Mart ayı meclis toplantısında konuşan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler şu ifadeleri kullandı:
"Geçen hafta Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımızı Ankara’da ziyaret ettik. Üyelerimizin beklentilerini, sıkıntılarını birçok konuyu aslında burada tartışma şansımız oldu birebir de tüm yönetim kurulumuzla beraber. Yani en önemli konu şu an itibarıyla aslında Meclis’te de konuşulması gereken Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri tarafından bu iş yerlerimizin pergola diye bahsetmiş olduğumuz ruhsatsız yapılardan bahsediyorum.
Türkiye genelinde şu anda 81 ilde, Türkiye’nin her yerinde şu anda uygulanan bir sistem bakıldığı zaman. Ha bunların bazıları binaların kendi arsaları üzerinde taşmalar, bazı yerlerde kaldırım işgalleri de var burada. Ha kaldırım işgalleriyle alakalı çok fazla yorum yapmama gerek yok ama şu anda Eskişehir’de hizmet sektörünün ne kadar önemli olduğunu hep beraber biliyoruz. Yani Eskişehir ekonomisinin şu an içerisinde geçimini sağlayan kitleyi değerlendirirsek, ekonomik olarak hacmi değerlendirirsek %50’si şu an itibarıyla hizmet sektöründen geçimini sağlıyor.
Doğru, yanlışı tartışmayacağım burada ama bir realite ve gerçek var. Yani bunlar ortaya çıkmış ve bunlar kullanılır alanlar haline gelmişler ve büyük paralar yatırmış yatırımcılar burada. Bunların birçoğu da üyemiz ve bu sayı 2.000’in üzerinde. Bunlarla ilgili zaman zaman belediyeler hem ESGAZ üzerinden hem OEDAŞ üzerinden de bazı girişimlerde de bulundular. Ha bunları yönetmeye çalışıyoruz. Belki Tepebaşı Belediyesi ile bununla alakalı 3-4 kere bir araya geldik. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile bir araya geldik. Valimiz Erdinç Yılmaz ile bir araya geldik. Yani bu yıkımı, bu belediyenin ısrarlı bir şekilde bu işletmeler üzerindeki bu yaptırım noktasındaki düşüncesini bir nebze de bir nedenlerle de başkana da anlattık.
Türkiye’de Odalar ve Borsalar Birliği’nin 1.5 milyona yakın şu anda üyesi var. Türkiye’nin her yerinde şu anda çok büyük bir kaos ortamı var. Yani bunlarda mesela Eskişehir tabanı çok yoğun bir şekilde şu anda bizim üyelerimiz bu baskıyı görüyor ama Türkiye’nin birçok yerinde bu tarz dükkanlar, iş ve işletmeler olmasına rağmen de orada maalesef böyle bir baskı görmeden de herkes işlerini yönetiyor. Bir de böyle bir gerçek var. Ama bu bence ülkemizin büyük bir sorunu. 2018’de biliyorsun bir imar affı çıktı, bundan sonra bir imar affı çıkacağını düşünüyorum ama en azından belli bir standart çerçevesinde, belli bir alan çerçevesinde bunu eğer planlayabilirsek de tabii bu yetki bizi de aşıyor başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak kaydıyla onların bu konu üzerindeki tartışma noktasındaki planlamalarını da anlattık.
Eğer bunu yukarı taşımazsak da Ankara boyutunda, Eskişehir yerelinde bu işi çözme şansımızın olmadığını düşünüyorum. Şu anda yani burada Teksan, EMKO bölgesinde çalışan üyelerimiz var. Orada da şu anda yeni uygulamalar başladı, bilmiyorum haberiniz geldi mi gelmedi mi. Tabii bakın yani yanlışa yanlış, doğruya doğru demek zorundayız ama bir de ortaya çıkmış ürün var ama yani hizmet sektörünü yok sayarak bu işletmelerin hepsinin yıkımını sağlarsanız da Eskişehir hizmet sektöründe yapacak kimse kalmaz. Bir de öyle bir durumdayız ki şu anda ekonomik olarak yani insanların bir daha tekrardan başlama şansı da yok.
Pandemi dönemindeki şu andaki ekonomik sıkıntılar gibi sıkıntı yaşar hale geldik. Böyle bir gerçek de var. O yüzden yani bu geçiş döneminde bu operasyonun biraz daha ertelenebilmesi ile alakalı bir planlama şart. Hem Ankara boyutunda bunun şu anda mücadelesini veriyoruz hem de yerelde mücadelesini veriyoruz.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi elimizden gelen katkıyı sağlarız diyor, Tepebaşı Belediyesi bununla alakalı elimizden gelen katkıyı sağlarız diyor ama 3 belediye başkanını bir araya getirip de net somut bir tablo ortaya koymamız lazım. Bununla alakalı çalışıyoruz. Açılır kapanır bu pergola sisteminin de bir yere bağlanması gerekiyor. Şimdi mesela alınan kararlar var şu anda meclis kararları var. Mesela İstanbul’da alınan kararlar var, yasal olmadığı ifade ediliyor. Yani kanunun meclis kararının üzerinde olduğu; yani meclis kararı alması bir şeyi değiştirmez, kanunların meclis kararının üzerinde olmasından dolayı da herhangi bir itiraz noktasında da meclisin almış olduğu kararın yok sayılacağıyla alakalı da genel bir bakış açısı var ama bu sırf Eskişehir’in değil Türkiye’nin büyük bir sorunu. Ama çok mağduriyet var bilginiz olsun. Şu an itibarıyla bunu yönetmeye çalışan ama biz de elimizden gelen katkıyı sağlamaya çalışıyoruz. Bize geldiğimiz nokta gerçekten hizmet sektörü açısından yaşanabilir büyük bir felakete neden olacak, çok net belli. İnşallah hep beraber de yerel aktörler olarak inşallah bu işi yönetiriz diye düşünüyorum."





