Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç şu ifadeleri kullandı;
"7 Temmuz 2026’da Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın basın önünde verdikleri sıcak mesajlar ve karşılıklı övgüler günün en dikkat çekici görüntülerinden biri oldu. Özellikle Trump’ın Erdoğan için kullandığı “çok güçlü lider”, “dostum” ve “birlikte büyük işler başardık” şeklindeki ifadeler, Gazze’nin ve Filistin davasının en güçlü savunucularından biri olduğunu iddia eden Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken bir tablo ortaya çıkarmıştır.
Elbette devlet liderleri görüşmelerinde diplomatik nezaket gösterebilir. Ancak Gazze’de yaşananlar ortadayken; Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan, İsrail’e verdiği güçlü destekle bilinen ve Ortadoğu’daki birçok tartışmalı Amerikan politikasının altında imzası bulunan Donald Trump ile kendisini yıllardır mazlumların, Filistin’in ve İslam dünyasının sözcüsü olarak konumlandıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşılıklı övgülerde bulunması, kendi içinde ciddi bir ironi barındırmakta ve kamuoyunda haklı soru işaretleri doğurmaktadır.
Trump, Erdoğan’a neden bu kadar iltifat etmektedir? Bunun cevabı büyük ihtimalle dostluk söylemlerinde değil, ABD’nin Türkiye’den beklentilerinde gizlidir. Bu nedenle Trump’ın övgülerini yalnızca diplomatik nezaket sözleri olarak görmek gerçekçi değildir.
Türkiye’nin millî menfaatlerini ilgilendiren hiçbir uluslararası sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmesini doğru bulmuyorum; Türk milletinin, bu yakınlaşmanın Türkiye’ye ne kazandıracağını ve karşılığında Türkiye’den ne beklendiğini bilmeye hakkı olduğuna inanıyorum. Çünkü söz konusu Türkiye ise gerisi gerçekten teferruattır."