İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Eskişehir teşkilatlarımız olarak Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe Başkanlığımızın önderliğinde siz değerli basın mensuplarıyla, sizlerin emek verdiği, sizlerin günü olan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde bir arada olmaktan çok müteşekkiriz. Öncelikle hepinizin günü kutlu olsun. Tabii ki bizim için basın bir gün hatırlanacak noktada değil. Özellikle ülkemizde yaşadığımız yıllardan beri gelen sıkıntılar noktasında basının da zorluklarını, yerel basının da zorluklarını, yaşadığı sıkıntıları, çektiği problemleri yakından takip edip görüyoruz. Hem ilçe başkanlarımız nezdinde hem de il teşkilatımız olarak da bunu yüksek sesle kamuoyunda dile getiriyoruz.
Maalesef sadece basınla olan bir şey değil bu. Bugün baktığımızda 2025 yılından yaşanan süreç içerisinde ve daha öncesinde 23 yıllık bu ceberut iktidarın bizlere yaşatmış olduğu noktalarda biz İYİ Parti olarak hep şunu söylüyoruz: Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelirken 3 tane "Y" problemiyle uğraşacağız diyerek geldiler. Neydi bu 3Y problemi? Yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluk üzerine gideceğiz dediler. Ama maalesef bu 25 yıllık süreç içerisinde yasaklar hem basın hem halk nezdinde artarak devam etti. Yoksulluk hat safhaya geldi ki maalesef artık söylemekte de dilimizde tüy bitti, dilimizde söz nefes tükendi. Emekli artık yaşayabilecek standartların altına çok çok çok düştü. Emekli artık yoksullukla da mücadele etmiyor, emekli sadece nefes almak için mücadele eder duruma geldi.
Bunun yanında işçilerimize baktığımızda işçilerimiz hak ettiği, döktüğü alın terinin emeğini alamaz pozisyona geldi. Üreticilerimize baktığımızda üreticiler istihdam yaratarak ürettiğinin karşılığını, hakkını alamaz bir pozisyona geldi. Esnafımıza baktığımızda her gün kepenk kapatır duruma geldi. Memurumuz zaten müreffeh bir hayatı bırakır hâle geldi. Yani bugün baktığımızda 25 yıllık bu ceberut iktidarın getirdiği noktada o 3Y’den biri olan yoksulluk da hat safhalara kadar yükseldi. Diğer bir tarafa baktığımızda yolsuzluk noktasında da zaten ar damarı çatlamış ceberut bir iktidarla sadece kendi rant düzenini sağlayan, kendine sistem yaratan bir yapı hâline geldiler. Onlardansanız kazanıyorsunuz, değilseniz yoksunuz. Ve bunun yanında artık 4. Y’yi de eklediler. Nedir bu? Yozlaşma.
Bu yozlaşmanın ana temel sebeplerinden bir tanesi de Büyük Orta Doğu Projesi’nin getirmiş olduğu Türkiye’yi bölüp, parçalayıp birbirine karıştırıp yok etme projesidir. Ve bu arkadaşlar da şu an mevcut iktidarın gücüyle bu sistem üzerinden bir yol yürümeye çalışıyorlar. Ama İYİ Parti olarak biz "Başka vatanımız yok." diyoruz ve Türk milletiyle beraber her yerde kucaklaşıyoruz.
Programımıza başlamadan önce de bir arkadaşımızla sohbet ederken Eskişehir özelinde; Eskişehir’de biliyorsunuz geçen yıl bir platform kuruldu ve platformun başına iktidar partisinin il başkanı başkanlık ediyordu. Daha sonra tabii kamuoyunda gelen tepkiler üzerine Sayın Valimizi konumun başına getirdiler ve Büyükşehir Belediye Başkanımız dahil edilmemişti. Ve biz İYİ Parti olarak da geçen yıl bu konumda mecliste siyasi parti grubu olan bir parti olarak yok sayıldık, hiçbirimiz davet edilmedik. Ama biz bundan yüksünmeyiz. Konu Eskişehir olduğunda ilçe başkanlarımızla beraber hem sahadayız hem kamuoyunun önündeyiz. Gerçekleri de milletimizle paylaşmaya da hiç çekinmeden devam edeceğiz. Belediyeler noktasında da Eskişehir’de bugün ana muhalefet olarak kendi konfor alanında devam eden belediyelerin de varsa doğruları, yoksa yanlışlarını söylemeye devam edeceğiz.
Bir tane bugün yine sıcak bir örnek verirsek de belediyenin imkân ve gücüyle bizim Çifteler İlçe Başkanımızın işletmesinin tabelasını söküp de bir belediyenin zabıta müdürü kalkıp da "Tabelan benim makamımda, gücün yetiyorsa gel al." diyorsa burada İYİ Parti’ye karşı hem kendini ana muhalefet sayan yapıdan hem de kendini iktidar olarak gören yapıdan ciddi bir baskı vardır. Ve biz bunu kurulduğumuz gün itibarıyla yaşıyoruz. 25 Ekim 2017 tarihinde İYİ Parti Türk milletiyle kucaklaştığı gün itibarıyla uğramadığı iftira, kalmadığı karalama, yapılmadığı zorluk, mobbing durumu kalmamıştır. Neden bunun tek bir sebebi var? Çift taraflı bir tahterevalli siyaseti vardı; bir tarafta mevcut iktidarın gücü, diğer tarafta belediyelerle ana muhalefetin gücü. Kimse kimseye dokunmasın. Ve biz bu düzeni bozduk, biz bu düzene çomak soktuk. Biz milletin sesi olarak konuşmaya kurulduğumuz gün itibarıyla devam ettik.
Yapılan bütün yanlışları, olabilecek eksiklikleri yerinde dile getirdik, kamuoyuyla paylaştık. Fakat öyle bir pozisyon, öyle bir konuma getirdiler ki her yerde algı siyasetiyle ki mevcut iktidarın 25 yıldan beri en iyi yaptığı nokta ülkeyi algıyla yönetmek; olmayan bir şeyi çok güzelmiş gibi göstermek, yapılmayanları sanki yapılmış gibi göstermek. Ki yakın tarihte genel kamuoyundan baktığımızda da Hatay’a Cumhurbaşkanı ziyaretinden önce Hatay’a bir makyaj yaptılar deprem bölgesi olarak kendisi gidecek diye Cumhurbaşkanımız. Depremden sonra Hatay yine gerçek yüzüyle buluşmaya devam etti. Bugün Eskişehir’de de bürokrasi anlamında bir devlet büyüğü geleceği zaman belli yerlere bir makyaj yapılıyor, akabinde baktığımızda devlet büyüğü şehirden ayrıldıktan sonra da Eskişehir yine karanlık kaderine bırakılmış oluyor.
Bu noktalarda biz İYİ Parti olarak ve ilçe teşkilatlarımız olarak kongrelerimizden de güçlenerek çıktık. Parti içerisinde bir ayrılığımız, birbirimize karşı herhangi bir diğer siyasi partilerde olduğu gibi kavgamız yok, gürültümüz yok. Eskişehir’den bir tane de Genel İdare Kurulu üyesi arkadaşımız var Melih Bey, o da Ankara’da görevlerini yapıyor. Burada merkez ilçe başkanlarımız ve taşra ilçe başkanlarımızla da istişare içerisinde ilçelerimizin sorunları noktasında gerekli çalışmaları yapıyorlar. Ve siz değerli basın emekçilerimizin vesilesiyle de halkımızla paylaşmaya, halkımıza duyurmaya çalışıyoruz kendimizi.
Gün sizin gününüz, ben öyle kısa olarak bir şehrin durumunu ve ülkenin genel durumunu değerlendireyim dedim. İlçe başkanlarımız da hemen hemen her hafta sağlıklı bir şekilde kamuoyuna bilgilendirme yapıyorlar. Biz de elimizden geldiğince haftada 10 günde bir kamuoyuna gerekli bilgilendirmeyi yapıyoruz işlerimiz haricinde. Teşkilatlarımız sahada; sürekli muhtarlarımızla, mahalle temsilcilerimizle bir arada mahallelerdeki sorunlarımızı değerlendiriyoruz. 2026 yılı hasebiyle Eskişehir adıyla Eskişehir’in yılı diyoruz ama ben hep şunu söylüyorum: 2026 iyi oynayanların değil, iyi olanların kazanacağı bir yıl olacak. Ve biz iyiler olarak da buna kâvli karar ettik, söz verdik, ant içtik. Gece gündüz demeden de inanmış dava arkadaşlarımızla beraber hem Eskişehir’e yetmeye hem de Türkiye’nin bu makûs talihini değiştirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bizim aldığımız kudret ve güç kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağan ettiği cumhuriyetin değerlerinde yatıyor. Biz ne adını milliyetçi olarak adlandırıp da cumhuriyete sırt dönenleriz, biz ne de kendini cumhuriyetçi olarak görüp de milliyetçiliği hiçe sayanlarız. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi "Ne mutlu Türk’üm diyene!" ilkesiyle andımızı da kendimize şiar edinmiş, Misak-ı Millî sınırlarında adı Türk varlığının sonsuza kadar yaşatmak isteyen cesurlar hareketinin neferleriyiz. Biz İYİ Parti’yiz. Genel Başkanımız Saygıdeğer Beyefendi Müsavat Dervişoğlu da bu mihvalde bizlere büyük onur, güç veriyor. Doğrular neyse meclis kürsüsünden ve kamuoyundan bunları seslendirmeye de devam ediyor. Biz de onun neferleri olarak, burada uç beyleri olarak da ilçe teşkilatlarımızla beraber gece gündüz demeden bu mücadeleye devam edeceğiz.
Ben sizlere katılımınız için çok çok teşekkür ediyorum. Odunpazarı İlçe Başkanımız Birol Başkanım burada, Tepebaşı İlçe Başkanımız Reşat Başkanım burada, Han İlçe Başkanımız Mahmut Başkanım burada, Çifteler İlçe Başkanvekilimiz Ercan Başkanım burada, Sarıcakaya İlçe Başkanımız Ertuğrul Başkanımız burada, Mihalgazi İlçe Başkanımız Ali Başkanımız burada, Beylikova İlçe Başkanımız Yılmaz Başkanımız burada. İnşallah diğer ilçe başkanlarımız da mazeret bildirdiler; hem dedim sizlere bir merhaba desinler, siz de tanıyın istedim ilçe başkanlarımızdan, bölgeleriyle ilgili de belki sohbet ederiz birazdan. İnşallah bütün ilçe başkanlarımızla da sahada dün de bugün de olduğu gibi koşturmaya devam edeceğiz diyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Varsa başka bir sorunuz da alabiliriz, yoksa da sohbet eşliğinde hem şır böreğimizi yemeye hem de sohbetimize devam edebiliriz diyorum. Teşekkür ediyorum.
AK Parti Eskişehir’de değil aslında AK Parti Türkiye genelinde bitti. Yani sadece bunu Eskişehir olarak adlandıramayız. Çünkü tuzun koktuğunun resmi. Ya ben az önce de açıklamamda da söyledim; bugün bir ülkede öğrenci yurt dışına gidiyorsa üniversiteyi bitirdikten sonra diplomasıyla beraber kendine yurt dışında alan ve yer arıyorsa, diğer noktaya baktığımızda çiftçi ürettiğini alamıyorsa, sınırların kapısı açıldığından dolayı aylardan beri Eskişehir’in de dâhil olduğu bir şap sıkıntısı yaşıyoruz. Çiftçi burada mutlu değilse, ürettiğini alamıyorsa; memur emeğinin karşılığını alamıyorsa; işçi emeğinin karşılığını alamıyorsa; üreten yok durumdaysa; sadece dar alanda, konforlu alanında kendine AKP’ye adamış rantsal müteahhitler bu işte huzurlu, konforlu bir noktada yaşıyorsa; Milli Eğitim’de yaşanan rezillikler hat boyunu aşmışsa zaten burada diyebileceğimiz bir şey yok; her alanıyla kokmuş bir durumda, AK Parti her alanıyla bitmiş bir durumda.
Bir bebek çetesi kurdu bunlar, hastanelerde bebekler üzerinden para kazanmaya çalıştılar. E-devletlere girdiler, diplomayla beraber milletle sahte diploma skandalıyla beraber devletin tek güvenli hepimizin cebinde taşıdığı kimliklerle e-devlet üzerinden sahte diploma skandallarını yaşadık. Ve saymakla bitmeyecek o kadar çok yolsuzluk, o kadar çok sıkıntı yaşadık gördük ki artık bunları söylemekten Türk milleti adına biz utanır olduk. Çünkü biz devletimize bağlı, devletimizi seven asil Türk milletinin evlatlarıyız. Ama bunlar hükümet olarak geldiler, 25 yıldan beri kendilerini devlet olarak göstermeye çalışıyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisi zaten bitmiş bir durumda.
Bugün baktığımızda da yerel belediyeler noktasında eğer Cumhuriyet Halk Partisi de silkinmezse bir dahaki döneme onları da tarihin kirli sayfalarına göndeririz, tarihin boş sayfalarına gömeriz. Çünkü biz İYİ Parti olarak gerçekten milletin sesi olarak geliyoruz. Biz merkezde bir siyaset yapısı diyoruz. Kimseyi bir tarafa çekmiyoruz, kimseyi ötekileştirmiyoruz. Ve bugün baktığımızda yıllarca Alevi-Sünni diye ayırdılar bizi, Türk-Kürt diye parçalamaya çalıştılar. Kürt de benim kardeşim; Türkmen de benim kardeşim; Laz’ı da Çerkez’i de Gürcü’sü de Misak-ı Millî sınırları içerisinde yaşayan herkesle biz bir bütünüz. Biz Alevi-Sünni diye de kimseyi ayırmıyoruz. Biz canız, biz insan olalım, insanı yaşatalım ki devlet yaşasın ilkesiyle bakıyoruz. Bugün sadece hükümet tarafından bir tarafı var edelim, bir tarafı zengin edelim noktasında değiliz. Biz toplumun kalkınmasını istiyoruz. İYİ Parti olarak da sürekli sahada milletimizi müreffeh yaşayan topluluklar hâline getirmek için mücadele ediyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi gibi emekliyi sefalete, yokluğa, yoksulluğa itme noktasında bir siyaset yapmıyoruz.
Maalesef inşallah önümüze sandık geldiğinde de hepsinin ne noktaya geldiğini, nasıl bittiğini göreceğiz. Ben sadece aziz milletimize şunu söylüyorum, her daim de bunu dile getiriyorum: Kendi bir gününü kurtarmak için aziz Türk milletinin geleceğini kimse karartmasın. "Orada birine ben bir iş bulacağım" diye -ki bunları Eskişehir’de yaşadık, bakın Kırka’da bor işçisi alınırken orada birçok şeyler konuşuldu, kamuoyunda basında yazdı bunu- "5 tane üye getireceksin yoksa seni işe almayız." Şehir Hastanesinde bir hasta bakıcı işe girebilmek adına AKP’den şuradan buradan bir sürü referans getiriliyor. Bu yerin siyasi valisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin il başkanlığı değildir. Eskişehir’in 1 tane valisi vardır, Eskişehir’in kaymakamları vardır, Eskişehir’in belediye başkanları vardır, Şehr-ül Eminleri vardır; yöneticiler bunlardır. Bir siyasi partinin il başkanlığı makamından Eskişehir siyaseti dizayn edilemez, Türkiye siyaseti de dizayn edilemez. Ama bunlar 2017’de tek adam rejimiyle geldiler, "Her yerde biz varız." diyorlar. Ama biz İYİ Parti olarak geldiğimizde biz milletimizle beraber devletle hükümetin arasındaki farkı herkese göstererek nasıl siyaset yapıldığını göstereceğiz, göstermeye de devam edeceğiz diyorum."





