Odunpazarı Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez şu ifadeleri kullandı;

"Biz konuşurken, özellikle ben konuşurken grubunuzdan özellikle bir sesler geliyor. Emre Bey kardeşim gençtir ve heyecanlıdır; bunu anlıyorum. Ama arka taraflardan da benim duymadığım ancak şahsıma yönelik birtakım ithamların konuşulduğunu arkadaşlar söylüyorlar. Bu meclis insicamının bozulmaması açısından bence önemli bir konudur.

Şimdi biz dinliyoruz. Sizin grubunuzdan konuşan arkadaşların hiçbirine müdahale etmiyoruz. Herkes konuşuyor, biz de notumuzu alıp cevaplarımızı veriyoruz. Onların da verecek cevapları varsa versinler. Ben bu konuda özellikle CHP grubunun daha duyarlı davranmasını rica ediyorum. Şimdi Sultandere’deki kaza ile ilgili orada anlatmak istediğim bir konu var. Genelde şehir içindeki yolların bir kısmı büyükşehre ait yollardır. Duble yol yapılmış veya çift şeritli yol giderken tramvay durağının olduğu yerde yol bir anda teke düşüyor. Bilen var, bilmeyen var; o kaza ile ilgili oradaki kişilerin yarışmasıdır, alkollü olmasıdır, bunlar ayrı bir konudur. Orada vefat edenlere öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine de sabırlar diliyorum.

Biz bu gibi şeyler üzerinden siyasi rant elde etmek gibi bir düşünceye sahip değiliz ancak bu bir gerçektir. Eskişehir’deki yolların durumunu herkes görüyor. Bakın şimdi yağmur yağıyor, eğer böyle devam ederse yollarımız göle dönüşecek. Belki de tramvay hattı Eskişehir'de işlemeyecek. Şimdi bunları söyleyince bu bir istismar olmuyor. Belediyenin görevi altyapıyla ve üstyapıyla ilgilenmektir. Ne yapacaksa buna bir çözüm bulması gerekir. Vatandaşları bu yağmurda, suda, karda ve selde suyun içinde bırakmaya kimsenin hakkı yoktur diye düşünüyorum.

Hukuk tabii ki herkese lazımdır; sadece Cumhuriyet Halk Partililere değil, AK Partililere ve bu ülkede yaşayan herkese hukuk lazımdır. Geçmişte bu hukukun ne kadar zulüm yaptığını, ne kadar insanları rencide ettiğini hep birlikte yaşadık. Şimdi arkadaşlar geçmişten yine örnek veriyor diyecekler. Geçmişteki tecrübelerden ve o zaman yapılan işlerden eğer ders çıkartmazsak önümüzdeki yönü bulamayız diye düşünüyorum. Şimdi de hukuk hukuksuzluk yapmasın, biz böyle bir şeyin taraftarı olmayız. Kime yapılırsa yapılsın, kimden şiddet gelirse gelsin biz ona karşıyız.

Şehir plancısı olabilir, mimar olabilir, avukat olabilir, imam olabilir veya öğretmen olabilir; kim olursa olsun bu ülke vatandaşlarının hiçbirisinin şiddete maruz kalmasını kabul etmeyiz. Geçenlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na bir saldırı düzenlenmiş; bunu yapanı şiddetle kınıyoruz. Bu olaya siyasi gözlükle bakmamak lazım. Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanına bu saldırı yapıldığında biz sevinmeyiz. Ancak bu saldırıyı yapanın daha önce CHP’de meclis üyeliği yapmış bir arkadaş olduğu ortaya çıktı. Ben her türlüsünü kınıyorum. Biz şiddetin her türlüsüne, kime yapılırsa yapılsın karşı olduğumuzu bir kez daha buradan ilan etmiş olalım.

Biz kimseyi ötekileştirmeyiz, kimseyi ayrıştırmayız. Herkesin inancına, düşüncesine saygılıyız. Çok güzel. Şahsınızı tenzih ederim ama partinizin ve parti mensuplarınızın bu ülkede yapmış olduğu bu tür faaliyetleri zaten millet biliyor. Onun için de size 23 yıldır yetki vermiyor. Bundan dolayı, önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin -ki kişi genel anlamda söylüyorum- Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu ülkenin insanlarıyla, her kesimiyle barışması lazım. Kavga etmemesi lazım; dini inanışlarıyla, ideolojileriyle, kültürüyle vesaire.

Bakın, bunları söylemek istemiyorum ama partinizden milletvekilliği yapmış veya daha önce değişik partilerde milletvekilliği yapmış Kamer Genç'in mezarında yapılan bu olay, bunun hoşgörüyle bakılması mümkün değil. Bizim ne Alevi kültürümüzde ne Sünni kültürümüzde böyle bir uygulama var. Böyle bir şeyin yapılması tabii ki hoş şeyler değil. Ha, siz saygılı olabilirsiniz, sizin şahsınızla bir sıkıntımız yok ama genel anlamda yapılan bu tür uygulamalar her iki tarafı da rencide ediyor. Alevi kültüründe de Sünni kültüründe de mezarlar kutsaldır. Mezarlıkta böyle bir şeyin yapılması, üstelik televizyonlarda, haberlerde söylendiğine göre bunun 8 sene devam ettiği belirtiliyor. Ha, en son gittiler, mezara su döktüler. Demek ki bir gelişme var; vatandaştan görülen tepkiyle bu işler düzelecek inşallah.

Daha sonra Maduro'nun fotoğrafını göstererek Cumhurbaşkanımızı tehdit anlamında sözler konuşmak, ana muhalefet partisi üyelerine yakışmayan bir şeydir. Bunu da kabul etmiyoruz. Sayın Başkan, ben size hitaben konuşuyorum, lütfen müdahale etmeyin. Tamam, siz de doğru ifadede bulundunuz beyefendi. Tamam, avukatı mısınız? Buyurun devam edin. Demek ki rahatsız oluyorsunuz.

Şimdi en son şunu söylediler: Sizin eski milletvekillerinizden birisi dedi ki; 'Sayın Özgür Özel demiş ki; eğer ben bir daha seçilemezsem 30 yıla kadar hapiste cezalandırılır yatarım, bu seçimi mutlaka almalıyız.' Avukat mısınız? Sayın Başkan avukatsınız, arkadaşımız da avukat. Bu artık nereden kaynaklanır? 30 sene olayını iyi düşünmeleri lazım diye düşünüyorum.

Şimdi ülkemizin nereden nereye geldiğini herkes biliyor, milletimiz biliyor. Geçenki toplantıda; Eskişehir'e yatırım yapılmadığı, ayrımcılık yapıldığı, Eskişehir'in ötekileştirildiği gibi sözler söylendi. Bunların hiçbirisini kabul etmiyorum, zaten gerçeklik payı yok. Eskişehir'de toplanan vergilerin 7'de 1'i değil, daha fazlası... Siz tabii ki belediyelere gönderilen paraları herhalde milletvekiliniz hesap etmemiş. Onları hesap etmemiş, yapılan yatırımları da görmemiş. Görmüyor, çünkü Ankara'ya gidip geliyorlar. Yapılanları görmedikleri için buraya az para geldiğini düşünüyorlar. Hiç öyle bir şey yok; yatırımlarımız hâlâ devam ediyor.

Bakın, yapılanlardan birkaç tane örnek verecek olursak; stadyum yapılmış, tren yolu Eskişehir içinde yer altına alınmış, şehir hastanesi yapılmış, Yunus Emre Devlet Hastanesi yapılmış ve buna benzer birçok hizmetler var. Bundan sonra şunu yapacağız; biz de her ay şehrimize ilgili müdürlüklerin neler yaptığını, yatırımlar yaptığını buradan açıklayacağız. Ondan sonra da nelerin yapıldığını hep birlikte görmüş olacağız. Adalet Sarayı da aynı şekilde yapılan yatırımlardan birisidir.

Bundan dolayı biz, yapılanların milletimiz tarafından görüldüğünü biliyoruz. Ekonomik kriz diyorsunuz, tabii onu biz de kabul ediyoruz. Bir ekonomik sıkıntı var, onu herkes kabul ediyor; hükümet de kabul ediyor, Cumhurbaşkanımız da kabul ediyor. Bunun çözümü için programlar uygulanıyor. İnşallah bunu da halledeceğiz, ondan sonra da millet işine gücüne bakacak. Biz de sizden şunu bekliyoruz: Belediyeler olarak sizin yapmanız gereken şeyler neyse öncelikle onları yapın. Biz de bu konuda katkı sunmamız gerekiyorsa sunarız. Bunun dışında hükümeti tabii ki eleştirebilirsiniz ama hükümet iş başındadır; savunmasıyla, sağlığıyla, milli eğitimiyle her konuda nereden nereye geldiğimiz bellidir. Onun için çok fazla söze gerek yok, vatandaşımız zaten bunu görüyor. Cumhuriyet Halk Partisi kendini birinci görebilir ama biz birinci görmüyoruz. Oy oranlarınız zaten düşüyor; bakın yavaş yavaş milletvekilleriniz bile artık istifa etmeye başladı. Geleceği AK Parti'de gördüler. Biz de kapımızı açıp hepsine 'Hoş geldiniz' diyoruz."