AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Görüyorsunuz Ankara'da damacana ile su insanlar dileniyor; evlerinde duş alamıyorlar, evini temizleyemiyor, muazzam bir sorun var. Eskişehir'de de şimdi bu teknik bir konu. Hani ben de tek başıma bilemem. Bu suyun mühendisleri var, işte suyu bilen teknik kişiler var. Bu teknik bir konu.

Nasıl bir teknik konu? İşte şehirde şu kadar kişi yaşıyor, geçmiş yılların yağışlarına göre bir aşağı doğru da bir trend var. Bu trend doğrultusunda önümüzdeki iyi senaryo, kötü senaryoda barajlar ne kadar dolar, ne kadar dolmaz, bu bir hesap meselesi. Yani şöyle bir şey diyemez kimse: ‘Aaa su bitti.’ Allah'tan ya Allah'tan da bunun bir hesabı var.

Yani sen bunun planlamasını yapmazsan susuz da kalırsın, elektriksiz de kalırsın. Bu Ankara'daki konu tamamen hesapsız, kitapsız, liyakatsizlik. Oraya ASKİ'nin başına finans uzmanı bir arkadaş koymuşlar. Sudan anlamaz, mühendis değil, bir şey değil. Yani her işin bir erbabı olacak.

Şimdi Eskişehir'de de biliyorsunuz ben belediyelerin yıllardır liyakatsizlikten yakınıyorum. Şimdi ben de severim aslında kendisini, Oğuzhan Özen Bey iyi bir arkadaştır ama ESKİ'nin başında olacak bir arkadaş değil. Yani anlamaz sudan, sudan ne anlar? Mühendis değil, bir şey değil. Halkla... O da sizin gibi basın şeyi galiba, basından mezun.

Yani onun için oraya daha liyakatli bir arkadaşın hızlıca getirilmesi lazım, suyun erbabı bir arkadaşın; mesela eskilerden bizim Garip Abi vardı, onun gibi bu sudan anlayan biri. Garip Yıldırım gibi.

Şimdi o liyakatsizlik kısmı belediyenin her yerinde var, o ayrı bir konu. Eskişehir'de su meselesine geldiğimizde bu hesap meselesi. Biz bu hesabı şöyle yaptık; muhakkak Eskişehir'de yeni tip arıtma sistemli bir sistem kurulması lazım.

Sakarbaşı'ndan su getirilecek falan... Ya öyle bir şey o zaman için konuşulmuş ama bugünün şartlarında o feasible değil. Ben kaç kere söyledim yani oradaki su kendine yetmiyor, o suyu buraya getirmek için milyarlar harcayacaksın.

Yani bunu siyaset için CHP'li şeyler söylüyor milletvekilleri. ‘Ya Sakarbaşı suyunu niye getirmiyorsunuz?’ Ya kardeşim yapmış olmak için yapma, o su yetmiyor ki niye getirelim yani. Ha o günün şartlarında yapılan fizibilite doğru olabilir ama bugün şartlarında çok uygun da gözükmüyor.

Biliyorsunuz kanunda her türlü su kaynağını bulup şehre suyu getirip vatandaşa akıtmak belediyelerin sorumluluğunda. Yani hükümetin hiçbir sorumluluğu yok bu konu hakkında. Yani kanun çok net.

Büyükşehir belediyeleri su kaynağını bulup su kaynağında suyu temizleyip onu boruyla mı getirir, havadan mı getirir, yerden mi... Bunun bütün sorumluluğu belediyelerin üzerinde.

Bugün Eskişehir'de de risk var. Büyükşehir belediyesinin bu işi hızlıca toparlaması lazım. Ama önce başındaki arkadaştan o arkadaşı bir gönderecek, o işi anlayan birini getirecek ondan sonra hızlıca işe girmeleri lazım. Eskişehir'de de su konusunda risk var.”