Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Salih Berber şu ifadeleri kullandı;

“Bir hamura maya katarsanız ekmek olur. Yoksa o ekmek, demir gibi, kütük gibi, sopa gibi bir şeye dönüşür. Maya, Millî Görüş’tür. Bakın, geçmişte hangi iktidarla, hangi partiyle bir araya gelmişse Allah’ın izniyle muazzam hizmetler yapmıştır. Biz her partiyle bir araya gelmişizdir. Çünkü biz ülkemizdeki tüm insanları dışlamayız.

Farklılıklarımız var mı? Var. Elbette olabilir. Görüşlerimiz ekonomi, siyaset ve başka konularda farklılık gösterebilir. Ama biz bir işe giriştiğimizde, “Bu işi seninle beraber yapabilir miyiz?” diye konuşuruz. Eğer ortak bir hayırlı iş varsa, onu birlikte yaparız. Bu da bize cesaret verir, ardından başka işleri de yaparız. İşte Millî Görüş, 1970’lerde, 1980’lerde “sağcı, solcu, doğucu, batıcı, NATO’cu” gibi ayrımları kabul etmemiştir. Tüm insanlığın hizmeti için el birliği ve güç birliği yapmış, herkesle birlikte hayırlı hizmetler gerçekleştirmiştir.

Bugün de hiçbir ayrım yapmıyoruz. Hayırlı iş yapmak isteyen kim varsa, bizimle birlikte o hayırlı işe talip olduğunu söylüyorsa biz de o işle beraberiz. Ama aldatılmaya yokuz, uyuşturulmaya, sindirilmeye yokuz değerli kardeşlerim.

Biz insan olarak tüm insanları, inansın ya da inanmasın, ateşe tapsın ya da tapmasın, ister ateist ister Hristiyan olsun, kim olursa olsun, insanlıkta eşit biliriz. Bunu bir slogan olsun diye söylemiyoruz. İnandığımız Rabbimiz bize tüm insanların insanlıkta eşit olduğunu ve temel insan haklarını herkese verdiğini bildiriyor. Bize düşen de bu hakları korumaktır.

Dünyanın herhangi bir yerinde bir insan açlıktan ölüyorsa, dini, dili, ırkı ne olursa olsun, sorumlusu biziz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” Müslüman komşu demiyor, sadece komşu diyor. İnşallah bizim iktidarımızda ülkemizde yaşayan tüm insanların hakkına, hukukuna riayet edilecek. Hiç kimse, üniversiteyi bitirmiş, devlet memurluğu sınavında 90 puan almış olsa dahi, birilerine yaranmadan görev alamam endişesi yaşamayacak.

Adaletsizlik nedir biliyor musunuz? 10 kişiye sorun, yüz kişiye sorun. Siz ya da çocuğunuz yüksek puan almış olsa, o puanla hak ettiği işe girebilir mi, yoksa birilerini mi bulmak zorunda kalır? İşte sorun burada. Mevcut iktidarın destekçileri, halkın vicdanına kulak versinler. Adil davranmıyorsak, Allah bize o makamı nasip etmesin. Ama adil davranırsak, bize yardımcı olun, destek verin.

Efendimiz aleyhisselatü vesselam buyuruyor: “Kardeşin zalim de olsa, mazlum da olsa ona yardım et.” Ashab-ı kiram sordu: “Ya Resulallah, mazluma yardım etmeyi anladık, peki zalime nasıl yardım edeceğiz?” Efendimiz buyurdu ki: “Zalimin elini zulümden alıkoyarak ona yardım etmiş olursunuz.”

Ey iktidardakiler, biz size bugün yardımcı oluyoruz ama siz bize kardeş gözüyle bakmıyor, bizi ezilecek, yok edilecek bir grup olarak görüyorsunuz. Biz buna rağmen insicamımızı bozmayacağız, küsüp darılmayacağız. Doğruyu kim ortaya koyuyorsa, biz onunla beraberiz. Ama unutmayın, dünya artık tek devlet gibidir. Dünyanın herhangi bir yerinde bir mazlum feryat ediyorsa, o zulüm bizim ülkemizde de karşılık bulur. Bu kesindir.

Tarih boyunca, Kurtuluş Savaşı’nda da gösterdik; milletimiz kadın erkek demeden ayağa kalktı, vatanını savundu. Sevr Antlaşması’nı yırtıp attı. Allah’ın izniyle yine yapacağız, yine başaracağız. Çünkü bu potansiyel bu millette vardır.

Evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor. Ekini ve nesli bozuyorlar. Yangınlar çıkıyor, çıkarılıyor. İklim yasası geçirildi, bizi esir almak istiyorlar. “Fazla nefes alıp vermeyeceksin, doğada dengeyi bozuyorsun” diyorlar. “Yürümeyeceksin, dengeyi bozuyorsun” diyorlar. Peki bugüne kadar nerede böyle bir bozulma olayı oldu? Nasıl oluyor da bu iklim yasası çıkar çıkmaz ülkemizin dört bir yanında ormanlar yanıyor? Hem de ormanlar ilkin tepe noktalarından başlıyor. Yani birileri yaksaydı aşağıdan başlaması gerekirdi, ama yangın ta tepeden başlıyor ki kimse ulaşamasın, söndüremesin, iyice yayılsın.

Tüm bu tuzaklar şeytani sistem ve onların işbirlikçileriyle yapılıyor. Açık ve net söylüyorum: Kimi korkaklığından, kimi bilgisizliğinden, kimi eli ayağı bağlandığı için bu işbirliğini yapıyor. Ama biz geleceğiz. Hem bu esaretten onları kurtaracağız, hem de milletimizi Allah’ın izniyle kurtaracağız. Çalışıyoruz, gayret ediyoruz.”