Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray şu ifadeleri kullandı;

"10 Ağustos'ta 2026 yılı için tercih dönemi bitiyor. Öncelikle tüm gençlerimiz çok zorlu bir süreç geçirdiler. Emeklerine sağlık diyorum çünkü gerçekten hiç kolay değil. Gençlerimiz, aileleriyle birlikte bu dönem için neredeyse uzun yıllardır çalışıyorlar. Verecekleri kararlar şimdiden hayırlı olsun, onlara güzellikler getirsin.

Tıp fakültesine talep bu yıl daha da arttı, öyle görünüyor. Geçtiğimiz yıllara göre artış olduğunu tercih sıralamalarından da anlayabiliyoruz. Çünkü gençlerde gerçekten ciddi bir gelecek endişesi var. İyi bir akademik eğitim alıyorlar ancak maalesef bunun karşılığı olan iş olanaklarına her zaman ulaşamıyorlar. Tıp fakültesi mezunları ise bir mesleki güvence sağlaması ve istihdam edilebilme şansının daha yüksek olması nedeniyle daha çok tercih ediliyor. Bu yıl tıp fakültesine yönelik tercihlerdeki artışın nedenlerinden biri de bu.

Sadece gelecek garantisi olduğu düşüncesiyle bir meslek seçmek doğru değil. Hele söz konusu hekimlik olduğunda bu hiç doğru değil. Bunu söylerken insan gerçekten zorlanıyor. Çünkü gençler için geleceğe güvenle bakabilmek, ülkeye inanmak ve bir meslek sahibi olduktan sonra çalışabilmek son derece önemli. Elbette iş güvencesini önemsiyoruz. Fakat ailelerin, çocukları iyi bir puan aldığında hiç düşünmeden onları tıp fakültesine yönlendirmemesi gerekiyor. Gencin başka yetenekleri var mı, gerçekten hekimliğe ilgisi var mı, bu alanda çalışmaya yapısı uygun mu, bunların da değerlendirilmesi lazım. Çünkü üniversite sınavındaki matematik ya da fen başarısı, fizik veya biyoloji bilgisinin iyi olması, hekim olmak için tek başına yeterli değil.

Dünyada tıp eğitimi almak isteyen gençler, Türkiye'deki gibi yalnızca bir test sınavından geçmiyorlar. Bunun çok farklı basamakları var. Sosyal sorumluluk projelerinin içerisinde bulunmaları gerekiyor. Çeşitli sözlü sınavlardan ve jürilerin değerlendirmelerinden geçiyorlar. Türkiye'de ise adil olması açısından merkezi bir sınav sistemi uygulanıyor. Ancak bu sınavın tek başına kişinin hekimliğe uygun bir kişiliğe sahip olup olmadığını belirlediğini söylemek mümkün değil. Çünkü çocuklar çok erken yaşlardan itibaren test ve akademik başarı odaklı yetiştiriliyorlar. Bu süreç içerisinde diğer kişilik özellikleri ise maalesef aynı ölçüde gelişmeyebiliyor.

Hekimlik bir yönüyle fen bilimi gibi görünse de aynı zamanda sosyal yönü çok güçlü bir meslektir. Toplumcu bir bakış açısına sahip olmak, ekip çalışmasına yatkın olmak, bireyi yalnızca tek başına değil toplum içerisindeki kimliğiyle değerlendirebilmek ve güçlü iletişim becerilerine sahip olmak gerekiyor. Hekimin pek çok alanda kendisini geliştirmiş olması bekleniyor. Aynı zamanda psikolojik ve fiziksel dayanıklılık da gerekiyor. Çünkü bu mesleğin gerçekten çok zor koşulları var. Sadece tıp fakültesini okumak değil, mezuniyet sonrasındaki süreç de oldukça zor.

Dolayısıyla ailelerden özellikle şunu rica ediyorum: Eğer genç arkadaşımız başka bir mesleği istiyorsa, “İyi bir puan aldın, ailede de bir hekim olsun” düşüncesiyle baskı yapılmasın. Bu büyük bir hata olur. Çünkü bu meslek mutsuz olarak yapılabilecek bir meslek değil.

Genel olarak YÖK kontenjanları azaltıyor, biliyorsunuz. Tıp fakültelerinin kontenjanlarında da bu yıl bir miktar azalma oldu. Geçen yıl 18 bin 760 olan tıp fakültesi kontenjanı, bu yıl 17 bin 872'ye indi. Fakülte sayısı bir miktar artmasına rağmen kontenjanlar azaldı.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi iyi bir konumda. Uzun yıllardır eğitim veren, artık kökleşmiş bir tıp fakültesi olarak kabul ediliyor. Biliyorsunuz, tıp fakültelerine ilk 50 bin içerisindeki öğrenciler kabul ediliyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ise yaklaşık 8 bin civarındaki sıralamalardan öğrenci alıyor. Dolayısıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesini tercih edebilmek için oldukça yüksek bir başarı sıralamasına sahip olmak gerekiyor.

Türkiye genelinde tıp eğitimi konusunda çok büyük sorunlar var. Bunlar uzun uzun konuşulması gereken konular. Özellikle kamu üniversitelerinin tıp fakültelerinde ciddi ekonomik sıkıntılar ve kadro sorunları yaşanıyor. Buna rağmen hocalarımız büyük bir inanç ve özveriyle iyi hekimler yetiştirmek için çaba gösteriyorlar.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde hemen hemen bütün dallarda yeterli sayıda hocamız var. Bazı bölümlerde, Türkiye'nin genelinde olduğu gibi, akademik kadro konusunda sıkıntılar yaşanabiliyor. Ancak genel olarak baktığımızda tıp fakültemizde iyi bir eğitim verildiğini söyleyebiliriz."