CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı;

"Aramıza bugün yeni katılan yol arkadaşlarımız var. Onlara özellikle hoş geldiniz demek istiyorum. Birazdan gururla takacağımız rozetler, sadece bir üyeliğin değil; adaletten, eşitlikten ve özgürlükten yana saf tutmanın simgesidir. O rozet, bu ülkenin aydınlık yarınlarına duyduğumuz inancın ve omuz omuza vereceğimiz mücadelenin nişanesidir.

Bugün aramıza; bu zor süreçte baskının ve zulmün karşısında “ben de varım” diyen korkusuz insanlar katılıyor. Kuruluşun ve kurtuluşun kenti Eskişehir’den umudu büyütmeye “ben de varım” diyen Anadolu’nun demokrat insanları aramıza katılıyor. Tıpkı bir asır önce bu topraklarda olduğu gibi Kuvayı Milliye ruhuyla ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkarmaya ant içmiş yiğit Anadolu devrimcileri aramıza katılıyor.

Hoş geldiniz baba ocağımıza.
Hoş geldiniz güneşin sofrasına.
Hoş geldiniz onurlu bir mücadelenin saflarına, hoş geldiniz.

Peki, yeni üyelerimiz hangi şartlar altında partimize geliyor?

Bugün Türkiye’de demokrasinin en temel ilkeleri ciddi bir sınavdan geçmektedir. Her geçen güne yeni bir belediyeye yönelik saldırıyla uyanıyoruz. İktidar, seçimle kazanamadığı belediyeleri bu kez yargı eliyle kuşatmaya, itibarsızlaştırmaya ve fiilen işlevsiz hale getirmeye çalışmaktadır. Bu durum yalnızca belediyelere değil; doğrudan doğruya milletin iradesine yönelmiş açık bir müdahaledir.

Sandıkta kaybettiklerini masa başında geri alma çabası, demokratik meşruiyetle bağdaşmaz. Halkın oyuyla seçilmiş yerel yönetimlere yönelik bu baskılar, iktidarın sandıktan ne kadar uzaklaştığının ve milletten ne kadar koptuğunun en açık göstergesidir. Çünkü sandığa güvenen, milletten korkmaz.

Biz buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu anlayışa boyun eğmeyeceğiz. Yerel demokrasiyi savunmak, halkın iradesine sahip çıkmak bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. Belediyelerimiz yalnız değildir. Bu örgüt onların arkasındadır, bu halk onların yanındadır.

Bugün milyonlarca yurttaşımız geçim sıkıntısı yaşarken, gençlerimiz gelecek kaygısıyla yaşam kuramaz hale gelmişken, emeklilerimiz insanca yaşam mücadelesi verirken bu düzenin sürdürülebilir olmadığı artık tartışmasızdır. Türkiye’nin acil bir değişime ihtiyacı vardır ve bu değişim ancak sandıkla mümkündür.

Ancak görüyoruz ki mevcut iktidar sandıktan kaçmaktadır. Milletin önüne çıkmaktan, halkın hakemliğine başvurmaktan çekinmektedir. Sandıktan kaçan bir iktidarın meşruiyeti zedelenir, gücü tartışmalı hale gelir. Bu nedenle erken seçim ya da ara seçim talebimizi kararlılıkla yineliyoruz. Türkiye’de iktidarın bugün bir güven oylamasına ihtiyacı vardır. Eğer iktidar gücünü gerçekten halktan aldığını iddia ediyorsa, bunun yolu bellidir: sandık.

Hodri meydan diyoruz. Gelin milletin karşısına çıkalım.

Bizler biliyoruz ki örgüt varsa umut vardır. Birlik içinde olduğumuzda, dayanışmayı büyüttüğümüzde hiçbir engel bizi yolumuzdan döndüremez. Çünkü biz kişisel çıkarların değil, halkın çıkarlarının siyasetini yapıyoruz. Bizim yolumuz uzun ama yürüyüşümüz kararlıdır.

Artık şunu çok net görüyoruz: İktidar olmaya çok yakınız.

Ancak bu yakınlık bize rehavet değil, daha büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılmaktadır.

Zaman kendi içimizde kavga etme zamanı değil, faşizme karşı mücadele zamanıdır. Kendi içimizde kavga kolaydır; bütün imkânlarıyla karşımızda duran iktidara karşı mücadele etmek zordur.

Biz zoru seçiyoruz. Konforlu muhalefeti değil; kendi içimizdeki boş tartışmaları değil; halkımıza borcumuz olanı, Gazi Mustafa Kemal’e sözümüz olanı, hakkımız olan iktidarı seçiyoruz.

“Kimin ne dediği, kimin kimi delege yapmadığı, kimin yönetime alınmadığı” bizim meselemiz değildir. Ben başında olduğum sürece bu örgütün de meselesi olmayacaktır.

Bu örgütün tek bir hedefi vardır: iktidar olmak.

Daha çok çalışacağız. Daha çok sahada olacağız. Daha fazla insana ulaşacağız. Her mahallede, her sokakta, her kapıda olacağız.

Kapı kapı dolaşacağız, gönül gönül kazanacağız.
Umudu büyüteceğiz, örgütü büyüteceğiz.

Çünkü biz bu ülkenin umuduyuz.
Çünkü biz haklıyız.

Ve birlikte olduğumuz sürece mutlaka başaracağız.

Unutmayın; biz kazanacağız. Hep birlikte kazanacağız.
Kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız."