ESKİŞEHİR HABER

Kamuran Arıkan Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube'de yeniden başkan

Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan, yeniden seçildiği genel kurulda teşkilatın ilkelerine bağlı kaldığını ve eğitim çalışanlarının sorunlarına odaklandığını söyledi.

Abone Ol

Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şubesi, 8. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurulda tek aday olarak seçime giren mevcut Şube Başkanı Kamuran Arıkan, delegelerin oylarıyla yeniden başkanlığa seçildi.

Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan şu ifadeleri kullandı:

“18 Haziran 1992’de inanmış ve cesur bir avuç eğitim çalışanının hayat verdiği Türk Eğitim Sen, bugün gelinen noktada, kuruluş iradesi ve ilkelerinden milim sapmadan ortaya koyduğu mücadeleyle Türk memur sendikacılığının kutup yıldızı ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimizin güvenine mazhar olmuş güçlü ve milli bir sivil toplum kuruluşu haline gelmiştir.

Her türlü zorluğa, engellemeye ve hasmane tutumlara rağmen eğitim çalışanlarının sendikamıza olan teveccühü sendikamızı yıkılmaz bir kale yapmıştır.

Türk Eğitim Sen’in sendikal istikametini tayin eden unsur, ne köhne ideolojilerin fantezileri, ne de konjonktürel politikaların rüzgarlarıdır. Türk Eğitim Sen’in duruşunu besleyen tek kaynak, sadakatle bağlı olduğu ilkeleri ve eğitim çalışanlarının hak ve kazanımlarıdır. Türk Eğitim Sen olarak; eğitimi ve eğitim çalışanlarını ilgilendiren her gelişmeye müdahil olmak her daim düsturumuz olmuştur.

Türk Eğitim Sen, cesur sendikacılığın yol basçısıdır. Üyelerimizin muhatap olduğu her olumsuzlukta hiçbir denge hesabı gütmeden safımız hep çalışanın yanı olmuştur. Kamudaki yandaş uygulamaları ve çekirdek çitler gibi çatır çatır yenilen kul haklarını var gücümüzle ifşa edip, bunlarla mücadele etmekten bir an olsun geri durmadık. İstisnasız tüm muhataplarımıza karşı “Hak, haklının olmalıdır. Hakkın, güçlüye verildiği düzen bir haydut düzenidir” diyerek yüksek sesle tavır geliştirdik. İtikadımız gereği, sendikal duruşumuzun odak noktası, her durumda “Emanetin ehline verilmesi” ilkesi oldu.

Öte yandan, Türkiye sevdalısı kamu çalışanları adına bu onurlu sendikal duruşu ortaya koyarken; taleplerimizin, karşı duruşumuzun ya da eleştirilerimizin siyasal taarruzlara veyahut çok uluslu projelere meze yapılmasına ve devlet düşmanlığına yol açmasına da asla müsaade etmedik. Biz inanıyoruz ki, devlet baki, makamlar geçicidir. Hükümetler değişir, milletin fıtratı değişmez. Bir taraftan hukuk zemininde mücadelemizi yaparken, diğer yandan Devletin saygınlığının kocaman makamlara oturmuş bir kısım küçük adamlar için feda edilmesine izin vermedik.

Otuz üç yıl önce bu teşkilata ruh verenler “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” diyerek, ekmek kavgamızın yani sendikal mücadelemizin önüne Türkiye sevdasını, memleket sevdasını, millet sevdasını koymuşlardır. Çünkü biz, önce Türkiye diyoruz. Bize göre, Türkiye varsa sendikal mücadelemizin bir anlamı vardır. Türkiye varsa ondan sonra gelen diğer herşeyin ancak bir anlamı vardır. Kurucu irademizin bize emanet ettiği şuur, “Bizim ilkemiz, önce ülkemiz” ahlakıdır.

Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği Türk Dünyası idealinin vücut bulmuş halidir. Türk Eğitim Sen olarak, inandığımız değerler ve ülkülerimiz doğrultusunda gönül coğrafyamıza da kayıtsız kalmıyoruz. Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği adıyla oluşturmuş olduğumuz teşkilatımızla Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Kosova, Makedonya, Romanya, KKTC ve Irak’taki eğitim sendikalarıyla müşterek faaliyetler yürütüyoruz. Her yıl bir ülkemizde Temsilciler Kurulumuzu topluyor, tertiplediğimiz bilimsel kongre ve çalıştaylarla Türk Dünyasının ortak eğitim hedeflerine hizmet üretiyoruz

Türk Eğitim Sen bir sendika olduğu kadar. Türkiye sevdalılarının, Türkçe sevdalılarının, Atatürk sevdalılarının ve Türk’e sevdalı gönüllerin birleşme noktasıdır. Onun içindir ki Türk Eğitim Sen yüzde yüz yerli ve milli bir kuruluştur.

Türk Eğitim Sen; Türk’e ve Atatürk’e saldıran KILIÇ artıklarının karşısında, yıkılmaz bir iradeyle durmuştur. Bu noktalarda güç kaynağımız her daim bize inanan üyelerimiz olmuştur.

Saygıdeger dostlar iş yerlerini ziyaretlerimizde biz her zaman üyeler bazında farkı görüyor ve onlarla gurur duyuyoruz. Bizler de sadece sendikacılık yapıyoruz. Ama şunu da çok net görüyoruz. Bütün iş yerlerinde sendikacılık yaptığını sananlar sadece Türk Eğitim Sen düşmalığı yapıyorlar. Merak etmeyin Türk Eğitim sen Allah’a çok şükür ki eğitimcilerin umudu olmaya devam etmektedir.

Türk Eğitim Sen Konjektüre göre kurulmuş ve konjektüre göre hareket eden bir kurum değildir. Belirli ilkeleri olan ve bu ilkelerden taviz vermeyen,Hak ve adaleti şiar edinen sendikacılığın kutup yıldızıdır.

Konjektürel oluşumların hızlı bir yükselişi ve hızlı bir düşüşü olur. En sonrada dibe çakılırlar. Yani ilkeli olanlar ile ilkesiz olanların mücadelesinde her daim galip gelenler İlkesiyle hareket edenlerdir.

Öfkesinin ve nefsinin bir olup ,aklını mağlup ettiği tiplere sözüm şudur.

Sizler Tarihten silinip gideceksiniz ama Türk milleti var olduğu sürece Türk Eğitim Sen var olacaktır.

Maalesef Enflasyon hedefleri tutmamakta, maaşlar sürekli geriye gitmektedir. Çarşıda, pazarda, mutfakta, markette yaşanan fiyat artışları; memur ve emeklilerin bütçesini her geçen gün biraz daha sarsmaktadır. Enflasyonun hedeflenen oranlara göre değil, hayatın gerçeklerine göre hissedildiği bu ortamda maaş artışları bir zam değil, sadece önceden yapılmış bir enflasyon düzeltmesi hâline gelmiştir.

Toplu sözleşme masasında dile getirdiğimiz uyarı ve taleplerin ne kadar haklı olduğu bir kez daha açık biçimde görülmüştür. Kamu çalışanlarının ücretleri sadece bütçe kalemleriyle ya da maliyet hesabıyla değerlendirilemez; emeğin, fedakârlığın ve sosyal adaletin göz ardı edildiği hiçbir ücret politikası sürdürülebilir değildir. Artık hedeflerle değil, gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmiştir.

Son olarak 2023 yılında getirilen ilave ek ödemenin taban aylığa yapılmaması sonucunda emekli memurlar bu ödemeden faydalanamamış, memur maaşı ile memur emeklisinin maaşı arasındaki bağ tamamen kopmuş, emekli maaşları asgari ücretin dahi altında kalmıştır.

Çalışanlara, enflasyon hedefi doğrultusunda ücret artışı yapıldıktan sonra çalışanların ve vatandaşların çarşıda, pazarda karşı karşıya kaldığı gerçek enflasyon karşısında biçare bırakılması kabul edilemez.

Yıllardır, vatandaşlarımızın zorunlu olarak tükettiği mal ve hizmet fiyatlarındaki artışlar, memur maaşları için temel kabul edilen enflasyon oranının üzerinde gerçekleşmektedir.

Bu nedenle kamu çalışanlarının ücretleri mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artışlar karşısında her yıl erimektedir.

Durum böyle iken, bazı kesimlere sürekli vergi indirimleri, aflar, teşvikler getiriliyor ama bütün yük adaletsiz vergiler yoluyla bizlerin üstüne yıkılıyor.

İşte bu yüzden ülkemizin kaynaklarını adilce paylaşalım diyoruz, adil bir gelir dağılımı istiyoruz.

Amacımız kamu çalışanlarını ve emeklileri insanca yaşayabileceği bir ücrete kavuşturmaktır.

Hizmetli, memur, şef, teknisyen, şoför; velhasıl, eğitimin görünmeyen tüm kahramanlarının tercümanı ve cesur sesi de her zaman Türk Eğitim Sen olmuştur. Çünkü biz, eğitim hizmetinin bütün eğitim çalışanlarıyla birlikte yürütüldüğünü biliyoruz. Bu itibarla, hem söylem ve eylemlerimizle, hem de gerek KİK ve Toplu Sözleşme görüşmelerinde ve gerekse de her türlü muhataplıkta eğitim çalışanlarının bir bütün olduğunu ısrarla yüksek perdeden vurguluyoruz.

Yardımcı Hizmetler sınıfındaki personelin bir defaya mahsus olarak Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesini; Genel İdare Hizmetleri ve Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan memurlara eğitim durumlarına göre yükselebilecekleri derecelerin kadrosunun verilmesini talep ediyoruz. Birinci dereceye gelmiş bütün kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmediği için büyük bir mağduriyet oluşmuştur.

Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları düzenli hale getirilmeli, sözlü sınav kaldırılarak yazılı sınav esas alınmalıdır diyoruz.

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce göreve başlayan kamu görevlileri ile 2008 sonrasında göreve başlayanlar arasında var olan aylık bağlama oranı, sosyal güvenlik primi gibi farklılıkların eşitlenerek tüm memurların 2008 öncesindeki haklarla emekli olmalarının sağlanması,

Norm kadro uygulaması memur ve hizmetli için de olmalı, norm kadro ihtiyacı kadar personel görevlendirilmelidir.

Gerçek anlamda katılımcı, eşit temsile dayanan ve ILO normlarına uygun grev hakkını da içeren bir toplu sözleşme sistemi kurulmalıdır diyoruz

Türk Eğitim Sen, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı ve ahlaklı sendikal istikametinden zerre-i miktar taviz vermeden mücadelesini sürdürecektir

Biz eğitimciler;

Mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegâne temelinin Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek olduğunu biliyoruz.

Ömrünü Türk milletinin bağımsızlığına adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ideallerini yaşatan Türk milletinin neferleriyiz.

Atamızın “En hakiki mürşit ilimdir” sözünden ilham alarak; bilimin, aklın ve aydınlığın yolunda yürümeye kararlıyız.

Yeni nesli, Atamızın izinde, milli şuurla, ortak değerlerle ve evrensel bilgiyle yetiştirmek için omuz omuza çalışacağız.

Muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğunu idrak ediyoruz.

Türk Eğitim Sen ülkemizde ve şehrimizde koca bir çınar olduysa,Bu başarının sahibi, hiç şüphesiz, işyeri temsilcilerimiz,iş yerlerinde gönüllü çalışan gönül insanları, fedakârca ve hiç bir karşılık beklemeden sendikamıza omuz veren teşkilat yöneticilerimizdir. Rabbim hepsinden, Rabbim hepinizden razı olsun.

Ayrıca bu mücadelede özellikle ilimizde bizleri yalnız bırakmayan, her daim destekçimiz olan ve her platformda deyim yerindeyse bizlere ve üyelerimize toz kondurtmayan Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Sayın İsmail Candemir ağabeyime ve Ülkü Ocakları Başkanımız Sayın Ahmet Ceyhan kardeşime ayrıca teşekkür ederim.

Şunu ayrıca belirtmek isterim ki; geçmişi yaşamayanlar ya da geçmişte yaşananları bilmeyenler bugünün kıymetini anlayamazlar. 18 Haziran 1992’den beri Türk Eğitim Sen’e işyeri temsilcisi, yönetim kurulu üyesi ve genel merkez yöneticisi olarak omuz vermiş bütün emektarlarımıza huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Sonsuzluğa uğurladığımız geçmişlerimizin ruhuna da Fatihalar gönderiyorum.

Oluşan Yönetim Kurulu ise şekilde;

YÖNETİM KURULU – ASİL

Kamuran Arıkan; İlhamı Öner; Rabia Öz; Ercan Atasayar; Nazif Çalışkan; Ayşe Öztürk; Kadir Demirci

YÖNETİM KURULU – YEDEK

Ayşe Koca; Tahir Polat; Kubilay Tarım; Birol Evgin; Halis Körhasanoğulları; Mustafa Kelem; Ersin Gülçetin

DENETİM KURULU – ASİL

Harun Sever; Baran Barış Çetinkaya; Abdülhaluk Kartal; Erdoğan Tabak; Ahmet Düzdağ

DENETİM KURULU – YEDEK

Mehmet Ali Taşkınskaraya; Hüseyin Teke; Fahri Coşkun; Aynur Ertürk; Aykan Özkan

DİSİPLİN KURULU – ASİL

Bayram Uysal; Yalçın Davran; Volkan Aygün; Adem Oğuş; Sunay Kırdök

DİSİPLİN KURULU – YEDEK

Hasan Hüseyin Bekmezcioğlu; Uğur Tiryaki; Öznur Mumcuoğlu; Hamdi Kulaksız; Fikret Lökçü

ÜST KURUL DELEGELERİ – ASİL

Kamuran Arıkan; İlhamı Öner; Sinan Gülşen