Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Mehmet Ektaş şu ifadeleri kullandı:
“Hiç kuşku yok ki, vatanını seven herkes, kırk yılı aşkın bir süredir başımıza bela olan etnik bölücü terörün sona ermesinden büyük mutluluk duyacaktır. Bu nedenle “Terörsüz Türkiye” başlığıyla ilan edilen yeni dönem toplumumuzun bir bölümünde beklenti yaratmıştır.
Sürecin ilk gününden bugüne kadar AHPADİ olarak bizim ve Atatürkçü, Cumhuriyetçi çizgideki diğer demokratik kitle örgütlerinin yaptığı tüm basın açıklamalarında terörle, teröristle pazarlık olmayacağı, mücadele edileceği vurgulandı. Türk Milletinin ortak hissiyatları doğrultusunda teröristbaşına ve teröristlerine af çıkarılmaması gerektiği işaret edildi. Ancak, Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” söylemiyle gündeme getirdiği süreç, her yönüyle PKK ve terör örgütüyle müzakere, pazarlık görünümüyle devam etti. Süreç, şeffaf olmayan, milletten gizlenen karar ve uygulamalarla adım adım ilerletiliyor.
Son olarak gündeme bir çerçeve yasa geldi. Kamuoyuna yansıyan bilgilerden ve yapılan açıklamalardan, içeriği belirsiz yasa taslağının kimler tarafından hazırlandığını bilmemekle beraber, teröristbaşına sunulduğunu, onunla müzakere edildiğini ve uygun görüşünün alınmasından sonra Meclise sunulma gayretine girildiğini öğrendik.
Teröristbaşı bu yasa taslağının; “en az Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcı olduğunu, demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralayacağını” söylemektedir. Teröristbaşının demokratik cumhuriyete yüklediği anlamın; etnisiyetçi, çok ana dilli, federatif bir Anayasaya sahip Cumhuriyet olduğu gerçeği ışığında, açıklamasından da bu çerçeve yasanın etnisiyetçi, çok ana dilli, federatif bir Cumhuriyet yolunda ilk önemli yasal düzenleme olduğunu anlıyoruz. Yine, kamuoyuna yansıyan bilgilerden bu yasa ile 3.500 civarında PKK’lı mahkumun serbest bırakılacağını, TCK 302/1’de düzenlenen “Devletin Birliğini ve Bütünlüğünü Bozma” suçunun PKK’lı teröristler yönünden suç olmaktan çıkarılacağını öğreniyoruz.
Çerçeve yasanın milletten ve TBMM’den gizlenmesinin, Mecliste grubu bulunan partilere somut düzenlemelerin gösterilmesi yerine bilgilendirme yapılarak destek istenilmesinin, AK Parti ve MHP milletvekillerine içeriği okutulmadan önergeye imzalarının alınmasının nedeni bizce içerdiği şifrelerdir.
AK Parti Eskişehir milletvekillerinin, partilerinin aldıkları karara karşı direnme gücü göstermeyeceklerini, taslağı okumadan itirazsız imzalayacaklarını, Genel Kurulda da evet oyu vereceklerini düşünüyoruz.
Bu nedenle bizler, bizleri temsile eden diğer Eskişehir milletvekillerimize, her fırsatta Cumhuriyetçi, Atatürk’ün mirasçısı olduklarını belirten Sayın Jale Nur Süllü, Sayın Utku Çakırözer ve Sayın İbrahim Arslan’a sesleniyoruz.
Sayın Süllü, Sayın Çakırözer, Sayın Arslan; önümüzdeki hafta TBMM’ye geleceği söylenen ancak içeriği sizlerden gizli tutulan “çerçeve yasa”nın sizlerden neden gizli tutulduğunu mutlaka merak etmişsinizdir. Bu yasadan teröristbaşının haberi varken neden bizim haberimiz yok sorusunu sormuşsunuzdur.
Sayın Süllü, Sayın Çakırözer, Sayın Arslan; nerede durduğunuzu, milletin hangi tarafını temsil ettiğinizi, bizden 2023 yılında aldığınız oylardan doğan irademizi Meclise yansıtıp yansıtmayacağınızı, AK Parti-MHP tarafından hazırlanıp teröristbaşıyla müzakere edilen çerçeve yasaya karşı vereceğiniz oyla sınayacağız. İrademize saygılı olacağınızı umuyoruz.
Demokratik cumhuriyet zokasıyla Türk Milletine kurulan tuzağa düşmeyin.
Terörü ödüllendirmeyin, teröristleri cesaretlendirmeyin.
Meclisi yok sayan bu taslağa hayır deyin.





