CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar şu ifadeleri kullandı;

"Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak, Ocak ayı boyunca her gün bir görsel paylaşarak kamuoyuyla buluşturduğumuz “Ocak 2026 Saray Takvimi” çalışması; Türkiye’nin bugün içine sürüklendiği ekonomik, sosyal ve siyasal tablonun özetidir.

Bu takvim, halkın yaşadığı gerçeklerle sarayın gündemi arasındaki derin uçurumu görünür kılmak amacıyla hazırlanmıştır.

Zamlarla başlayan bir yıl, art arda gelen vergiler, alım gücü eriyen ücretler, küçülen sofralar, borçla ayakta kalmaya çalışan haneler ve istatistiklerle gizlenmeye çalışılan yoksulluk; bu takvimin her gününde farklı bir başlıkla anlatılmaktadır.

Paylaştığımız görsellerde Zam yağmuru altında ezilen yurttaşın hali, TÜİK’in rakamlarıyla pazarın gerçeği arasındaki fark, adalet terazisinin halk aleyhine bozulması, “Tasarruf”un halka, israfın saraya reva görülmesi, gençlerin umutsuzluğu, emeklilerin sadakaya mahkûm edilmesi, doğayı, kenti ve yaşamı tehdit eden projeler, ekonomik krizin sorumluluğunun sürekli başkalarına yüklenmesi açık bir dille ve simgesel anlatımlarla ortaya konmuştur.

Bu çalışma bir mizah ya da görsel tasarım faaliyeti değildir. Bu takvim, milyonlarca yurttaşın her gün mutfağında, çarşıda, pazarda ve faturalarında yaşadığı gerçeğin adıdır.

Bugün Türkiye’de sorun; halkın değil, sarayın korunmasıdır. Takvimler ilerlerken halk yoksullaşmakta, ayrıcalıklı bir azınlık zenginleşmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; bu düzeni normalleştirmeyeceğiz. Halkın gerçek gündemini örtbas eden anlayışa karşı, susmadan ve geri adım atmadan mücadele etmeye devam edeceğiz.

“Saray Takvimi” çalışması, haftalık olarak kamuoyuyla paylaştığımız bir itirazın, bir hatırlatmanın ve siyasi sorumluluğun ifadesidir.

Her gün paylaşılan her bir görsel; halktan kopmuş bir yönetim anlayışının, derinleşen adaletsizliğin ve büyüyen eşitsizliğin somut bir göstergesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak; halkın yaşadığı yoksulluğu, adaletsizliği ve umutsuzluğu görünür kılmaya, gerçekleri dile getirmeye ve bu düzenin üzerini örten perdeyi aralamaya devam edeceğiz.

Gerçekler değişene, adalet yeniden tesis edilene ve yurttaşlarımız insanca bir yaşam sürene kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu ülkenin gerçek takvimi; sarayın değil, halkın hayatında yazılmaktadır.

Bu takvim, aynı zamanda bir çağrıdır. Adaletin, eşitliğin ve refahın olduğu bir Türkiye mümkündür.

Sonunda verdiğimiz mesaj nettir. Sarayın takvimi dolmuştur. Sıradaki takvim, halkın iktidarıdır."