YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı:
“YENİ Parti’nin Eskişehir’deki kurucu üyeleri, Anadolu’nun yiğit devrimcileri, bu mücadeleyi iktidara kadar götürmek üzere bu mücadelenin bir parçası olmuş olan siz değerli yol arkadaşlarımıza hoş geldiniz diyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla, umutla ve en derinlerden gelen mücadele azmiyle selamlıyorum.
Bugün Türkiye siyasetinde çok önemli bir adımı birlikte atıyoruz. İl kongrelerimizi, üyelerimizin katılımıyla ön seçimle tamamladık. İl başkanlarımızı siz değerli üyelerimiz seçti. Şimdi de il başkanını üyelerimizin iradesine sunuyoruz. 11 bin 300 üyemizin iradesiyle şekillenecek bu süreç bizim için yalnızca bir sayı değildir. 11 bin 300 umut demektir. 11 bin 300 ayrı hayat, ayrı hikâye, ayrı mücadele demektir. 11 bin 300 yiğit insan demektir.
Biz diyoruz ki bu insanların her birinin sözü kıymetlidir. Çünkü bu partide makamların sahibi kişiler değil, iradenin sahibi üyelerimizdir, örgütümüzdür. Bundan sonra bu partinin yöneticilerini siz belirleyeceksiniz.
Değerli yol arkadaşlarım, ben bugün bu kürsüye yalnızca kurucu il başkanı olarak çıkmıyorum. Eskişehir’in sokaklarında siyaset yapmış, bu kentin insanlarıyla dertlenmiş, haksızlık karşısında susmamış, inandığı değerler uğruna bedel ödemeyi göze almış bir yol arkadaşınız olarak çıkıyorum.
Benim siyasi yolculuğumun önemli bir bölümü Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında geçti. O örgütte görev yaptım, mücadele ettim, sorumluluk aldım. Eskişehir İl Başkanlığı görevini yürüttüm. Cumhuriyet değerlerine, demokrasiye ve halk iradesine bağlılığımı her koşulda korudum. Ancak yaşanan ve hepimizin şahit olduğu bu süreçte siyasi duruşum ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte yürüttüğüm mücadele nedeniyle görevimden alındım, partiden ihraç edildim.
Ben o gün de bugün de şuna inandım: Siyaset, kişisel hesapların değil, ilkelerin alanıdır. Siyaset, koltuğu koruma meselesi değil, inandığın değerleri koruma meselesidir. Bizim yolumuz zor zamanlarda birbirine sırtını dönenlerin yolu değildir. Bizim yolumuz halkın iradesini bir araç olarak görenlerin değil, halkın iradesini siyasetin merkezine koyanların yoludur.
İşte burada, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde bu inançla yeni bir başlangıcı hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Bize yeni bir yol açan, bu yolda sorumluluk almamızı sağlayan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e buradan bir kez daha teşekkür ediyorum, selamlarımı iletiyorum.
Biz bu partiyi birilerinin kişisel ikbali için kurmadık. Biz bu partiyi siyasette halkın sözünü büyütmek, örgütü güçlendirmek ve Türkiye’nin önüne yeni bir umut koymak için kurduk. Genel başkanımızın liderliğiyle çıktığımız bu yolda başarımızın asıl gücü siz değerli örgütümüz olacaktır.
Çünkü hiçbir genel başkan, hiçbir il başkanı, hiçbir belediye başkanı, hiçbir milletvekili tek başına tarih yazamaz. Tarihi yan yana gelen insanlar, ortak bir hedefe inananlar ve mücadeleden vazgeçmeyenler yazar. İşte biz o yan yana gelişin adı olacağız.
Biz birbirini dinleyenlerin partisi olacağız. Biz farklı düşünceleri düşmanlık değil, zenginlik sayanların partisi olacağız. Kapımız Atatürk ve Cumhuriyet’le sorunu olmayan, demokrasiye inanan, adaleti savunan, bu ülkenin geleceği için sorumluluk almak isteyen herkese açık olacaktır.
Kimseye geçmişi üzerinden üstünlük taslamayacağız. Kimseyi nereden geldiği için dışlamayacağız. Kimseye kendisini kanıtlaması için ayrıcalıklı bir sınav uygulamayacağız. Bu örgütte herkesin emeği kıymetli olacak. Bu örgütte hiç kimse kendisini ikinci sınıf hissetmeyecek. Çünkü bizim anlayışımızda örgüt, birkaç kişinin etrafında dönen bir yapı değil, binlerce insanın omuz omuza verdiği büyük bir mücadeledir.
Kıymetli yol arkadaşlarım, biz Eskişehir’de siyaset yapıyoruz. Eskişehir’i yalnızca haritada bir şehir, seçim sonuçlarında bir rakam olarak görmüyoruz. Eskişehir bizim evimizdir. Eskişehir bizim sorumluluğumuzdur. Eskişehir bizim geleceğimizdir.
Bu kent Cumhuriyet’in, çağdaşlığın, emeğin, üniversitelerin, kültürün ve dayanışmanın kentidir. Demiryolunun, sanayinin, işçinin, emeklinin, öğrencinin ve alın teriyle hayatını kazanan insanların kentidir.
Ayşe Başkanımız ki kendisi sadece Eskişehir’de değil, artık o şefkatli elini Türkiye’deki bütün belediyelerin üzerinde hissettirecek. Kendisine sıfatı verilmişken bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepimizin gurur duyduğu Eskişehir’in belediyeciliği adına tüm Türkiye’deki belediyeler adına büyük bir kazanımdır. Bunu biz zaten biliyoruz, tüm Türkiye de en kısa zamanda görecektir.
Ayşe Başkanımız, Kazım Başkanımız ve Ahmet Başkanımız, kırsal ilçelerimizin belediye başkanları ile birlikte gurur ve huzur duyduğumuz bu şehirde yaşama mutluluğunu üstün hizmetleriyle bize sunuyorlar.
Ama maalesef ülkemiz Eskişehir gibi yetenekli ve özverili yöneticiler tarafından yönetilmiyor. Sabah evinden çıkan emekli akşam mutfağını nasıl dolduracağını düşünüyor. Asgari ücretle çalışan işçi ayın sonunu getirebilmek için hesabını defalarca yapmak zorunda kalıyor. Esnaf siftah yapmadan kepenk kapatmaktan korkuyor. Gençler yıllarca eğitim gördükten sonra iş bulabilmek için mücadele ediyor. Üniversite öğrencileri barınma, ulaşım ve beslenme giderleri arasında sıkışıyor.
Bir şehir düşünün ki üniversiteleriyle gurur duyuyor ama gençleri mezun olduktan sonra geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalıyor. Bir şehir düşünün ki sanayi gücüyle, üretim kültürüyle öne çıkıyor ama işçinin alın terinin karşılığını alması, sanayicinin üretim yapabilmesi, esnafının ayakta kalabilmesi için daha güçlü ekonomi politikalarına ihtiyaç duyuyor.
Bir şehir düşünün ki gelişmek istiyor ama çevre yolu sorununu, konut ve kira baskısını, ulaşım ihtiyaçlarını çözmek zorunda. Biz bunları görmezden gelemeyiz. Çünkü siyaset insanın hayatına dokunmuyorsa yalnızca söz üretir. Biz söz üretmekle yetinmeyeceğiz. Çözüm üretmek, takip etmek ve sonuç almak için çalışacağız.
Eskişehir’in güçlü sanayisini daha fazla nitelikli istihdamla buluşturmak istiyoruz. Gençlerin bu kentte eğitim gördükten sonra yine bu kentte iş bulmasını istiyoruz. Esnafın, üreticinin ve emekçinin ekonomik olarak güçlendiği bir Eskişehir istiyoruz.
Çevre yolu sorununun çözülmesini, ulaşımın rahatlamasını, konut ve kira meselesinin sosyal politikalarla ele alınmasını istiyoruz. Üniversite öğrencisinin yalnızca diploma değil, güvenli bir gelecek de kazanmasını istiyoruz. Bunları yalnızca seçim bildirgelerine yazmak için değil, Eskişehir’in gerçek gündemi yapmak için söylüyoruz.
Değerli yol arkadaşlarım, bugün bizim önümüzde çok önemli bir sorumluluk var. Partiyi kurmak bir başlangıçtır. Örgütlenmek ikinci adımdır. İl kongrelerimizi tamamladık, şimdi il kongremizi yapıyoruz.
Ama asıl sınavımız kongre salonundan çıktığımız gün başlayacak. Asıl sınavımız kapısını çaldığımız vatandaşın güvenini kazanmak olacak. Asıl sınavımız bize inanmayan yurttaşın neden inanmadığını anlamak, sorgulamak ve buna çözüm bulmak olacak.
Asıl sınavımız sadece kendi düşündüklerimizle değil, farklı düşünen insanlarla da konuşabilmek olacak. Asıl sınavımız eleştiriye açık, hesap verebilir ve halkla iç içe bir örgüt olabilmek olacak.
Ben bu örgütün kapısını tüm üyelerimize her zaman olduğu gibi yine açık tutacağım. İl başkanlığını birkaç kişinin karar aldığı bir yere değil, ortak aklın ve ortak emeğin merkezi hâline getirmek için çalışacağım. İlçelerimizde güçlü bir bağ kuracağız. Mahalle örgütlerimizi, mahalle örgütlenmelerimizi, sandık çalışmalarımızı ve saha faaliyetlerimizi hep birlikte büyüteceğiz.
Birlikte kurduğumuz yapıyı ancak birlikte büyütebiliriz. Eskişehir’in her sokağında, her mahallesinde, her ilçesinde var olacağız. Sivrihisar’dan Mihalıççık’a, Çifteler’den Seyitgazi’ye, Mahmudiye’den Han’a, İnönü’den Mihalgazi’ye kadar bu kentin her köşesinde örgütümüzün emeğini ve dayanışmasını büyüteceğiz. Hiçbir ilçemizi, hiçbir mahallemizi, hiçbir yurttaşımızı unutmayacağız.
Değerli yol arkadaşlarım, ben bugün bu kürsüden geleceğe güvenle bakıyorum. Çünkü arkamda yalnızca bir siyasi görevlendirme değil, emek veren insanların iradesini görüyorum. Kendi ilçesinde sorumluluk alan ilçe başkanlarımı görüyorum. Gecesini gündüzüne katan, hizmet eden belediye başkanlarımızı görüyorum. Gerçekten halkın vekili olan milletvekillerimizi görüyorum. İlk kez siyasete katılan gençlerimizi görüyorum. Yıllardır demokrasi ve adalet mücadelesi veren yol arkadaşlarımı görüyorum.
Değerli yol arkadaşlarım, bir siyasetçinin en büyük gücü, kullanmayı bilirse eleştiridir. Ben eleştirilmeyi kıymetli bulan bir siyasetçi olduğumu düşünüyorum. Yeter ki eleştiri yapıcı olsun. Bazı eleştirileri dikkate alıp gerçekten kendime çeki düzen verdiğim çok zaman olmuştur. Ama bazı eleştiriler de var ki beni şaşırtıyor.
O nedenle aslında bu kongreler güzel temenni, dilekler ve geleceğe yönelik olarak yapacağımız, yapmak istediklerimizi anlatacağımız ama aynı zamanda da siz değerli örgütümüzle kısa dertleşeceğimiz yerler. O nedenle bu eleştirilerin bir kısmından bahsetmek istedim. Az önce Kazım Başkan da bu hususta gerekli bazı açıklamalar yaptı.
Değerli yol arkadaşlarım, ben tek bir il başkanı olarak seçime girmek adına en ufak bir çaba göstermedim. Burada bu hususun aktörleri olan siz değerli yol arkadaşlarımız, aynı zamanda belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz bulunuyor.
Hatta dikkat buyurunuz, yaptığım bütün açıklamalarda bir adayın daha çıkmasının demokrasi açısından ciddi bir kazanım olacağını, bu örgütün bilinç düzeyiyle ve örgütlülüğüyle bunun olgunluğunu net olarak taşıyabilecek büyük bir örgüt olduğunu her fırsatta ifade ettim. O nedenle tek adaylıkla ilgili eleştirilerin muhatabı olmamı açıkçası anlayabilmiş değilim.
Bununla ilgili olarak bundan sonrasına ilişkin bazı önerilerde de bulunmak isterim. Aday olmak, ‘Aday oluyorum.’ dendiğinde hemen tesis edilecek bir şey değildir. Adaylık sadece seçim süreçleri geldiğinde ön plana çıkanların yapacağı ve muvaffak olacağı bir durum değildir.
Adaylık için öncelikle örgüt kademesinde ve bugün burada bulunanların ekseriyetini oluşturduğu, çalışmalarda yer alan kişilerle ciddi bir diyalog içinde olmak, öncelikle hele ki bu süreçte bulunduğumuz gibi belirleyici olan örgütümüzse, önce üyelerle görüşüp aday olmak gerekir.
O nedenle yol ve yöntemin değiştiğini artık partililerimizin anlaması gerekir. Artık önce üyeye gideceksiniz, aday olacaksınız. Sonra belediye başkanlarından ve milletvekillerinden destek isteyeceksiniz. Karar mercii üyelerdir. Eski alışkanlıklarla hiçbir yere varamayız.
Bu nedenle belediye başkanlarımız da bu sürece uygun açıklamalarda bulundular. Bakın, Ayşe Başkan açıklamasında il kongrelerinden sonra değerlendireceğini ifade etti. Kazım Başkan, ‘Daha iyisi olursa elbette ki destekleriz.’ dedi.
Ben hiçbir belediye başkanının, hiçbir milletvekilinin babasının oğlu değilim. Bu örgüt üyeleriyle veya adaylık anlamında da hiç kimse kara kaşımıza, kara gözümüze desteklenmez. Burada kıstas, Talat Yalaz bu görevi iyi yaptı diyenlerin desteği, iyi yapmadı diyenlerin de ortaya koyacağı irade olmalıdır.
Özellikle bundan sonraki süreçte aday olmak isteyen yol arkadaşlarımızın çalışmalarına şimdiden başlamasını, yaptığımız parti çalışmaları ve faaliyetlerinde aktif rol almalarını, yani orada politika üreten yol arkadaşlarımızın kendilerini sağında solunda görmesi önem arz etmektedir.
Son olarak bunu söylemek isterim. Yine sol yumruğun indirilmesi şeklinde bir eleştiri de oldu. Sol yumruk mücadele demektir. Sol yumruk birileri indir dedi diye indirilmez. Tokalaşmak için de indirilir. Bu sol yumruk faşizmin göbeğine inmek içindir. AKP iktidarını yok etmek içindir.
Sol yumruğumuzu daha çok kaldıracağız. Sol yumruğun inmesi gibi bir durum söz konusu dahi olamaz. Tokalaşmak için sağ elimiz var. Kucaklaşmak için sağ elimiz var, o da yeterlidir.
Yine süreç boyunca, özellikle mutlak butlan süreci boyunca sert ve kavgalı olduğum yönünde bazı eleştiriler de yapıldı. Ben gün itibarıyla o mücadelede ne kadar haklı olduğumun ispat olunduğunu düşünüyorum.
Eskişehir’in mutlak butlan il başkanı, Halk TV’ye yapılan operasyonu desteklediğini ifade etti. Yuhalamayın, yuhalamayın. Yani düşünün, Atatürk’ün kurduğu partinin il başkanı, Eskişehir temsilcisi Halk TV’ye yapılan operasyonla ilgili yorum yapmayabilir. İşine gelmiştir, susar. Ama operasyonda yapılan doğrudur diye bir canlı yayında açıklama yaptı.
Şimdi herkesin o mücadelede neden o kadar sert, kavgalı, dirençli ve iradeli olduğumu anladığını düşünüyorum. Ne yapacaktık? Çiçekle mi karşılayacaktık? Atatürk’ün partisini saraya teslim edenleri kapıda çiçekle mi karşılayacaktık?
Sizler sayesinde biz oradan çıkıncaya kadar kimse giremedi. Eskişehir, Türkiye’de en son il başkanı atadıkları yerlerden birisi. Bunu da emin olun sizin duruşunuz sayesinde yapamadılar.
Biz ne zaman ki YENİ Parti’nin kuruluş aşaması başladı, aldık anahtarları, hep birlikte yürüyerek seçim kuruluna bıraktık. Daha o günün akşamında il başkanı atadılar. Biz boşaltmasaydık kimse oraya giremezdi.
Ama biz yeni bir yola çıktık. Bu yeni yola kavga etmeden, mücadele etmeden çıkamazdık. Atatürk’ün partisini mücadele etmeden saraya teslim edemezdik.
O mücadeleyi yaparken yaptığım her şeyden içimin ve vicdanımın rahat olduğunu, yaptığım mücadelenin haklı ve yerinde olduğunu, aynı mücadeleyi fazlasıyla YENİ Parti İl Başkanı olarak AKP’ye karşı yapacağımı hepinize taahhüt ediyorum.
Son olarak tabii sürekli bu hususlardan bahsedecek hâlimiz yok ama şunu da ifade etmek isterim. Bir gazeteci arkadaşımızın bir yazısında belirttiği, yine az önce soru-cevap kısımlarında söylediğimiz gibi, bizim içinde bulunduğumuz sürecin siz üyelerimiz elbette farkındasınız. Bütün taban farkında ama herkesin farkında olması lazım.
Bakın, YENİ Parti daha önceki süreçte seçime katılmadığı için sandık görevlisi yazamayacak. Ben, inanın uykularım kaçarak, samimiyetle de söylüyorum, sandıklarda bir ittifak durumu olmazsa o sandık güvenliğini nasıl sağlayacağımızı düşünüyorum.
Biz bunları düşünürken bir gazetecinin beyanında, ‘Talat Yalaz’ın düşmanları artıyor ama kendisi çıkıp milletvekili olmayacağını ifade ederse hiç düşmanı kalmaz.’ diyor. Arkadaşlar, bunlar eski alışkanlıklar. Bir kişinin talip olduğu bir görev dışında başka bir görev yüklemek, bir kere o kişiye ve gelip burada oy kullanacak olan parti tabanına haksızlıktır.
Daha yarın ne olacağımız belli değil. Hakkımızda açılmayan soruşturma kalmamış, belediye başkanlarımız yargılanıyor, cumhurbaşkanı adayımız tutuklu. Ben 12 Ekim’de halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik ettiğim suçlamasıyla hâkim karşısına çıkacağım. Yani önümüzde genel seçimin tarihi belli değil.
Ne demek Talat Yalaz böyle bir açıklama yaparsa düşmanı kalmaz? Biz siyaseti bunun için yapmıyoruz. Burada bütün yol arkadaşlarımın gözlerinin içine bakarak söylüyorum, buradaki insanların amacı partiyi iktidar etmektir.
Bu parti iktidar olmazsa üç sene muhalefet koltuğunda oturan bir il başkanı olarak söylüyorum, il başkanlığının da milletvekilliğinin de belediye başkanlığının da parti meclisi üyeliğinin de hiçbir kıymeti yoktur. Bunu en iyi bizlerin anladığını düşünüyorum. Bu partiyi iktidar etmekten başka amacımız, hedefimiz olmamalı.
Buradan öyle bir açıklama yaparım, yapmam ama şunu açık yüreklilikle de ifade ediyorum: Asla Talat Yalaz’ın kişisel istikbalini ve ikbalini masaya koyarak siyaset yapmayacağım. Bu partiyi iktidar etmek için ne gerekiyorsa onu yapacağım. Bugüne kadar da bunu yaptım.
Sizlerden de özellikle ricamdır. İl başkanı olarak değil, bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Lütfen bu mücadeleyi farklı kişilerin ikbal kaygılarına hiçbirimiz kurban etmeyelim. Bu parti, az önce açıkça ifade ettiler, halkın son umududur.
Son umut olduğumuzu bilerek, iktidar gömleğini üzerimize giyerek, iktidar olacağımıza önce kendimiz inanarak ve çelik gibi bir irade, keskin bir mücadele azmiyle her şeyi göze alarak bu partiyi iktidar edebiliriz.
Yoksa karşımızda normal ya da sıradan bir gücün olmadığını, bütün imkânlarıyla üzerimize saldırdığını, daha iki gün önce genel başkanımızın çıktığı yayında ‘Ben artık bir savaştayım.’ dediğini hiçbir zaman unutmayın.
Biz bu savaşa inananlarız, bu mücadeleye omuz verenleriz ve bu partiyi iktidar edecek olanlarız.
Değerli yol arkadaşlarım, hiçbir mücadele kolay değildir. Hiçbir büyük değişim bir günde gerçekleşmez. Ama kararlı, inançlı ve örgütlü insanlar bir araya geldiğinde aşılmayacak engel yoktur.
Ben inanıyorum ki Eskişehir’de bunu başaracağız. Ben bu sorumluluğa hazırım, örgütümüz hazır, yol arkadaşlarımız hazır. Eskişehir’de umudu büyütmeye hazırız.
Yaşasın emek, eşitlik ve özgürlük mücadelemiz! Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık Türkiye’si!
Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve mücadele azmiyle selamlıyorum. Birlikte başaracağız, birlikte yürüyeceğiz.”





