Karacahöyük Mahallesi’nde hayvancılık yapan Özbek Örs şu ifadeleri kullandı:
“Evet, hizmet yapılıyor. Güzel, yararlı ve faydalı. Ancak sen bu hizmeti yaparken diğer taraftaki bütün mahalleliyi, köylüyü, herkesi mağdur ediyorsun. Şu anda tarlamız var, mısır yetişmiş. Biçilmesi gerekiyor ama geçiş olmadığı için biçilemiyor. Şantiye şeflerine söylüyoruz, Valiliğe kadar gidiyoruz ama yine geçilemiyor.
Bir arkadaşımız siyasi ayrımcılık olup olmadığını sordu. Aslında siyasi ayrımcılık da oluyor. Oy potansiyeline bakılıyor. Oy azsa ‘Bizden değil’, oy çoksa ‘Bizden’ anlayışıyla hareket ediliyor.
Rahmetli Kemal Sunal’ın bir filmi vardı, yanlış bilmiyorsam ‘Propaganda’ydı. Köy burada, mezarlık burada. Yarın buraya tel çekilecek. Biz cenazeyi nereden dolandıracağız? Organize Sanayi Bölgesi’ni mi dolanacağız, Sultandere’yi mi dolanacağız?
Gelmiyorlar. Gelen mühendisler de, affedersiniz, Covid döneminde mezun olmuş mühendisler. Adam buradaki durumu anlamıyor, bilmiyor. Buraya hayvanların demir yoluna çıkmaması için mecburen tel çekilecek. Burada evler, haneler var. Hepsini geçtim, burada mezarlık var. Mezarlığa gitmek için Organize Sanayi Bölgesi’ni, Sevinç Köyü’nü mü dolanacağız?
Aşağıdaki çiftliklerin önünü kapatmışlar. Adama, ‘Git İlahiyat Camisi’nin oradan dolan, gel. 45 kilometre’ diyorlar. Yani 100 metre ilerideki yere geçmesi gerekirken 45 kilometre dolanıp gelmek zorunda kalacağız.
Bu da ayrımcılık oluyor mu? Oluyor. Oy potansiyelin varsa herkes burada, oy potansiyelin küçükse hiç kimse yok. Bir de bütün sistem özel şirketlere devredildiği için şirketler kârlarına bakıyorlar. Öncesinde devlet yapıyordu, hizmete bakıyordu, kâra bakmıyordu. Şimdi kâra baktıkları için bu sorunlar yaşanıyor.
Bu bölgedeki köylüler, özellikle Alpu Kavşağı’nda, Alpu yolunda yapılan köprü ve bu demir yolu nedeniyle çok ciddi şekilde etkilendi. Geldiler, affedersiniz ama bir atasözü vardır, ‘Adam eksen adam biter’ denilen verimli arazilerin ortasından geçtiler.
Yarın buraları parselleyecekler. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki zenginlerin yarın burayı parsellemesi için yapıldığını düşünüyoruz. Devletin kendi arazileri, hiç kimseden istimlak yapmadan geçilebilecek yerler varken hattı buradan geçirdiler. Yarın sağına ‘depo’, soluna ‘depo’ diyecekler. İmişehir’de yaptıkları gibi 2 bin liraya köylüden alıp 2 milyon liraya zengine verecekler.
Bizim böyle bir mağduriyetimiz var. Gerekirse Valiliğin gelip burada köylülerimizi dinlemesini arz ediyoruz.”




