Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı:
“Çok değerli Tüm Bel-Sen delegeleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Geçmiş dönemde görev yapan yönetici arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Görevini bırakan arkadaşlarımıza emeklerinden dolayı teşekkür ederken, yeni seçilecek yönetime de başarılar diliyorum.
Odunpazarı Belediye Başkanı olarak artık bu işi öğrenmiş sayılırız. Ancak zaman zaman sendikacı arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde bazı eleştirilerimi dile getiriyorum. Özellikle memur sendikalarıyla ilgili yasanın ciddi anlamda yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sendikal haklar ve sendikal özgürlükler konusunda bazı çekincelerim var.
Örneğin, sizin sendikanıza rakip olan bir sendikanın üyesi de sizin elde ettiğiniz hakların tamamından yararlanabiliyor. Bana göre bu doğru bir yaklaşım değil. Örgütlenmenin önünde böyle bir durumun olmaması gerekiyor. Eğer siz örgütlenmiş, yetkiyi almış ve toplu sözleşmeyi imzalamışsanız, diğer sendikanın üyesi de işçi sendikalarında olduğu gibi ya dayanışma aidatı ödemeli ya da sizin kazandığınız haklardan yararlanmamalı.
Şu anda Odunpazarı Belediyesi olarak sosyal denge tazminatını en yüksek orandan ödüyoruz. Ancak bu ödemeyi, sizin sendikanıza karşı faaliyet gösteren sendikanın üyelerine de yapıyoruz. Böyle bir eşitlik anlayışının doğru olmadığını düşünüyorum. Örgütlenme özgürlüğü açısından eşitlik bu şekilde değerlendirilmemeli.
Elbette herkes eşittir, her sendika eşittir. Ancak bir sendikanın örgütlenerek kazandığı yetkinin de bir karşılığı olmalı. Bunun mücadelesinin verilmesi gerekiyor.
İnanıyorum ki en kısa zamanda yapılacak seçimlerde Türkiye’de iktidar olacağız. İktidara geldiğimizde de bu olumsuzlukları giderecek adımları atacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Sendikalardan her zaman destek bekliyoruz. Çünkü önümüzdeki süreçte hepimizin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Hepimizin birlikte ses çıkarması, ortak mücadele etmesi gerekiyor.
Dün basın emekçileri adına gerçekleştirilen eylemde de bunları anlatmaya çalıştık. Bugün mevcut rejimin karşısında duran herkes potansiyel suçlu olarak görülüyor. Her an gözaltına alınabilecek, tutuklanabilecek insanlar olarak değerlendiriliyor. Artık bu anlayışın terk edilmesi gerekiyor.
Bunun değişebilmesi için de hepimizin birlikte hareket etmesi şart. ‘Birleşe birleşe kazanacağız’ sloganının artık hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz birleşmeliyiz.
Rakip bellidir. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki rakibimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. O seçim kazanılmadığı takdirde elde edilen bütün kazanımların boşa gitme riski vardır.
Belediye başkanını görevden alıyorlar, muhtarı görevden alıyorlar, şirketlere kayyum atıyorlar, diplomaları iptal ediyorlar. Dolayısıyla bu tek adam rejiminde asıl kazanılması gereken yer Cumhurbaşkanlığıdır.
Bunu başarmak zorundayız. Bunun için de hep birlikte hareket etmek, ortak mücadele etmek zorundayız. Bu düşüncelerle, bundan sonraki süreçte görev yapacak olan yeni yönetime başarılar diliyorum.”





