Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray şu ifadeleri kullandı;

"Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, Anayasa’nın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerinin güvence altına aldığı temel haklardandır.

İşkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya ceza mutlak olarak yasaktır. Bu yasak hiçbir koşulda askıya alınamaz. Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’nın 17. maddesi uyarınca devletin işkence ve kötü muameleyi önleme, bu yöndeki iddiaları etkili biçimde soruşturma ve sorumluları hesap verebilir kılma yükümlülüğü bulunmaktadır.

7 Temmuz 2026 tarihinde Anayasal hakkını kullanarak NATO toplantısını ve bununla ilgili yasakları protesto etmek için toplanan gruba, kolluk güçlerinin sert, kaba, aşağılayıcı kısaca kötü muamelesi kabul edilemez.

Gruba uygulanan kötü muamelede, çok sayıda kolluk görevlisinin orantısız güç kullandığı, kişilerin yerde sürüklendiği, yumruk atma, çelme takma, tekme atma fiziksel ve ruhsal olarak zarar oluşturacak şekilde zor kullanıldığı, çanta, gözlük, giysi vb. ne zarar verildiği, suya düşme tehlikesi yaşadıkları, ters kelepçe takılarak gözaltına alındıkları, itirazlara rağmen bir saate yakın ters kelepçe ile tutuldukları görülmüş ve öğrenilmiştir. Tüm bu muameleler kabul edilemez.

Ters kelepçe uygulaması hakkında son yıllarda yaygın biçimde başvurulan ters kelepçe uygulamasına, her ne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 1 Nisan 2004 tarih ve 2004/68 sayılı genelgesi ile meşruiyet kazandırılmaya çalışılsa da Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 93. Maddesi bu genelgenin yok hükmünde olduğunun bir kanıtıdır. 93. maddede ellerin önden kelepçelendiği “düz” diye nitelendirilen kelepçe uygulamasının bile kişilerin kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hallerinde, bir başka deyişle ancak zorunluluk hallerinde uygulanabileceğini ifade etmektedir. Ters kelepçe uygulaması pozisyonel bir işkence yöntemidir; akut ve kalıcı fiziksel yaralanmalara, psikolojik travmaya ve aşağılanma duygusuna neden olabilmekte, aynı zamanda toplum üzerinde korku ve sindirmeyi hedeflemektedir.

Türk Tabipleri Birliği’nin uzun yıllardır vurguladığı üzere; işkence ve kötü muamele yalnızca hukuksal bir sorun değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunudur. İşkence ve kötü muameleye maruz bırakılan kişilerde fiziksel yaralanmaların yanı sıra travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete bozukluğu ve diğer ruhsal hastalıklar gelişebilmekte; bu etkiler bireyin yaşamını, ailesini ve toplumsal yaşamı uzun yıllar boyunca etkileyebilmektedir.

İşkence ve kötü muamelenin mutlak yasak olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Anayasal protesto hakkını kullananların eylemleri nedeniyle kötü muameleye maruz kalmaları, hatta gözaltına alınmaları kabul edilemez.

Herkesin yaşam hakkı, sağlık hakkı ve insan onurunun korunmasına yönelik devletin pozitif yükümlülükleri olduğunu ve bunu eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz."