ESKİŞEHİR HABER

Mehmet Karatay: "Hakkımızdaki gözaltı iddiaları gerçeği yansıtmıyor"

Eskişehir Kahveciler Odası Başkanı Mehmet Karatay, oda şirketine ait malzemelerle ilgili suç duyurusunda bulunduklarını, haklarındaki gözaltı haberlerinin ise gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Abone Ol

Eskişehir Kahveciler Odası Başkanı Mehmet Karatay şu ifadeleri kullandı;

“Bilindiğiniz üzere esnaf ve sanatkarlarımızın işte ocak ayında başladığı bir seçim süreci vardı. Seçim sürecini de yoğunlukla bitirdik. Esnaf ve sanatkarımıza öncelikle seçimlerimizin hayırlı olmasını diliyoruz. Biz de bu süreçte ocağın 11'inde Kahveciler Odası Başkanlığına seçilmiş bulunuyoruz.

Bu süreçte oda başkanlığına seçildikten sonra burada Kahveciler Odasının bir şirketi vardı. Şirketin üzerinden kahveci esnafımızın ihtiyaç ve gereçlerini karşılayacak malzemelerin dağıtımı yapılıyordu. Görevi teslim aldığımızda bu odada malzemeler vardı. İşte çay, şeker, bilumum işte okey takımları, masa örtüleri vesile falan. Biz pazartesi günü bunu geldiğimizde gündüz, gündüz geldiğimizde bunu görmüştük. Tabii çarşamba günü mazbatayı almaya geldi, mazbatamızı alıp geldiğimizde de bu malzemelerin olmadığını gördük.

Bununla alakalı yönetimdeki arkadaşlara sorduk, daha önceki yönetimdeki buradaki malzemeler ne oldu diye. Oradaki arkadaşlar da bize bunların iade edildiğini söylediler. Biz de sorduk, iade faturasını gösterin dedik. İade faturası bize ibraz edemediler. Onun neticesinde tabii bizim de arkadaşlarla görüşmemizden dolayı buradaki malzemelerin şirketin arabasıyla başka bir depoya taşındığını, oradan da seçimden sonra da bunların satışının yapıldığını tespit ettik. Burada görüntü var, kayıt var, adres var. Malzemelerin olduğu deponun adresi var ve bunları tespit ettik. Bununla alakalı da savcılığa suç duyurusunda da bulunduk.

Neticesinde olay mahkemelik oldu. Mevcut başkanın yönetimindeki arkadaşlar da bizlere başkan iftira atıyor diyerek tekrardan bir mahkeme şey savcılığa suç duyurusunda bulunuyor. Bunun neticesinde de bizler oda sekreterimiz bir de yönetici arkadaşımızla beraber ifadeye çağrıldık. İfadeye çağrıldık ve gittik, ifademizi verdik.

Ama biz 3 gündür Ankara'dayız. Öyle bir haber geldi ki bu ifadeye verdiğimiz tam 10 gün oldu. 10 gün önce ifadeye verdiğimiz bir olayı dün yaşanmış gibi basında, işte Kahveciler Oda Başkanı gözaltına alındı, işte evinden, evimizin açık adresleri gazeteye basılarak mimlendik. Bu şekilde özel haklarımızı basına sızdırıldı. Yani bu yaşanmaması şeylerden, olay zaten mahkemeye intikal etmiş. Biz şikayetimizin zaten arkasındayız. Delillerimiz var, kanıtlarımız var, şahitlerimiz var. Bu arkadaşlar aklanmak istiyorsa mahkemeden aklanacaklar, sonrasında bize bir mahkeme açacaklar iftira attığımızı ispatlarlarsa. Şimdi ispatlanmamış bir suç her zaman suçtur yani. Şu anda biz bu arkadaşlarla mahkemeliyiz. Biz bu sürecin üzerinden artık yorulduk. Çünkü konu mahkemeye intikal etmiş. Bunu 2 aya bir, 3 aya bir pişirip pişirip basının önüne getirmeye hiç gerek yok yani. Bizim burada kişisel haklarımıza da bir itibar suikastı var yani.
İftira davası açıldı ama bizim onlara mahkemelik mahkemelik olduğumuz olaydan daha mahkeme görülmedi ki yani. Kanıtlasınlar iftira attığımızı, ondan sonra mahkeme açsınlar bize. Şimdi kanıtlanmamış bir suç suçtur bence. Biz onlara şahitli, görüntülü, ispatlı, iftira davası değil, biz bunlara yaptıklarını mahkemeye verdik. Bu arkadaşlar da yapmadıklarını beyan ediyorlarsa mahkemeden aklanacaklar, geriye dönecekler bize iftira davası açacaklar. Biz o zaman da basında söylemiştik.

Ben iftira atıyorsam her türlü bedeli ödemeye hazırım. Burada her şey kanıtlı, ispatlı. Burada görüntü almasınlar diye odanın kamerasının fişlerini sökmüşler malzemeleri taşırken. Biz geldiğimizde sorduk, bu kamera çalışıyor mu? Çalışmıyor dediler. Hemen bir kameracı çağırdığımızda adaptörü taktığında kameralar faal olarak çalışıyordu. Peki bu odanın kamerasının fişi neden sökülür? Kim tarafından sökülür? Niçin sökülür? Suçlarını gizlemek için yapılmış bir şey. Yani biz kişilerin kişilerle hiçbir problemimiz yok. Evet, delil karartmışlar. Kişilerle hiçbir sorunumuz yok, hiçbir husumetimiz yok, hiçbir derdimiz yok. Bizim derdimiz odamızın ve üyelerimizin hakkını savunmak. Yoksa biz seçim orada kaldı, seçim sandıkta bitti.

11 Ocakta seçim oldu. Bizim için 11 Ocakta seçim bitmiştir. Herhangi bir adayla, yönetimdeki arkadaşlarla hiçbir husumetimiz, hiçbir derdimiz yoktur. Biz bize güvenen üyelerimizin haklarını savunmak için gerekli işlemleri adli makamlara bildirdik, süreci takip ediyoruz. Bu konuda hakkımızda çıkan haberler asılsızdır. Hiçbir şekilde işte gözaltına alınmış, polis zoruyla evinden alınmış, bunlar itibar suikastıdır. Böyle bir şey yaşanmamıştır. İfade tutanağı bizde mevcuttur. Bizim ayın 3'ünde verdiğimiz karakolda verdiğimiz ifade tutanağıdır. Ben ve işte oda personelimizin de vermiş olduğu ifade tutanağı bu şekildedir. Bizi polis arkadaşlar davet etti ifademizi. Biz de gittik, ifademizi verdik.“