ESKİŞEHİR HABER

Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtin maden ocağı için konuştu: “Gökyüzü görünmüyor, bu talan durmalı”

Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtin, maden faaliyetlerinin doğaya zarar verdiğini ve bölgedeki yaşamı tehdit ettiğini söyledi.

Abone Ol

Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtin, Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi yakınlarında faaliyet gösteren bentonit maden ocağıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Enver Furtin, yıllardır genişleyen maden faaliyetlerinin doğaya, ormanlara ve yaşam alanlarına zarar verdiğini söyledi.

Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtin şu ifadeleri kullandı;

"2009'da maden başladıktan ÇED raporu istemeden sürekli genişledi. Ama geçen yıl bu süreci ikiye katlamak için ÇED raporuna müracaat edildi.

Ben diyorum ki lüks yaşam, sosyal yaşamdan yani doğanın yaşamından çok daha pahalıya patlayacağı günler geliyor. Bu da nasıl? Benim yani Eskişehir ilinde birincisi Türkmen Dağı, ikincisi Bozdağ. Benim köyüm ormanın her tonunu yaşayan bir köy; yeşili, karaçamı, meşesi, sarıçamı, kayını, gürgeni olan bir zirve, 1200 rakımlı bir zirve.

Buna talan ediliyor; toz bulutuyla, çukurlarıyla, yollarını bozmasıyla her türlüsünde. Biz de bu yüzden yani fayanssız yaşayabiliriz ama nefessiz nefes almadan yaşamamız mümkün değildir. Ben de bunu böyle diyorum. Yani zengin yaşamaktansa nefes alarak yaşamayı herkes kendini bir sorumlu hissetsin. Buna lütfen bizi yönetenler de biz de artık bir yönetici olduk. Mahalle muhtarıyız.

Bizler bunlara daha çok dikkat etmeliyiz. Doğayı tahrip edenleri ettirmemeye gayret etmeliyiz. Bizler kendimizi de tahrip etmemeliyiz. Yani başka diyeceğim çok da bir şey var aslında da yok. Çok teşekkür ederim basına. Yani var, şöyle. Yani orası siyah akbabaların yaşam alanları, üreme alanları.

Geçen toplantıda Hakim Bey'e de söyledik. Yani maden ocağı büyük yani kartallar diyelim, yani siyah akbabalar üretim alanlarını en yüksekte, en yaşlı çamlarda yaparlar. Burada maden 2 kilometre yaklaştı. Onun için bunun bir an önce durdurulması, doğayı kirletmeden öylece bırakmamız. Çukur 80 metre, 70 metre de toprak yığıntısı var, 150 metre. Gökyüzü falan görünmüyor.

Bu yüzden yani daha da fazla tahrip olmadan bu madenin bir an önce durmasını canıgönülden köyüm adına, ülkem diplomasi adına, Eskişehir yaşam alanı adına, çünkü Kütahya sınırından Eskişehir Porsuk suyunu besleyen bizim derelerimiz, bizim ormanlarımız. Yarın bu Porsuk Çayı daha da kirlenecek veyahut yağışları alamayacağız. Çünkü biliyorsunuz ormanlar yağışı çeken bir ürün.

Sen şimdi 1200 rakımı 150 metre çukur edersen indi 900 rakıma. Sakarı Deresi'nden bizim aramızda çok bir fark kalmadı. Onun için biz bu talanın durmasını istiyoruz."