ESKİŞEHİR HABER

Oytun Gökten: "3 milyon liralık kentsel dönüşüm kredisi Eskişehir halkına neden verilmiyor?"

Oytun Gökten, 3 milyon liralık kentsel dönüşüm kredisi kapsamına Eskişehir’in alınmamasına tepki göstererek çağrıda bulundu.

Abone Ol

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında kredi desteği uygulaması uygulamaya girdi. 3 milyon Türk Lirası'na kadar sağlanacak olan kentsel dönüşüm kredisi için başvuru şartları ve başvuruların nasıl yapılacağı da açıklandı. Kentsel dönüşüm kredisi uygulaması ilk etapta 6 ilimizde uygulamaya alınacak. Ancak bu 6 il arasında Eskişehir bulunmuyor.

Konu ile ilgili düşüncelerini açıklayan İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten şu ifadeleri kullandı;

"Bizler Eskişehir İnşaat Mühendisleri Odası olarak yıllardan beri, bilhassa da depremsellik oluştuktan ve depremler meydana geldiğinden beri, can kayıpları olduğundan beri Eskişehir’de kentsel dönüşümün ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu defalarca söyledik. Peki sadece Eskişehir’de mi dedik? Hayır, bütün ülkemizde deprem kuşağı içerisinde yer alan bütün şehirlerimizde kentsel dönüşümün desteklenmesini, kentsel dönüşümü sürdürülebilir hâle getirilmesini söyledik. Bu sürdürülebilir finansın yönetilmesi için de bir üçlü sacayağı olarak düşünürsek kentsel dönüşümü, bunlardan bir tanesinin de belki de en önemlilerinden bir tanesinin de ekonomik sürdürülebilirlik olduğunu söylemiştik. Ancak bunu yapmak adına hamleler yapılması için de bazı tavsiyelerde de bulunmuştuk. Eskişehir’de bizler 52.000 binayı inceledikten sonra ortaya çıkan manzaradan sonra hızlı bir şekilde bu kentsel dönüşümün desteklenmesini ve yapılmasını arzu ettik, defalarca anlattık.

Bu konu gündeme düştü ve haberlerde yayınlandı. 3 milyon TL kentsel dönüşüm kredisi diye. Konut başına alınacak rakamın 3 milyon TL olacağı söyleniyor. Bu tabii bizi öncelikle çok sevindirdi. Çünkü çürük bina dediğimiz ya da depreme dayanıksız binalardaki insanlarımızın can kaybını önlemek adına binaların yenilenmesi her açıdan, sadece binanın yenilenmesi de olmuyor, şehrin daha şehirsel anlamda da yaşamasının önü açılıyor bu sayede. Çok mutlu olduk. Ama sonra birden baktık ki İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Sakarya ve Kocaeli ve Manisa var. Yani bunu görünce de tabii biraz abandone olduk, ne yalan söyleyelim, üzüldük. Nedeni de şu; bakın pilot bölge uygulamasıyla bu şehirler seçilmiş. Bizler pilot bölge diye kavram ortaya atıldığında şunu anlarız: Yani denenmemiş bir şey var, önce bu pilot bölgelerde bunu bir deneyelim, sonrasında eksiklerini görelim, yapalım. Ama ortada bir finansal programlama var. Bunun pilot bölge olarak seçilmesinin ne manası olabilir?

Bu ülkede 6 Şubat depremleriyle 13 tane şehrimiz yerle bir oldu. Bakın sıkıntılı durumda olan Türkiye 20-25 tane şehir kalıyor geriye. Belki de daha da az, 15-20 tane şehir kalıyor gerçekten depremde ciddi hasar alacak. Bunların 10 tanesi çok çok tehlikeli boyutta, diğerleri sürdürülebilir hâle getirilecek bir destekle yenilenebilir vaziyette. E şimdi baktığımızda sadece bu 6 şehirle neden başlanıyor, neden pilot olarak buralar seçiliyor; bu bizi bir kere çok üzdü. Bakın, kentsel dönüşümün sürdürülebilir bir ekonomiyle yönetilmesi şarttır. Bu sürdürülebilir ekonomiyle yönetmek devletin bazı şeyleri sübvanse etmesinden geçer. İşte burada da devletimiz bunu sübvanse etmek zorundadır ve bunu sadece 6 tane şehirle başlatarak değil, bütün deprem tehlikesi olan şehirlerle başlatarak yapmak zorundadır.

Ben buradan bütün siyasilere, gerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerek Adalet Kalkınma Partisi’nin ama tabii doğal olarak bu kanunları ya da bu tarz şeyleri çıkaran hükûmet olduğu için daha çok Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tüm bileşenlerine seslenmek istiyorum. Arkadaşlar Eskişehir’imizi bu konuda lütfen daha çok savunalım. Bakın Eskişehir son dönemlerde Eskişehir’e dışarıdan müdahaleleri ya da dışarıdan Eskişehirlinin haberi olmadan yapılan şeyleri, Eskişehir’in siyasetçilerinin dahi haberi olmadan yapılan ve şehrimizi bizleri çok olumsuz yönde etkileyecek çok şey yaşanmaya başladı son dönemde. Bu bizi üzmeye başladı. Bunu ben dostane ve samimi bir şekilde bir oda başkanı olarak söylemek istiyorum. Gelin el birliğiyle bu konularda daha çok bir güç oluşturmaya gayret gösterelim. Öncelikle bütün ülkemizi ama daha sonrasında da Eskişehir’i ve konutlarımızı ciddi anlamda yenilemek için gayret gösterelim. Bunun için elimizden geleni yapmaya çalışalım ve lütfen ve lütfen bu desteği derhâl ve en hızlı şekilde Eskişehir için de alalım. Çünkü Eskişehir için aldığımızda bu destek, şu anda o moda girmiş durumda şehir; kentsel dönüşüm artık toplumsal bir bilinç hâline getirildi bizler tarafından da, kamuoyu oluşturmayı başardık. Lütfen artık finansal boyutunu yönetelim, geri kalanını bizler hallederiz inşallah.

Balıkesir sürekli deprem oluyor, her gün deprem oluyor ama listede yok. Marmara depremi diyorlar; Bursa, Çanakkale gibi şehirleri ciddi etkileyecek, Eskişehir, Kütahya gibi şehirleri ciddi etkileyecek ama yok. Sizce bu 6 şehir neye göre belirlendi?

Yani Balıkesir gibi bir şey nasıl olmaz mesela? Yani Balıkesir’de mesela volkanik hareketlerden bahsediliyor, böyle bir şeyin olabileceğinden bahsediliyor. Ciddi anlamda işte Sındırgı hattı üzerinden Eskişehir’e de yansıyan çok ciddi bir depremselliğin oluştuğundan bahsediliyor ve ciddi anlamda da bir depreme karşı dayanıksız yapıların çokluğundan bahsediliyor. Keza biz burada kendimiz ürettik zaten bunu, kendimiz gördük ne durumda olduğunu. Bir daha vurgulayalım: En az 6.000 binanın çok hızlı bir şekilde yenilenmesi gerekiyor.

Eskişehir’de de rantsal anlamda da, parasal anlamda da, yani yapacak, yani yapıyı üretecek müteahhide de para kazandıracak -bakın bunu parantez içinde söylüyorum çünkü hiçbir müteahhit ya da ticari tacir para kazanmayacağı bir şey üretmeyeceği bir yere girmez doğal olarak- ama Eskişehir’de de çok aslında tuhaf ve güzel bir şey var. Nedir o? Eskişehir’de şu anda kentsel dönüşümde şu yardım gelse Eskişehir’in rantı çok yüksek olan bölgelerinde çok kötü yapılar var. Çünkü çok eskiden yapılmış. E buralarda çok rahat konut üretilebilecek. Atıyorum 140 metrekareyse evi, 100 metrekareye düşüp cebinden para çıkmadan ya da 130 metrekare olup ekstradan cebinden sadece 500.000 TL, 300.000 TL gibi bir komik rakamlar çıkıp yenilenebilecek ama o parayı dahi bulamayacak ya da işte bu tarz desteklerle uzun vadeye yayacak, 15 yıla yayacak şekilde insanlarımız mevcut. Bunu dönüştürecek bir akıl mevcut.

Yani ben gerçekten bunu samimiyetimle bir Eskişehirli olarak, bir oda başkanı olarak ve şahıs olarak söylüyorum: Neden bize vermediniz? Bunu verelim; gelin İnşaat Mühendisleri Odası olarak bunun altını da bizler dolduralım bütün bileşenlerle. Bakın inşaat sektöründeki bütün bileşenlerle iddialı da bir cümle kurmuş olalım. Gelin Eskişehir’i yeniden yapalım. Bakın bu ulaşım sorununu da çözecektir, bu yeri gelecek şehirleşme sorununu da çözecektir. Yani bu destekle yeni bir şehir, adımız gibi eski değil yepyeni bir şehir yaratabiliriz. Buradan bütün siyasilere, başta iktidar partisi olmak üzere yeniden bir çağrıda bulunuyorum: Gelin şehrimizi yeniden yaratalım, başaralım."