Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Şu an Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir siyasi partinin grup kurabilmesi için 20 milletvekiline ihtiyaç var. Bizim de DEVA Partisi ve Gelecek Partisi ile birlikte oluşturduğumuz grupta 20 milletvekilimiz bulunuyor. Ayrıca Saadet Partisi’nin tüzel kişiliğinin Meclis’te devam etmesi için bir milletvekilimiz de Saadet Partisi bünyesinde yer alıyor.
Ben bu konuyu Genel Başkan Yardımcımız Bülent Kaya ile de görüştüm. Bu konuda herhangi bir sıkıntımız yok. Ahmet Davutoğlu da kendi partisinin geleceğiyle ilgili bir karar alacağı zaman Genel Başkanımızla görüşüyor. Bizim dört milletvekilimiz konusunda da herhangi bir müdahalemiz söz konusu değil ancak milletvekillerimizin başka bir yere gitmesi gibi bir durum yok. Biz bu grubun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki önemini biliyoruz. Dolayısıyla bu grubun devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz ve şu anda herhangi bir sıkıntı bulunmuyor.
Buna rağmen kamuoyunda, “Bir milletvekili şuraya gidecek, bir milletvekili buraya geçecek” şeklinde değerlendirmeler yapılıyor. Böyle bir tablo yok. Kaldı ki böyle bir sıkıntı yaşansa bile şu anda Yeni Yol Grubu’na katılabilecek ve grubun devamını sağlayabilecek milletvekilleri de var.
Çerçeve yasaya “Evet” dedik. Çerçeve yasa konusunda Saadet Partisi olarak çok ciddi bir duruş ortaya koyduk. Öncelikle yasa görüşülmek üzere parti gruplarının gündemine geldiğinde, henüz ortada bir metin yokken bizden imza istendi. Biz buna “Hayır” dedik ve imza vermedik.
Daha sonra konu Meclis’e gelmeden önce komisyonda görüşüldü. Biz öncelikle 12 maddenin içeriğinin ne olduğunu metin hâlinde görmek istedik. Metni gördükten sonra ülkenin geleceği açısından problemli olduğunu düşündüğümüz dört-beş konuya müdahale ettik ve bunların metinden çıkarılmasını sağladık. Bunun Türkiye açısından son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.
Vatandaşımız bu ayrıntıları yeterince bilmiyor. Örneğin kamuoyunda “umut hakkı” olarak ifade edilen konu metinde yer almıyor. Afla ilgili de böyle bir düzenleme yok. Hatta bunun bir af olarak anlaşılmaması gerektiğine ilişkin açık bir ifade bulunuyor. Suça bulaşmamış ancak örgüt üyesi olanlarla ilgili 15 yıl ve 10 yıl gibi süreleri kapsayan düzenlemeler var. Vatandaşlarımızı şehit eden insanların bu kapsam içerisinde olmadığını özellikle ifade etmek gerekiyor.
Bizim müdahale ettiğimiz en önemli konulardan biri de sürecin nasıl denetleneceğiydi. Bir kişi dağdan geldiğinde, “Ben bu düzenlemeden yararlanmak istiyorum” diyebilir. Ancak bu kişinin herhangi bir suça bulaşıp bulaşmadığının tespit edilmesi gerekiyor. Burada MİT’in, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki yapının ve milletvekillerinden oluşacak bir ekibin sürecin denetiminde yer alması öngörülüyor.
Saadet Partisi olarak doğrudan “Hayır” diyebilirdik. Siyasi açıdan bizim için daha konforlu olan da buydu. Ancak biz bir bedel ödemeyi göze alarak “Evet” dedik. Çünkü bu sürecin doğru ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Düzenleme Resmî Gazete’de yayımlanmadığı için henüz kanunlaşmış değil. Resmî Gazete’de yayımlandıktan altı ay sonra süreç başlayacak. Bunun öncesinde MİT’in yapacağı çalışmalar ve tespitler bulunuyor. Silahların hangi şartlarda ve nereye bırakılacağı gibi teknik konular da var. Bütün bunlar tamamlandıktan sonra Millî Güvenlik Kurulunun kararıyla hukuki süreç başlatılabilecek.
Bizim için en önemli nokta şudur: Bu süreç devam ederken hukuksuzluk yaşanmaması ve parlamentonun süreçte ağırlığının bulunması gerekiyor. Biz bu nedenle “Evet” dedik. Ancak bu, şartlı bir “Evet”dir. Süreç içerisinde yanlış bir adım atılırsa veya belirlenen 12 çerçeve maddenin dışına yeni bir madde eklenirse buna itiraz etme hakkımızın bulunmasını istiyoruz.
“Evet” diyen partilerde vatandaş düzeyinde istifalar yaşandı. Saadet Partisi’nde de sembolik düzeyde bazı istifalar oldu ancak Türkiye genelinde önemli sayılabilecek bir rakamdan söz etmiyoruz. Genel Başkanımız geçtiğimiz günlerde Zoom üzerinden çevrim içi bir toplantı gerçekleştirdi. İl başkanları, ilçe başkanları, kadın kolları ve gençlik kolları da toplantıya katıldı. İstifa edenlerin yüzde 93’ü şu anda kararından vazgeçmiş durumda.
Eskişehir’de ise üç istifa olmuştu. Bu üç kişiden ikisini yeniden ikna ettik ve tekrar üye oldular. Geriye bir kişi kaldı. Kendisiyle henüz görüşme imkânımız olmadı."





