Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı;
"Ekonomiyle ilgili söylenenlerin birçoğu çok tekrarlanan şeylerdir. Hiç lüzumsuz, çünkü bu iktidarın bunu çözmek gibi bir niyeti de yok, gücü de yok, yeteneği de yok.
En temel gıda fiyatlarının üzerindeki değerlendirmeyi ben kamuoyunun takdirine bırakacağım. Çünkü bunun gerçekten zorunlu olduğunu ve bu zorunlu giderlerin de bu asgari ücretle ya da en düşük emekli maaşıyla karşılanmasının mümkün olmadığını görmemiz lazım. 2017, ta 2002'den almıyorum hadi, 2017'den almış, Mahfi Eğilmez'den almış bunu da orada söyleyeyim, düşüncesini de çalmış olmayalım.
1 kg çay 19 lira 95 kuruşmuş 2017'de. Bugün 259 lira 90 kuruş.
Türk kahvesi 100 gram 3 lira 45 kuruşmuş, şimdi 72 lira 90 kuruş olmuş. Yani buradaki artışlar yüzde 2000'ler, yüzde 1000'ler oranında.
Süt 2 lira 45 kuruşmuş, 49 lira 90 kuruş olmuş.
Beyaz peynir 19 lira 90 kuruşmuş, 299 lira olmuş.
Tereyağı 28 lira 90 kuruşmuş, 720 lira olmuş.
Zeytin, sele zeytin demiş, 14 lira 90 kuruşmuş, 199 lira olmuş.
Bal 850 gramı 27 lira 90 kuruşmuş, 599 lira olmuş.
Yoğurt 2,30 kuruşmuş, olmuş 92 lira.
Yumurta 15 adedi 12 lira 90 kuruşmuş, 99 lira olmuş.
Kıyma 33 lira 99 kuruşmuş, 725 lira olmuş. Bu böyle gidiyor. Bunun önünde durabilmek için paranın satın alma gücünün artırılması lazım, başka türlü bu iş çözülmez. Ne yaparsanız yapın, onu da siz bilmiyorsunuz, yapamadınız 23 yılda. Bundan sonra da yapamazsınız. Yani asgari ücrete ne verirseniz verin, şu fiyatı durduramazsanız bu yetişmez.
Şimdi asgari ücret elbette önemli değil. Dünyanın hiçbir yerinde de önemli değil Türkiye kadar. Ama Türkiye'de niye önemli? Çünkü Türkiye'deki ortalama ücret asgari ücrettir. Çalışanların yüzde 60'ı asgari ücretle çalışıyor. O nedenle önemli. Geri kalan yüzde 40 için önemli değil.
Odunpazarı Belediyesinde çalışan bir işçimiz için asgari ücretin 28 bin lira olması, 38 bin lira olması hiç önemli değil. Çünkü Odunpazarı Belediyesinde çalışan bir işçimizin, en düşük alan işçimizin eline net 53.362 lira 57 kuruş para geçiyor. Dolayısıyla bu işçi için asgari ücret önemli değil. Bu bahsettiğim şirket işçisidir. Zaten çalışma yaşamını duman ettiniz. 5 çeşit, 10 çeşit çalışan var. Memur var, sözleşmeli var, kadrolu işçi var, taşeron işçi var, yarı zamanlı işçi var, geçici zamanlı var, tam zamanlı var. Bunların hepsini tek çatıda toplamamız lazım. Çalışan olur, çalıştıran olur. Bu başka türlü düzelmez.
53 bin 362 lira 57 kuruşun anlamı nedir? Geçen yıl bizim işçimiz 44 bin lira alıyordu en düşük alan. Asgari ücretin iki katıydı. Şimdi siz asgari ücreti artırdığınız halde bizim işçimizin aldığı iki katın altına düştü. Bizim Sosyal Güvenlik Kurumundan başka hiçbir yere borcumuz yok, onu da bitiriyoruz. Bizim belediyemizin ekonomik yapısıyla ilgili, mali disipliniyle ilgili çok şey söyleme şansınız yok.
Türkiye'de Eskişehir'e yaptığınız yatırımlarla ilgili çok abartıyorsunuz. Size bir rakam veriyorlar, konuşuyorsunuz. Ben size çok net rakam veriyorum bu bütçede. Eskişehir Milletvekili Sayın İbrahim Arslan'ın tespiti ve bakana sorduğu soru, şimdi bunun cevabını siz araştırın. Eskişehirli kişi başına 30.000 küsur lira para ödemiş, 4.000 küsur lira yatırım almış. Yedide biri. Eskişehirli verdiği paranın yedide birini ancak hükümetinizden alabilmiş. Ankara size ne verirse ona razı oluyorsunuz."





