İYİ Parti’nin kurucularından olan ve son seçimde partiye genel başkan adayı olan Mehmet Tolga Akalın, Anahtar Parti’ye katıldı.
Törende konuşan Mehmet Tolga Akalın şu ifadeleri kullandı;
"Bu nitelikli katılımla sizleri yorduk, hassaten haklarınızı rica etmenizi talep ediyorum. Ne yazık ki belki siyasette bu tür protokol meselelerinin tamamını Yavuz Başkan’ın liderliğinde Türkiye kaldıracak. Usulün önemli olduğu ama hakikate yürünecek yeni bir Türkiye inşa ettiğimizde belki biz de sizleri bu protokol hadisesiyle bir daha yormayacağız efendim. Çünkü yarınlara ilişkin yeni şeyler söylemesi gerekiyor Türkiye’nin.
Bakın, bu coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti Devleti kadim Türk milletinin son fevkalade mucizesidir. Dünya devletler tarihinde kesintisiz devletli yaşayan 2 büyük milletten birinin mensubu olan biz Türkler; 19. yüzyılı 20. yüzyıla bağladığımızda dünya insanlık tarihinin gördüğü en muazzam mücadelelerden biri sonucunda, etki ve sonuçları dünyada 52 devleti daha bağımsızlık yapacak emperyalizme karşı en kadim mücadeleyi vermiş, dünyanın en önemli milletlerinden biriyiz.
Türk milletinin geleceğini inşa etme arzu ve emellerini ortaya koyuyorsanız; onun temel milli hasletlerini ve hassasiyetlerini görmek durumundasınız. Bunları siyasetin öznesi olmaktan çıkarmalısınız. Türklüğü büyük bir müşterek alanımız olarak yeniden tarif etmelisiniz. Bunun dışında siyaseti değerler alanı üzerinden değil, hizmetler alanı üzerinden yeniden tanımlamalısınız.
Ancak bir sorunumuz var, sorun şu: İki kutuplu dünya dünyada biteli 30 yıl oldu, Türkiye’de bitmedi. Biz Soğuk Savaş nesli siyasetçileri tarafından yönetiliyoruz hala. Çünkü Soğuk Savaş döneminde biliyorsunuz insanlık iki kutba ayrılır, her iki tarafın birbirini "kötü sen daha kötü" üzerinden oluşturduğu bir denklem üzerinden insanlık 45 yıl yönetildi.
Bugün Türk siyasetinin yaş almışları, saygıdeğer büyüklerimizle siyasi bütün donanımlarını bu Soğuk Savaş döneminde elde ettiklerinden dolayı Türk siyasetini bu Soğuk Savaş usul ve prensipleri üzerinden yönetiyorlar. Kurdukları tahterevalli modelinde daha iyinin değil, daha kötünün tartışıldığı bir politik nizamın ne yazık ki tarafları oluyorlar.
Şimdi Anadolu’dan yeni bir ses yükseliyor. Uzun yıllar bir başka zeminde beraber mücadele ettik. Biz Türkiye’yi yeniden bir büyük devlet yapmak için kavli karar yapmış dostlarız aynı zamanda. Kavli karar etmiş dostlarız ama biz aynı zamanda siyasi partileri her halükarda yeni mevziler olarak gören ama fikri, duruşu, tarihsel sorumluluklarını unutmayan, fikirlerini gerçekleştirmek için de önemli birer vasıta gören insanlarız.
Parti totemciliği yapmaması Yavuz Başkan’ın 21. yüzyılda Türk siyasetine yeni bir hediyesidir. Türk siyaseti yeni bir dönemle tanışacak. Bu Soğuk Savaş neslinin milleti konsolide eden bu tahterevalli düzeni üzerinde milletin değerleri üzerinden milleti çatıştırarak yönetmeye çalışan siyaset dili ve dönemi bitecek. Milletin değerleri üzerinden, Türk milletini değerleri üzerinden uzlaştıran Türk milletinin muhafazakar evlatlarını, Türk milletinin milliyetçi evlatlarını, Türk milletinin demokratlarını, Türk milletinin yurtsever evlatlarını ve 170 yıldır emperyalizme karşı aslanlar gibi direnen Türk Kürt kökenli vatansever büyük evlatlarını aynı daire içerisinde toplayacak Anahtar Parti.
Anahtar Parti ve inanıyorum ki Türkiye’nin yeni toplanma merkezi çünkü Türkiye’nin yarınlarına ilişkin yeni söz söyleme kapasitesi ve çapına sahip tek siyasi hareket, millet nezdinde teveccüh bulmuş tek siyasi hareket. Mutlaka henüz sandıkta test edilmemiş başka siyasi hareketler de var ama millet teveccühüne mazhar olan, Anadolu’da bir ateş olarak yanan ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin Türkiye’yi milli kimlik unsurları üzerinden yeniden birleştirecek ve onu daha da büyütecek milleti daha da büyütecek bir dili inşa eden bir siyasal hareket.
Bu Türkiye’nin geleceği, bu gelecekte sizinle omuz omuza mücadele etmekten ve edecek olmaktan dolayı iftihar ediyorum. Sinenizde bana da bir yer açtığınızdan dolayı her birinize şükranlarımı ayrı ayrı ifade ediyorum."





