Odunpazarı Belediyesi YENİ Parti Meclis Üyesi Mert Eke şu ifadeleri kullandı:

“İnsanlarımızın ekonomik sıkıntılardan, fakirlikten intihar ettiği bugünlerde, emekli ve gençler maaşlarıyla adeta tutunmaya, götürmeye çalışırken trajik kayıp görüyorum. Vatandaşlarımızın ay sonunu zar zor getirdiği, kuruşu kuruşuna hesap yaptığı, birçok temel ihtiyacını alamadığı bugünlerde fon skandalı adı altında götürülen milyarları büyük bir öfkeyle takip ediyorum.

Milletin güvenerek oy verdiği, her şeyini emanet ettiği AKP iktidarının en tepesindeki isimlerin dahi karıştığı bu fon yolsuzluğunun ne kadar büyük bir yolsuzluk olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez ama meseleye rakamlarla kısaca bir bakalım.

455 binden fazla vatandaşın yatırım yaptığı fonların hortumlandığı bu organize usulsüzlük operasyonunda çalınan para milyarlar ile ifade ediliyor. Ama şimdi sakın bunu ağız alışkanlığı ile kullanılan eski milyar ifadesiyle karıştırmayalım. Paranın zihninizde canlanması için şöyle bir örnek vereyim: Şu anda 1 milyar TL ile 350 adet lüks araba ve ev alabiliyorsunuz.

Şimdi gelelim götürülen paranın miktarına. Şu ana kadar yurt dışına kaçırıldığı tespit edilebilen para miktarı 7,9 milyar TL. Biz az önce 7,25 milyar TL’lik bir belediye bütçesi onayladık. Yani şu anda kaçırıldığı tespit edilen paranın koca bir belediyenin bütçesinden daha fazla olduğunu görüyorsunuz.

Tasfiye edilen 131 fonun büyüklüğü 891 milyar TL. Yani belediye bütçemizin tam 123 katı. Olayın patlak vermesinin ardından borsada yaşanan değer kaybı 4,5 trilyon TL. Yani belediye bütçemizin 621 katı. Gerçekten devasa rakamlar.

Şimdi işin maliye ayağına bakalım. Vatandaşın birbirine IBAN üzerinden gönderdiği en küçük paraları bile sorgulayan maliye, zar zor geçinen, doğru düzgün kâr bile edemeyen esnafa göz açtırmayan maliye, nasıl oldu da böylesine devasa bir yolsuzluğu göremedi? Yoksa görmek mi istemedi? Bunu da ayrıca düşünmenizi öneriyorum.

Bu skandal zaten sıkıntıda olan Türkiye ekonomisine bir darbe daha vurmuş ve ciddi bir güven kaybına neden olmuştur. Ekonomide güven her şeydir ve kaybedilen güven bir daha kolay kolay geri gelmez. Bu güven kaybının da sorumlusu denetim mekanizmalarını iyi işletmeyen veya işletemeyen hükümettir.

İşin bir de adalet boyutuna bakalım ki maalesef bana göre en can alıcı kısmı da burası. Hiçbir somut kanıt olmadığı halde onlarca belediye başkanımız sadece iftiracı gizli tanık beyanları ile tutuklandı ve bir yılı aşkın bir süredir hapis yatıyor. Ancak bu fon yolsuzluğundan 2,2 milyar lira kazanan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ifadeye bile çağrılmadı.

Bir diğer AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlunun da adı bu skandala karışmış, savcılık mal varlığına tedbir kararı koymuş ama ne hikmetse aynı gün içerisinde tedbir kararı kaldırılmıştır.

Şimdi soruyorum: Muhalif bir politikacı bu paraların yüzde 1’i kadar yolsuzluk yapsaydı anında tutuklanmaz mıydı?

Hadi politikacıyı da geçtim, herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bu işlerin yüzde 1’ini yapsaydı anında tutuklanmaz mıydı?

Gizli tanık beyanlarıyla belediye başkanlarını tutuklayan yargı, söz konusu AKP Genel Başkan Yardımcısı olunca ifadesini bile alamıyor. Maalesef çok yazık.

Son olarak Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na aylardır iftira atan ama 1 liralık yolsuzluğunu bile ispatlayamayanların arka planda milyarları götürüp hiçbir ceza almaması da milletin vicdanında büyük bir yara açmaktadır.

Emin olun bu yapılanlar kimsenin yanına kâr kalmayacak. Millet her şeyin farkındadır ve zamanı geldiğinde sandıkta gerekli cezayı da kesecektir.”