiştir. Sadettin Tantan şu anda rahatsız evinde, kendisine minnet duyuyorum bu katilleri buldurmuştur. Hatırlayacaksınız Hizbullah 1990’ların sonuna doğru ceset evler, hatırlayacaksınız Hizbullah’ı. Hizbullah’a Sadettin Tantan, Hizbullah örgütüne bir operasyon yaptı. Beykoz’da bir ev basıldı ve Hizbullah’ın lideri orada öldürüldü. Örgüt oradaki bilgisayarları yaktı fakat Türk emniyeti o bilgisayarların beyninden örgütün şemasını çıkardı ve bu biraz önce söylediğim Kudüs Ordusu örgütüne ulaştılar.

Ankara’da Sincan’da yapılan kazıda Muammer Hocamızı arkasından kalleşçe vuran tabanca bulundu. Uğur Ağabeyi, Ahmet Hocayı ve Bahriye Üçok’u aramızdan alan C4 patlayıcıların fünyeleri ve ona benzer şeyler bulundu. Sonuç olarak bu Kudüs Ordusu yakalandı.

Bu araba neden bu kadar şey? Onu da öyküsünü anlatayım, Sayın Başkana söyledim. Şimdi bu örgüt daha önce Suudi Arabistan ve İsrail elçiliklerinde çeşitli eylemler yaptılar ve diplomatların arabalarına bomba koydular. Kimi vefat etti, kimisi de ağır yaralandı. En son gerçekleştirdikleri bir olayda hedefleri ölmedi. Bunun üzerine Uğur Ağabeyin arabasına koydukları C4’ü yükselttiler ve onun için arabanın üstü yoktur. Uğur Ağabeyin bedeni çeşitli yerlere savrulmuştur. Bu kadar cani bir olaydır.

Arkadaşlar Uğur Ağabeyin Rabıta kitabını okursanız oradaki bütün bağlantılar, ki rabıta bağlantı demektir. Rabıta bir Suudi Arabistan Amerika örgütüdür. Dünyada şeriat, Müslüman ülkelerin şeriatla yönetilmesini öngörür. Rabıta örgütüyle bağlantılı bütün vakıfları ve isimleri sıralar. Bunların arasında size söyleyeceğim şimdi Ensar Vakfı var mesela, yöneticileri var. Ensar Vakfı, Bereket Vakfı bunlar AKP döneminde maliye bakanı çıkardılar. Uğur Ağabey yazmış. Ömer Dinçer’i yazmış, milli eğitim bakanı oldu, çalışma bakanı oldu. Milli Türk Talebe Birliği Rabıta’yla bağlantısı var. Milli Türk Talebe Birliğinin o dönemde 1970’li yıllarda yöneticiliğini yapan Recep Tayyip Erdoğan bugün Cumhurbaşkanı. Yöneticiliğini yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi İsmail Kahraman. Yöneticisi Abdullah Gül, Başbakan Cumhurbaşkanı oldu. Yani Uğur Ağabey neden öldürüldü diye sorduğunuzda bunun için öldürüldü.

Uğur Ağabey sevgili ağabeyim yalnızca biraz önce sayın vekillerimizin de ifade ettiği gibi sadece gazeteci değildi. Önemli bir yurtseverdi ve en önemlisi bir Kuvayı Milliyeciydi.

Şimdi arkadaşlar yaklaşık çeyrek yüzyıldır çok büyük bir karşı devrim dalgasıyla karşı karşıyayız. Fakat hala içimizdeki Kuvayı Milliye ruhunu ve Atatürk sevgisini bir türlü attıramadılar bu ülkenin, bu halkın içinden yüreğinden. Direniyoruz, direnmeye devam ediyoruz. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz, Atatürk’ün adını verdiği 100 yıllık çınar Cumhuriyet gazetesi ayakta. Mücadeleye devam. Bu mücadeleyi demokrasiyle çözeceğiz ve yenilmeyeceğiz. Atatürk’ün yolunda yürümeye devam edeceğiz. Hiç enseyi karartmayalım."