AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu şu ifadeleri kullandı;

"Türkiye'deki sağlık sistemi ve yurt dışı ile ilgili birçok arkadaşımızın kafasında soru işaretleri var. Türkiye'de çalışma koşulları, Avrupa'da çalışma koşulları... İşte bir kısım doktor kardeşlerimizin buradaki şartları beğenmeyerek yurt dışına gitme hevesleri... Bunlarla ilgili iki kelime konuşmak istiyorum. Başımdan geçen bir olayı da sizlere anlatmak istiyorum.

Bir iş seyahatinde Fransa'da rahatsızlandım ve ciddi ateşim çıktı. İşte halsizlik, hastayım. Eşim de yanımda ve kendisine dedim ki hani bir hastaneye gidelim, olmayacak böyle. Bir acile gittik akşam saat 7.00 civarında. Acilin girişinde bekleme salonunda işte hasta, doktor bekliyorlar ama ilkokul çocuğu gibi oturmuşlar, kimsenin sesi çıkmıyor. Öyle bağırma çağırma yok. Orada sorduk, girdik işte biz de pasaportlarımızı verdik, muayene olmak istediğimizi, hasta olduğumuzu söyledik. Dediler ki geçin, bekleyin. Sordum yanımdaki arkadaşa, ne kadar ne zaman sıra gelir? Saat 7.00, 7.30 oldu. Saat 11.30, 12.00 gibi sıra gelir dedi. Ya bu... İnanamadım ben, bir daha sordum. Olabilir mi böyle bir şey? Evet dedi. E dedim, biz tabii Türk aklı, orada niye bekleyelim? Dedim, gidelim otele biraz dinlenelim, 12.00 gibi geliriz. Numaramızı aldık, gerçekten gittik. Bizi aldılar içeri. Biz de zannettik ki bizi muayene edecekler. Bir odaya aldılar, sedyeye yatırdılar. Bekliyoruz. Saat 2.00 oldu, 3.00 oldu. Sonra birisi geldi, dedi ki çok acil bir hasta var, sizi koridora çıkarmamız lazım. Bizi koridora çıkardılar. Bekledik, bekledik. Ben orada iyileşir gibi oldum nasıl olduysa yatarken. Sonra eşimi aradım, dedim, şeyi kiralık araba, arabayı dedim kapının önüne çek de muayeneyle uğraşmayalım, buradan kaçalım biz. Ben apar topar çıktım, gittim. Yani muayene falan olamadım.

Bir de dikkatimi çeken konu, bankoda 5000 avro ceza eğer sağlık çalışanına hakaret edersen, yüksek sesle bağırırsan böyle cezalar var. Herkes bekliyor. Siz acilde 5 saat beklese birisi Türkiye'de ne yapar? Camı çerçeveyi indirir herhâlde bizim vatandaş.

Bu doğrultuda vatandaşlar açısından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları çok büyük sağlık hizmetleri alıyorlar. Gerçekten sağlık çalışanlarımızın ve sağlık sistemimizin büyük özveriyle bu sağlık işlerini, sağlık hizmetlerini veriyor. Bir de bunu bir veriyle anlatayım size. Dünyada OECD ortalaması, doktora bir kişinin yıllık görünme frekansı 6,5. Türkiye'de bu sayı 10 ile 12 arasında değişiyor. Yani bu inanılmaz bir yük. Bu yükü de sağ olun, sizler çekiyorsunuz.

Bugün enflasyonist ortamda ve bu ekonomik durumlarda sizin de şartlarınızın daha iyi olmasını bizler de arzu ediyoruz. İnşallah ekonominin ve hükümetimizin imkânları genişlettiği noktada biz bunları sizlerin istediği seviyelere getirmek için elimizden her gelen her şeyi yapacağız.

Ayrıca şehrimizle ilgili bundan birkaç ay önce devlet hastanesi yerimiz ve hava hastanesinin yeriyle ilgili özelleştirme kapsamına alınmasıyla ilgili bir hikâye okudum ve bu konunun burada bir netleştireyim, bunun nasıl olduğunu. Şimdi sağlık sisteminde devam eden hastaneler var. Sağlık Bakanımızın ve Sağlık Bakanlığımızın devam eden hastaneleri var. Bizim Eskişehir'de de var ilçelerimizde. Bunlarla ilgili yeterli kaynak olmadığından dolayı belli kullanılmayan ve atıl alan alanların, yıllardır olduğu gibi özelleştirilmesi söz konusu oluyor. Ancak Bakanlıktaki bir bürokratın, bir daire başkanının yaptığı yanlışlıklar Eskişehir'deki bu iki alanı da özelleştirme kapsam listesine alıyor ve bu da gözden kaçıyor. Tabii bu bürokrasinin ve oradaki genel müdürün hatasıdır, bizim hatamızdır. Bu hata yapılıyor ancak bu hatadan dönülmüştür. Ben burada olduğum sürece, biz burada olduğumuz sürece ne hava hastanesinin olduğu yer ne devlet hastanesinin olduğu yer kesinlikle özelleştirilmeyecektir. Bunun garantisini biz her türlü veriyoruz. Bunu MKYK toplantımızda Cumhurbaşkanıyla da görüştüm, o da bu konuda söz verdi. Hiçbir şekilde... Cumhurbaşkanımızın sözüdür, bizlerin sözüdür, hiçbir şekilde bu özelleştirmeler yapılmayacaktır. Yakın tarihteki kararnameyle de bunlar kalkacaktır özelleştirme kapsamından.

Zaten buraların özelleştirilmesi mümkün mü arkadaşlar? Hava hastanesinin olduğu yer sit alanı. Ağaçları bile tescilli. Ağacını bile kesemezsin. Devlet hastanesinin olduğu yere biz 1 yıl önce, 1,5 yıl önce Başkanımız 750 yataklı hastane müjdesi verdi. Oraya da hastane yapacağız inşallah. Yani bunun yanlışlıkla olduğu bir konunun siyasi polemik yapılması hiç uygun değil. Yani bir de şöyle bir imaj oluştu: Biz bunları satacaktık, eee peşkeş çekecektik, muhalefet milletvekilleri ayağa kalktı, bunu ondan dolayı biz geri vites yaptık. Böyle bir şey yok. Buraların zaten özelleştirilmesi teknik olarak mümkün değil. Bir tane bürokrasideki bir arkadaşın, bir genel müdürün yaptığı hata... O da hatasının cezasını çekti ve çekecektir. Hatayı kabul etmemiz mümkün değil. Eskişehir'de bu tür tarihe mal olmuş yerleri ve yatırım yapacağımız yerleri satmayız, sattırmayız. Hepiniz müsterih olun.

Bu arada tüm sağlık personeline, çalışanlarına bu kurultayın, bu seçimin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Hepinizi seviyoruz. Allah'a emanet olun."