YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı:

“Bu kongreler ayrışmanın değil, birleşmenin vesilesi olması gereken kongrelerdir. Ben o nedenle önceki konuşmamda da ifade etmiştim: Demokratlık, bir demokratik yarışın parçası olmak değildir. Demokratlık, bir demokratik yarışta aday olmak ya da buna cesaret etmek de değildir sadece. Demokratlık, pazar günü ortaya bir irade koymak da değildir. Demokratlık, pazartesi günü çıkan sonucu kabul etmektir.

Ben bu anlamda Odunpazarı ön seçimindeki olayın abartıldığını düşünüyorum. Neden? Bakın, bu hususla ilgili medyada bazı tereddütler ve üzücü demeçler oldu. Seçim güvenliği açısından bazı tereddütler dile getirildi.

Hem aday olan Cevahir Hanım’la hem de o zamanki mevcut İlçe Başkanımızla iki kere toplantı yaptık. Buraya da geldik. Sandıklarda il başkan yardımcılarını görevlendirmek, taraflardan gerekli gözetmenleri temin etmek ve seçimde yaşanabilecek bütün olasılıkları değerlendirmek suretiyle, hiç kimsenin tereddüt içinde kalmayacağı bir seçimi geride bıraktık.

Seçimde oy kullanma sırasında en ufak bir gerginlik olmadı. Oy sayımında da, kafa kafaya giden bir sonuç olmasına rağmen, herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Son derece demokratik bir ortamda süreç geride bırakıldı.

Lakin 3 bin oyda 3 oy. Size derlerse ki ‘Yeni Parti göstermelik demokrasi yapıyor’, emin olun Türkiye’nin her yerinde Odunpazarı ön seçimini örnek gösterebilirsiniz. Burada yaşadığımız böylesine bir demokrasi örneğidir. Farkın az olması sebebiyle, bence Cevahir Başkan da son derece demokratik bir olgunlukla oy sonucuna herkesin itiraz edebilme hakkı olduğunu ifade etti.

Bu itiraz üzerine oluşan olayın, tertemiz idare ettiğimiz, il başkan yardımcılarını sandıklarda görevlendirdiğimiz, iki taraftan gözetmenlerin refakatiyle ve en ufak bir sıkıntı olmaksızın geride bırakılan ön seçime gölge düşürmesini istemem. O nedenle bu iddiaları kabul etmiyorum.

Son derece olağan, oy farkının az olmasından kaynaklı olarak oluşmuş kısa bir arbede üzerinden koskoca bir seçimin üzerine gölge düşürülmesini açıkçası kabul etmiyorum. O sürecin demokratik olarak idame ettirilmesine katkı sunan bütün arkadaşlarıma da haksızlık olarak kabul ediyorum.

Önemli olan pazartesi günkü demokratlığımızdır. Bence Odunpazarı da bu hususta pazartesi günü gösterilmesi gereken özveriyi ve olgunluğu göstererek bu sınavı geride bırakmıştır.

Az önce konuşmacılar da ifade ettiler. Olaya büyük pencereden bakmamız gereken bir dönemi yaşıyoruz. Bu koltuklarda oturanların, il başkanlığı yapanların, Parti Meclisi üyelerinin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının o koltuklarda otururken tepelerinde güller açmıyor. Bu koltuklar bir sıfat kadar görev ve sorumluluk koltuğudur. Bunu en iyi görev yapmış arkadaşlar bilir. Rahmi Çınar bilir, yöneticileri bilir ve bundan sonra ilk test edecek olan da Cevahir Başkan’dır.

Bu işlerde ortaya konulan görev ve sorumluluk, taşıdığınız sıfattan ağırdır. Hele ki böyle bir süreçte. Parti iktidar olmamış, il başkanı olmuşsun. Ağzından çıkan iki kelimeyle yargılanıyorsun. Kasım ayında hâkim karşısına çıkacağız. Ceza verecekler, hapse gireceğiz.

Bunlar olduğu zaman insan şunu istiyor: Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı. Şu anda altyazı geçmiyor. Konya İl Başkanı iktidara yönelik ifadesi nedeniyle tutuklandı, altyazı geçmiyor.

İnsan bu mücadeleyi verirken şunu istiyor: Başımıza bir iş gelirse halk kendi ızdırabı içinde, ekonomik sorunları içinde sıkıntı yaşıyor ama Büyükdere’de Bayram Cengiz beni unutmasın istiyor. Vişnelik’te Altan Alpan beni unutmasın istiyor. Beyhan beni unutmasın istiyor. Bu mücadeleyi verirken Sümer’de Nurettin Abi beni unutmasın istiyor. Süleyman Topçu beni unutmasın istiyor.

Biz sırtımızı bu örgüte dayarsak politika yapabiliriz. Biz bu örgütle etle tırnak gibi birlik, beraberlik, aile ve kardeşlik hukukunu yaratabilirsek politika yapabiliriz. Sizin umurunuzda olmayan il başkanı, sizin umurunuzda olmayan belediye başkanı, sizin umurunuzda olmayan milletvekili kimsenin umurunda olmaz.

O yüzden bu kongreler kısa sürede geride bırakılacak ama önümüzdeki büyük sınavda hepimizi mücadele azmiyle perçinleyecek kongrelerdir. Bu nedenle bu kürsüde olumsuz görüş bildirmeye hiçbirimizin hakkı yoktur. Ben kendi adıma umutla doluyum. Bu büyük sınavı başarıyla geçtiğimizi düşünüyorum.

Yüzde 80 üyesini sandığa getirip seçime sokmuş bir parti büyük bir partidir. Bunun parçası olmuş örgüt büyük bir örgüttür, kadim bir örgüttür. Bu örgüt şahıstan bağımsız olarak her türlü övgüyü hak etmektedir. Sabahtan itibaren gelmiş, işini gücünü bırakmış, pazarını bırakmış, o güzel pazar gününü buraya vakfetmiş, oyuna sahip çıkmış. Ondan sonra da bir iki dakikalık arbededen dolayı leke sürülmüş. Buna il başkanı olarak izin vermem.

31 Ekim’de ne olursa olsun, o gün gelip bu sürece katkı sunan bütün yol arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Hepsini alnından öpüyorum.

Tepebaşı’nda yüzde 60 katılım, burada yüzde 80 gibi bir katılım. Yeni Parti örgütü ayaktadır. Yeni Parti örgütü iktidar için kendini perçinlemiştir. Yeni Parti örgütü iktidar gömleğini giymiştir. Biz yöneticilere de bunun parçası olmak düşer.

Az önce vekilimiz ifade etti. Pazar günü bildirilen görüş değil, pazartesi günü ortaya konulan olgunluk kıymetlidir. Bu anlamda hiçbir sıkıntı görmediğimi tekrar ifade ediyorum.

Son olarak şunu da söylemek istiyorum: Kapsayıcı, birleştirici, bütünleştirici bir yönetimle buralardan devam etmeyi bilmeliyiz. Delegelerimizin bu görevlerin tasdik görevi olduğunu bilmesini, adayın ortaya koyduğu yönetim listesi üzerinden aksi bir tasarrufta bulunmamasını rica ediyorum. Genel Başkanımızın ortaya koyduğu vizyonu ve misyonu hepimizin anlaması gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye’nin içinde bulunduğu kötü şartlardan kurtulabilecek yegâne gücün örgüt olduğunu tekrar vurguluyorum. Yeni seçilmiş olan Cevahir Başkan’a ve göreve gelerek sorumluluk üstlenecek yeni yönetimine yürekten başarılar diliyorum.

Birlikte yol yürümekten onur duyduğum, yıllarca birlikte çalıştığım, emeğine ve çabasına bizzat şahit olduğum, her zaman bu gururu hayatım boyunca taşıyacağım ve bir abim olarak bileceğim Rahmi Çınar’ı ve onun özverili yönetimini de yürekten kutluyorum.

Buradan çok güçlü çıkacağımıza inanıyorum. Yolumuz iktidar yoludur. Mutlaka başaracağız. Biz başaramazsak başka başaracak olan yok. Kazanacağımıza, başaracağımıza yürekten inanıyorum. Her şeye rağmen başaracağız.

Kazanacağız. Kazanacağız. Kazanacağız.”