İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada çok basit ama milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen bir soruyu sormak için toplandık. Çünkü doğal gaz artık sadece bir enerji gideri değil. Emeklinin maaşını, işçinin ücretini, ailenin mutfak bütçesini etkileyen temel bir harcama kalemidir. Ve biz bugün bu konuyu tahminlerle değil, EPDK, BOTAŞ ve ESGAZ’ın resmî verileriyle konuşacağız.

Ocak 2021’de Eskişehir’de konut doğal gazının metreküp fiyatı yaklaşık 1 lira 56 kuruştu.

Bugün, Ekim 2026’da ESGAZ’ın resmî tarifesinde K1 kademe için KDV hariç fiyat 14 lira 10 kuruş. Yani yaklaşık 9 katlık bir artış.

Şimdi soruyoruz: Vatandaşın maaşı 5,5 yılda 9 kat arttı mı? Artmadı. Peki, doğal gaz neden yaklaşık 9 kat arttı?

Bugün ESGAZ’ın resmî tarifesine baktığımızda K1 diye belirtilen konut tarifesinde 10,625 TL gaz alım bedeli, 3,32918 TL sistem kullanım bedeli, 0,1468 TL ÖTV bulunuyor. Bunların üzerine bir de KDV geliyor. Yani KDV hariç 14,10 liralık fiyatın yaklaşık 3,33 lirası sistem kullanım bedeli.

İşte bizim sorumuz burada başlıyor.

EPDK’nın kendi açıklamasına göre sistem kullanım bedeli, dağıtım şirketinin uyguladığı ve EPDK tarafından belirlenen üst sınır fiyatıdır. Aynı mevzuat, doğal gaz piyasasında tüketiciye kaliteli, sürekli, ucuz ve rekabete dayalı bir hizmet sunulmasını hedefliyor.

O hâlde soruyoruz:

Eskişehir’de doğal gaz altyapısı yıllardır mevcutken sistem kullanım bedeli neden bu seviyelere geldi?

Bu bedelin içindeki yatırım, işletme, bakım ve amortisman maliyetleri nelerdir?

Vatandaş bu hesabı neden açık ve anlaşılır biçimde göremiyor?

ESGAZ’ın kendi verilerine göre 2025 yılı sonunda Eskişehir’de 425 binden fazla abone bulunuyor. Üstelik ESGAZ’ın açıklamasına göre 2008 yılında imarı tamamlanmış cadde ve sokakların tamamına doğal gaz ulaştırılmıştı.

O hâlde artık şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?

Vatandaşın ödediği dağıtım bedeli nasıl oluşuyor?

Biz özel sektörün yatırım yapmasına karşı değiliz.

Biz şeffaflıktan yanayız.

Vatandaşın parasının nereye gittiğini bilmek istemesi en doğal hakkıdır.

Eskişehir’i bilen herkes bilir.

Bu şehir kış aylarının sert soğuklarıyla mücadele eder.

Emeklimiz evinde üşümek istemiyor.

İşçimiz çocuğunun odasını ısıtmak için faturasını düşünmek istemiyor.

İYİ Parti olarak çağrımızdır:

Bir: Kış aylarında konutların temel ısınma tüketiminde ÖTV sıfırlanmalı, KDV ise sosyal politika kapsamında ciddi biçimde düşürülmelidir.

İki: EPDK tarafından belirlenen üst sınırların yalnızca maliyet ve yatırım parametreleriyle değil, hane halkının alım gücü ve temel ısınma ihtiyacı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz. EPDK, sistem kullanım bedeli hesaplamalarını kamuoyunun anlayabileceği şekilde kalem kalem açıklamalıdır.

Üç: Emekli, dar gelirli ve ihtiyaç sahibi ailelere kış aylarında doğrudan doğal gaz desteği artırılmalıdır.

Çünkü Eskişehir’de vatandaşımız artık şunu sormakta:

‘Bu ay faturayı mı ödeyeceğim, mutfağı mı döndüreceğim?’

Bizim cevabımız nettir:

Isınma lüks değildir.

Vatandaşın faturası şeffaf olmalıdır.

Vatandaşın ödeme gücü de hesaba katılmalıdır.

İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak hemşehrilerimizin alın terinin ve bütçesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Rakamların arkasına saklanan maliyetleri soracağız. Vatandaşımızın ödediği her kuruşun hesabını araştıracağız.

Çünkü bizim sorumuz çok basit:

Doğal gaz faturasının hesabı nedir? 14,10 TL’nin içinde ne var ve 3,33 TL’lik sistem kullanım bedeli nasıl hesaplanıyor?

Biz doğal gazın anayasal olarak açıkça tanımlanmış bağımsız bir ‘hak’ olduğunu iddia etmiyoruz. İnsan onuruna yaraşır yaşam koşullarının korunması ve vatandaşın temel ihtiyaçlarının karşılanabilir olması sosyal devlet anlayışının önemli bir gereğidir.”