Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Mesut Sadık Yurtman şu ifadeleri kullandı:

"Barış denildiğinde çoğu zaman savaşların sona ermesi, silahların susması ve insanların güven içinde yaşaması akla gelir. Oysa barış yalnızca insanlar arasındaki çatışmaların sona ermesi değildir. Barış; toprağın, suyun, havanın ve tüm canlıların yaşam hakkına saygı gösterildiği bir yaşam düzenini de ifade eder.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği olarak bizler, doğayla barışın insanlığın geleceği açısından vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.

Yaşadığımız çevre sorunları bize açıkça gösteriyor ki temiz hava, temiz su, verimli topraklar ve sağlıklı ekosistemler olmadan gerçek anlamda huzurlu ve güvenli bir yaşam mümkün değildir. İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, ormanların ve tarım alanlarının kaybı, biyolojik çeşitliliğin azalması ve çevre kirliliği yalnızca doğanın değil, toplumların da geleceğini tehdit etmektedir.

Çevre sorunları aynı zamanda adalet ve barış sorunlarıdır. Doğal kaynakların sınırsızmış gibi tüketilmesi, kaynaklara erişimde eşitsizlikler yaratmakta; çevresel zararların yükü çoğu zaman bu zararlara en az katkıda bulunan toplumların ve gelecek kuşakların üzerine kalmaktadır.

Eskişehir özelinde de kentimizin havasını, suyunu, toprağını ve doğal alanlarını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Porsuk Çayı'ndan tarım alanlarına, ormanlarımızdan kent içindeki yeşil alanlara kadar sahip olduğumuz doğal varlıkları korumak yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunmaktır.

Biz çevre mücadelesini yalnızca ağaçları, dereleri veya doğal alanları koruma mücadelesi olarak görmüyoruz. Çevre mücadelesi aynı zamanda yaşam hakkı, sağlık, adalet ve barış mücadelesidir.

21 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle çağrımız açıktır:

Savaşsız bir dünya istiyoruz. Temiz bir çevre istiyoruz. Suyun, toprağın ve havanın kirletilmediği bir gelecek istiyoruz. Doğanın sömürülmediği, canlıların yaşam hakkına saygı duyulduğu bir düzen istiyoruz. Çocuklarımızın güven içinde ve sağlıklı bir çevrede yaşayabileceği bir gelecek istiyoruz.

Çünkü biliyoruz ki doğayla savaşarak barış içinde bir dünya kuramayız.

Barış, yalnızca silahların sustuğu değil, doğanın sesinin duyulduğu bir dünyada mümkündür.

Bu nedenle 21 Eylül Dünya Barış Günü'nde tüm yurttaşları doğaya, yaşama ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

İnsanla insanın, insanla doğanın barış içinde yaşadığı bir dünya mümkün."