ESKİŞEHİR HABER

Mert Yedek’ten Demirli’deki maden sahası için suç duyurusu açıklaması: “Ortada bir maden faciası yaşandı”

Eskişehir Ekoloji Derneği Hukuk Sekreteri Mert Yedek, Demirli’deki maden sahasıyla ilgili birçok kurum ve görevli hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

Abone Ol

Eskişehir Ekoloji Derneği Hukuk Sekreteri Mert Yedek, Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi yakınlarında faaliyet gösteren bentonit maden sahasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Maden sahasında yaşanan çökme sonrası birçok kişi ve kurum hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirten Mert Yedek, soruşturma sürecinde halen etkin bir inceleme yürütülmediğini savundu.

Eskişehir Ekoloji Derneği Hukuk Sekreteri Mert Yedek şu ifadeleri kullandı:

"Biz bu var olan pasa depolama alanındaki çökmenin zarar göreni olmadığımız için mevcut suç duyurumuz ihbar dosyası olarak Cumhuriyet Başsavcılığında kaydedildi. Fakat hala soruşturmanın yürütüldüğü mevcut bir durumla karşı karşıya değiliz. Peki, kimler hakkında suç duyurusunda bulunduk? Hemen izah edelim: Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü ve görevlileri, Esan Eczacıbaşı Yönetim Kurulu görevlileri ve üyeleri, pasa depolama tesisi inşaatından sorumlu teknik görevliler, proje ÇED izin ve denetim süreçlerini yürüten ilgili kamu görevlileri, projeye ilişkin daha önceki ÇED süreçlerini kapsayacak şekilde ÇED raporunu hazırlayan ÇED firmaları ve savcılığın gerektirdiği soruşturma çerçevesinde tespit edilecek diğer görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduk.

Şimdi, mevcut sahanın halen iş sağlığı ve güvenliği açısından uygun olup olmadığına ilişkin savcının etkin bir soruşturma yürüterek orada bir keşif icrasında bulunması gerekiyor ama halen bir keşif gerçekleşmedi. Şimdi burada, şirket bir açıklama yaptı. Şirketin yaptığı açıklama, bunu kaza olarak değerlendirmeyen bir açıklama olup mevcut durumda maden sahasında bunların olabileceğine yönelik bir değerlendirmeye götürüyor açıklamayı yorum yoluyla. Ama biz bunların böyle olmadığını biliyoruz. Aynı zamanda orada bir koruma mesafesinin, koruma bandının herhangi bir şekilde hayvanların veya insanların giremeyeceği bir koşulun yaratılmadığını da biliyoruz. Haliyle, bu soruşturmanın bu önlemlerin de alınmaması ve iş sağlığı güvenliği önlemlerinin de alınıp alınmadığının denetlenmesi açısından önemli. İşletme sahasındaki işletme raporlarının ÇED raporlarıyla uyumlu olup olmadığının ve aynı zamanda işletme sahasındaki faaliyetlerin bütün bu tesisin daha önceki 4 ÇED gerekli değildir kararı ve bu kapasite artışını da kapsayacak şekilde uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekiyor. Bu denetlemeyi de daha doğrusu daha önceki denetlemelerin de yapılıp yapılmadığının da soruşturulması gerekiyor. Çünkü ortada bir maden faciası yaşandı ve bu maden sahasının kamu görevlileri tarafından denetlenip denetlenmediğinin sorumluluğu şu an savcılık makamında ama hala ne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden ne de savcılık makamının bir soruşturmasından bir yanıt üretilebilmiş değil.

Buradaki önemli noktalardan bir tanesi şu. Bu projede 4 ÇED gerekli değildir kararı verildi ve tekil değerlendirmelerle kümülatif etki değerlendirmesinden uzak bir şekilde bu süreç yürütüldü. Haliyle bu atık depolama sahasının uygun mu olup olmadığı ve kapasitesinin aşılıp aşılmadığı ve teknik değerlendirmelerden uzak olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme şart. Onur arkadaşımız bahsetti bir daha. ÇED olumlu kararına ilişkin iptal davasında bir bilirkişi keşfi yapıldı ve bu bilirkişi keşfinin davalısı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı idi. Buradaki sureti İl Müdürlüğü. İl Müdürlüğü yetkilileri maden kazası olan, maden faciası olan yerde mevcut projeyi, kapasite artışını olumlayan ve burayı savunan kelimeler sarf etti. Haliyle burada hala bu sorumluluk devam ediyor. Bu İl Müdürlüğü yetkilileri maden sahasının, kaza olan bir maden sahasının hala savunulması ve kapasite artışında bulunulması yönünde beyanatları, hiçbir şekilde bu projede halk sağlığının aslında baz alınmadığını gösteriyor. Biz bu sürecin hukuken takipçisi olacağız. Aynı zamanda keşif icrası yapılmazsa da delil tespiti için de gerekli davaları yapacağız, gerekli girişimlerde bulunulacak. Köylülerimiz de muhtarlarımız da hiçbir şekilde oradaki halkı da yalnız bırakmıyoruz."