Karacahöyük Mahalle Muhtarı Erdoğan Çaygeçen şu ifadeleri kullandı:

“Bizim bu tren yoluyla alakalı yaklaşık 12-13 yıl önce kamulaştırma geldi. Tabii biz gelirdi, gelmezdi derken aradan 12-13 yıl geçtikten sonra 2025 yılında bunlar faaliyete geçti. Biz de yardımcı olduk. Biz devletimizin yoluna, suyuna, demir yoluna hiçbir şeyine karşı değiliz. Yapılması gerekiyorsa yapılmalıdır.

Geçen yıl her konuda yardımcı olduk. Tren yolu çalışmaları ilkbaharda başladı. Dedik ki bir an önce kazıklar çakılsın, yapılacak yer belli olsun ki çiftçilerimiz de zarar görmeden ekilecek yerleri bilsin. Bu konuda Devlet Demiryollarına her türlü yardımı yaptık. Geçen yılın başında başladılar, yılın sonuna kadar harıl harıl bir çalışma oldu. İyi, güzel.

Bu çalışma yapılırken birincisi bizim giriş yolumuzu, yani belediyemizin 2-3 yıl önce yaptığı yolu bozdular. Biz de ‘Giriş yolumuz bozuldu, bunu bir an önce düzeltelim’ dedik. Bize, ‘Belediye zayıf yaptıysa bizim suçumuz ne’ dediler. Hâlbuki 50 tonluk araçlarla buradan geçtiler. İşleri bitince de çekip gittiler.

Asıl mesele ise bizim kadastral yollarımız. Karacayürek mahallemizi besleyen 3-4 tane kadastral yolumuz var. Tren yolu bu yolları kesip geçti. Biz buraların düzeltileceğini düşünüyorduk. Mart ayında veya mart ayının sonuna doğru belediyemiz bu yolları düzeltmek için greyder gönderdi. Biz de ‘Tren yolu geçişlerini de düzeltelim’ dedik.

Devlet Demiryollarını aradığımızda, ‘Buralara siz kamyonla kum gönderin, oraları da düzeltelim. Yoksa geçişler çok sıkıntılı oldu’ dedik. Biraz önce sizler de geçişin durumunu gördünüz.

Bize verilen cevap, ‘Biz oralardan geçişlere izin vermeyeceğiz’ oldu. Bu ne demek oluyor? Sen sonradan geldin, köyümüzü ikiye böldün, şimdi de kadastral yollarımızdan geçiş vermeyeceğini söylüyorsun. Peki ne yapmamız lazım? ‘Dilekçe verin’ diyorlar. Kardeşim, görünen köy kılavuz ister mi? Ne dilekçesi vereceğim? Sizin de gördüğünüz gibi köyü tam ortadan ikiye böldü.

Bu proje yapılırken sadece demir yolu mu düşünüldü? Karacayürek hiç mi düşünülmedi? Bu kadastral yolları vatandaşların kullandığı hiç mi hesaba katılmadı? Birinci olarak bundan şikâyetçiyiz.

İkinci konumuz doğal gaz. Özellikle basın toplantısını burada yapmak istedik. Burada görüldüğü gibi vanalarımız var. Bu vanaların Karacayürek’e uzaklığı yaklaşık 150 metre. BOTAŞ’ın yer altından gelen doğal gazı belki Rusya’dan, belki Azerbaycan’dan, belki İran’dan geliyor, orasını tam olarak bilmiyorum. Oradan buraya kadar geldiğine göre neden 150 metre daha götürülüp boruyla köye bağlanmıyor?

Bu vanalar buraya konulduğuna göre demek ki bu köy de düşünülmüş. Ayrıca bu vanalardan EMKO Sanayi Sitesi’ne, Küçük Oto Galericiler Sitesi’ne, Teksan civarına ve 75. Yıl Sultandere tarafına da doğal gaz gitmekte.

Şimdi bize, ‘Burası ana hat’ deniliyor. Kardeşim, ana hatsa oralara nasıl verdin? Zamanında oralara nasıl gitti de buraya neden verilmiyor? İkinci konumuz da doğal gaz.

Bize burada 8 mahalle olduğu söylendi. Hâlbuki bu bölgede Karacaören ile birlikte Odunpazarı’na ait 9 mahallemiz var. İki seçim geçirdik. İki seçimde de her geldiklerinde bunu dile getirdik ve her defasında söz verildi. Şimdi ‘Kurtarmıyor, sayı az’ deniliyor. Azsa az kardeşim. Bu otobüs önümüzden geçsin de isteyen biner, istemeyen binmez. Olay bu kadar basit.

Bir önceki muhtarlık dönemimde 9 mahallenin mühürlü imzasıyla beraber ESGAZ’a müracaat ettik. Oradan gelen cevap, ‘Değerlendirilecek’ şeklindeydi. Yuvarlak, her zamanki cevaplar. Hep aynı bahane, hiçbir değişiklik yok.

Hâlbuki bu iş ESGAZ’ın işi. ESGAZ, Eskişehir’in gazını ilgilendiren bir kurum veya şirket. Ama ne yazık ki burada iş tamamen siyasallaşmış durumda.

Karacayürek, 8 bin 500 dönüm arazisi olan bir köyümüzdü. Bir önceki dönem başlamadan önce belirli yerleri kaybettik. Şu anda 5 bin 500 dönüm arazimiz var. Belirli büyük çiftliklerimiz var ve bu araziler işlenecek. Bu köylü devlete bir katma değer kazandırıyor. Şehirlinin doğal gaza ihtiyacı var da burada bu kadar araziyi işleyen köylünün doğal gaza hiç mi ihtiyacı yok?

1970’lerde elektrik geldi. Bizim köylerimiz 70’lerde elektrikle tanıştı. O zaman ayrım mı yapıldı? 80’lerde, Özal döneminde telefon geldi. O zaman ayrım mı yapıldı? O zaman bu altyapıları yapmak çok mu basitti? Şimdi mi zor? Bana göre 2026 yılında bunların daha basit olması lazım.

Siyasi ayrım olduğunu tahmin etmiyorum. Ayrım derken şunu kastediyorum: Bazı bölgelerde siyasetin etkisi olabilir. ESGAZ’a kalsa hayatta bağlamaz gibi bir durum var. ESGAZ sadece sayıya bakıyor. Siyaset bastırdığı zaman yapıyor. Böyle olmaması lazım.

ESGAZ’ı çağırsanız bir çalışması var mı? Hiçbir çalışması yok. ‘Yap’ denildiğinde paldır küldür, aynı tren yolunda olduğu gibi yapılıyor. Böyle olmaması lazım. Bunun bir altyapısı, planı ve çalışması olması lazım.”